Melek gibi olan gençleri, kendi iğrenç ideolojileri uğruna yılan yaptılar.
Eylül 30, 2006
(17) Garp Kaynaklarına ve Kur’an-ı Kerim’e Göre Hristiyanlık-Ziya Kazıcı.
Halbuki, akıl bir vasıtadır. Ulaşmak istediğimiz yöne götürüyor. Yönünü, sonunu bilmeye
kadir değildir. Neymiş, sanat akıl ile olurmuş. Sanat, aklın sermayesi değil, sanatçının
sermayesidir. Arı, bal yapar, bu bir sanattır. Balı insanlar için yapar.
İnsanlar içindir,
arının gece-gündüz çalışması. Fakat, aynı insanı, zehirli iğnesi ile sokmak sureti ile komaya
sokar, bazen de öldürür. Arıda akıl olsa idi, hem gece-gündüz insanlar için çalışıp hem de
aynı insanları sokar mıydı? Tavuk, yumurta yapar. Yumurtayı yapmak, bir fabrika, bir
sanat isteyen olaydır. Yumurta da insan içindir. Fakat, insan yumurtayı almaya gidince,
tavuk tepesine biniverir. Misalleri çoğaltmak mümkündür. Neticede, sanat vardır. Fakat bu
sanat akıl ile meydana gelemez. Allah’ın kainata koyduğu düzen, zincirleme olarak akar
gider.. Şimdi… İster misiniz tavuk bize meydan okusun. “Haydi bakalım benim gibi civciv
yapın, ben civciv yapıyorum, siz hâlâ aya çıkmaktan bahsediyorsunuz” desin. Ne
diyebiliriz? Önemli olan sanat değildir. Allah (c.c), aya çıkmayı kullarına lütfetmiş,
gökyüzünde uçan kuşlar için, aya kadar uçacak imkan yaratırdı. Fakat öyle dilememiş,
oraya akıl vasıtası ile çıkmayı dilemiş. Bu demektir ki; aya kadar ulaşan akıl, ahirete kadar
da ulaşır.
Allah’ın kullarına bildirmediği sırları da vardır. Akıl hayatın belki bir zerresine
hükmedebilir. Ama kürresine asla.
Emine Şenlikoglu
Entry Filed under: Allah'ın Varlığı, Bilim, Düşünce, Müslüman, Sohbet, İdea. .


Trackback this post | Subscribe to the comments via RSS Feed