Archive for Ekim, 2006
Din Nedir?
“Din, Allah tarafından vaz olunmuş bir
kanundur. İnsanlara saadet yollarını gösterir, onların saadete erişmelerine delalet (isabet)
eden yaradılışlarındaki gaye ve hedefi, Allah’a ne suretle ibadet edileceğini bildirir. (255)
“Din, cemiyetin nizamı (düzenleyicisi) olma bakımından, beşeriyete (insanlara) lazım bir
müessesedir. Bu müessese ne kadar derin temellere, ne kadar derin hikmetlere dayanırsa
lüzumu da o nisbette artar.”
(255) İslâm Dini, İtikat ve Ahlâk – A. Hamdi Akseki.
Add comment Ekim 15, 2006
rüya Nedir Rüyalr Gerçeğe Çıkar mı?
bazı ilim adamlarının hâlâ beyin işlemi saydıkları rüyaların üç yönü, onun insanda ruh
bulunduğunu kesinlikle ispatlar.
a) Geleceği açıkça belirten rüyalar.
b) Hiç gitmediğimiz yerleri önceden rüyada görme ve rüyadaki iç spikerin bize verdiği
izahlar. Rüyalarda iç spiker vardır. Gördüğümüz bir rüyayı anlatırken, “Ben şehre
gitmişim. Orası filan şehirmiş, bir kimse gördüm, o kimse falanca imiş” dediğimiz zaman,
bu bilgiyi, bize, görünmeden söylediğini farkederiz. İşte bu spiker, iç dünyamızdaki “Ben”
(ruh), asıl kişiliğimizdir. Ölümsüz olan odur.
C) Bir günlük bebeğin uyurken gülmesi… Bu olay, “Rüyalar gündüz yaptıklarımızın
tekrarıdır”, tezini tamamen yok etmektedir. Bebekler ancak 25-40 günlükken gündüz
gülerler. Halbuki doğduğu günden itibaren rüyasında gülmeye başlar.
(dahası…)
Add comment Ekim 15, 2006
Ruh Nedir? Gerçekten Varmıdır Varsa Şekli Nedir?
İnsanın bütün maddî ve ruhî fonksiyonları esnasında beyni
hep aynı şekilde işler. Sevmede, üzülmede vesaire. Hep aynı tür işleyişle karşılaşıyoruz.
Maddî izaha göre, beynin nöron havuzlanndaki moleküller bir durumda sevinirken, diğer
durumda üzülüyorlar, bazen de kızıyorlar. Seven, küsen, üzülen, kızan acaba beyindeki
moleküller midir?
Meselâ televizyon’da film seyreden bir kimse filmin konusuna göre, bir bakıyorsunuz
ağlıyor, bir bakıyorsunuz gülüyor, bir bakıyorsunuz heyecanı had safhaya ulaşıyor. Şimdi
düşünecek olursak, maddeden yaratılmış olan bu beden, yani madde nasıl gülebiliyor?
Nasıl ağlayabiliyor? Nasıl heyecanlanabiliyor? Hem de uzaktan seyrettiği film, madde
olarak ona değmemekte yani temas etmemektedir. (dahası…)
2 comments Ekim 15, 2006
Allah Muhtaç Değilse Neden İbadet Ediyorum?
SORU: Allah, hiçbir şeye muhtaç değildir. Ama öyle ise bizim ibadetlerimize
ne ihtiyacı var? İbadet etmemizi, ısrarla namaz kılmamızı emrediyor?
CEVAP: Allah Tealâ, insanı beden ve ruhtan (madde ve manadan) meydana getirmiştir.
Nasıl ki bedenin gıdaya ihtiyacı var, ruhun da gıdaya ihtiyacı vardır. Bedenin ihtiyacı
yiyecekler, su, ateş, hava gibi şeylerse, ruhun ihtiyacı da Allah (c.c.)ın yap dediğini yapmak,yapma dediğini de yapmamakdır.
(dahası…)
3 comments Ekim 15, 2006
İslam İnsanların İyliği İçn İndiğine Göre Kölelik neden Caiz?
İSLAM’DA, ESİRLERİN KÖLE OLUŞUNU reddeden düzen, bizi hem güçlülere,
hem de kendisine çağdaş köle yapmıştır.
SORU: İslâm dini, Allah tarafından insanların hayrı için geldiğine göre,
nasıl oluyor da köleliği caiz kılıyor?
CEVAP: Bizim köleliğe karşı duyduğumuz tiksinti ve ürpertinin bir takım eski ve yeni
sebepleri vardır. Materyalizmin görüşündeki işveren, işçi, zengin, fakir, ezilen ve ezen gibi
düşüncelerle, tarihin eski devirlerinde bilhassa Roma ve Mısır’da kölelere yapılan
vahşiyane zulümler… Yakın tarihte ve günümüzde esirlere karşı yapılan insanlık dışı
muamele, vicdan sahibi her insanı derin derin düşündürücü mahiyettedir.
Meselenin iyi anlaşılması için sadece Romalıların kölelerine yaptıkları zulmü yazalım.
(dahası…)
3 comments Ekim 15, 2006
İnsanların Başına neden Önceki Musibetler Gelmiyor?
SORU: Ad, Semût ve Lût kavimleri zamanında işlenen isyan ve inkârlar
şimdi de yapıldığı halde, Allah onlara gönderdiği bela ve musibetleri niye
şimdi de insanların başına musallat etmiyor? .
CEVAP: Cenab-ı Hakk’ın, Kur’an’da Peygamberimize (s.a.v) şöyle bir vaadi vardır: “Bir
vakitte: “Ey Allah! Eğer, bu senin tarafından gelmiş bir kitap ise, hemen üzerimize gökten
taş yağdır veya bize daha acıklı bir azap ver, demişlerdi. Halbuki sen (Ey Rasulüm) onları
içindeyken Allah onlara azap verecek değildi. İstiğfar ettikleri halde de, Allah onlara azap
edecek değil..” (236)
(dahası…)
Add comment Ekim 15, 2006
Dua Ediyorum Cevap Alamıyorum Yoksa Allah dualara icab etmiyormu?
SORU: Allah (c.c) “Bana dua edin size cevap vereyim” buyurduğu halde, çok
defalar dua ediyoruz, kabul olmuyor. Kabul olmamasının sebebi nedir?
CEVAP: Cevap vermek ayrıdır, kabul ayrıdır. Her duaya cevap verilir, fakat o duanın
kabul edilmesi ve istenilenin aynen verilmesi, Allahu Tealâ’nın hikmetine bağlıdır.
Meselâ,bir hasta doktora gittiğinde, bana şu ilacı verin dediği zaman, doktor hastanın dediğini hemen kabul etmez. Hastalığına baktıktan sonra, uygunsa, hastanın istediği ilacı verir.Eğer istediği ilaç hastalığına zararlı ise onun istediği ilacı vermez. Çünkü, iyi etmez, daha beter hasta eder.
İşte aynen bunun gibi, Cenab-ı Hak da kulunun istediğine bakar, eğer kulunun istediği kuluna fayda verecekse kulun durumuna göre hemen veya sonra kabul eder, fayda vermeyecekse kabul etmez.
(dahası…)
4 comments Ekim 15, 2006
Kutuplarda 6 ay gece 6 ay gündüz Oradakiler nasıl namazını Kılıcak?
Vakit, namazın farzlarındandır. Kutupların bazı bölgelerinde altı ay
gece, altı ay gündüz olmaktadır. Öyle ise buralarda namazların vakitlerini
nasıl ayarlayıp namazlarını kılacaktır?
CEVAP: İslâm’ın dışındaki kanunları benimseyenler, İslâm’ı kabul edip de İslâm’a dair pek
bilgisi olmayanlara bu soruyu sorarak kafalarını karıştırmaktadırlar. Bu suretle, güya,
İslâm’a eksiklik izafe etmektedirler. Halbuki İslâmiyet hiçbir konuyu eksik bırakmamıştır.
Sahih-i Buharî ve Ahmet bin Hanbel’in Müsned’inde şöyle bir hadis-i şerif vardır.
Peygamberimiz (s.a.v): “Dinden dönüldüğü zaman, deccal çıkar” buyuruyor. Başka bir
rivayette: “O, şarktan çıkar ve kırk günde dünyayı bir baştan bir başa dolaşır. O’nun bir
günü sizin bir seneniz ve bir günü de vardır ki, bir ayınız, diğer bir günü bir haftanız, sair
günleri ise sizin günleriniz gibidir” buyuruyor. Sahabi soruyor: “Miktarı bir sene olan o
günde, bir günlük namaz yeter mi?” Hayır, takdir ve hesap edersiniz. (Yani bütün bir gece ve gündüzü belli bölümlere ayırarak geceye denk gelen zamanlarda gece ibadetlerini,gündüze denk gelen vakitlerde de gündüz ibadetlerini eda ederiz.)
(dahası…)
1 comment Ekim 15, 2006
Gaip bilinmez mi? Bebeğin Cinsiyeti yd Yagmur Nasıl biliniyor?
SORU: Kur’an-ı Kerim’de, ‘Beş bilinmeyen şey’den sayılan yağmurun
yağması zamanı ve ana karnındaki çocuğun durumu bugün artık
bilinmemezlikten çıkmış gibidir. Rasathaneler ve hava tahmin raporları,
yağmur hakkında önceden bilgi vermektedir. Röntgen şuaları ile ana
karnındaki çocuğun erkek veya kız olduğu öğrenilebiliyor. Bu durumu nasıl
izah edebilirsiniz?
CEVAP: Rasathanelerde bir yağmurun başlangıcını hissedip vaktini tayin etmek, gaybı
(bilinmeyeni) bilmek değil, bilakis gaybtan çıkıp bilinen âleme yaklaştığı zaman bazı ön
alâmetlerini tespit edip değerlendirmektir. Yani, varlığı yaklaşmış bir şeyin farkına
varmaktır.
(dahası…)
Add comment Ekim 15, 2006
Neden hiçbirşey Yapmayanda Alır Payını Kaza ve Kaderden?
KADER, ISMARLAMA OLARAK TECELLİ ETMİYOR
SORU: Zelzele ve musibet hallerinde, Allah’a isyan edenlerin de
etmeyenlerin de başlarına bela gelmektedir. Allah’a isyan etmeyip
emirlerini yerine getirenlerin ne suçları var ki, başlarına bela gelmektedir?
CEVAP: Zelzele ve musibetler günahkar insanların günahlarına keffaret olmaktadır. Yani
günahlarının affolmasına sebep olmaktadır. Günahkar ile kâfiri karıştırmamak lazımdır.
Çünkü, Allah’ın bir emrini inkâr eden de kâfirdir. Bu zamanda “Müslümanım” dediği halde
hatta namazını kıldığı halde, Allah’ın bazı emirlerini inkâr edenler çoktur. Meselâ, Allah’ın
kanunları dururken insanların kanunları ile yargılanmak ister. Kapanmak farzdır, “Bu
zamanda kapalılık olur mu?” der.
(dahası…)
4 comments Ekim 15, 2006

