Neden hiçbirşey Yapmayanda Alır Payını Kaza ve Kaderden?
Ekim 15, 2006
KADER, ISMARLAMA OLARAK TECELLİ ETMİYOR
SORU: Zelzele ve musibet hallerinde, Allah’a isyan edenlerin de
etmeyenlerin de başlarına bela gelmektedir. Allah’a isyan etmeyip
emirlerini yerine getirenlerin ne suçları var ki, başlarına bela gelmektedir?
CEVAP: Zelzele ve musibetler günahkar insanların günahlarına keffaret olmaktadır. Yani
günahlarının affolmasına sebep olmaktadır. Günahkar ile kâfiri karıştırmamak lazımdır.
Çünkü, Allah’ın bir emrini inkâr eden de kâfirdir. Bu zamanda “Müslümanım” dediği halde
hatta namazını kıldığı halde, Allah’ın bazı emirlerini inkâr edenler çoktur. Meselâ, Allah’ın
kanunları dururken insanların kanunları ile yargılanmak ister. Kapanmak farzdır, “Bu
zamanda kapalılık olur mu?” der.
Diğer yönden, masum insanların ve velilerin, Allah’ın sevgili kullarının, derecelerini
yükseltir. Zelzele ve musibetler anında çocuklar ile günahsızlar ayrılıp seçilse idi, imtihan
sırrı bozulurdu. Meselâ, zelzele anında çocuklar ve günahsızların üzerine duvarlar
düşmese, onlar kaçıncaya kadar duvarlar eğik olsa, en dinsiz dahi iman edip Müslüman
olmaya mecbur olurdu. O zaman da imtihanın sırrı bozulur, herkes iman edip iyi ile kötü
ayırdedilmezdi. İmtihanda cevapların söylenmediği gibi, iradesiyle, aklıyla imanı
araştırmanın, yüksek ruhların diğerlerinden ayrılması için, böyle hadiselerde meseleler
perdelenmiştir.
SORU: Zelzele ve musibetlerin sebebi insanları ikazdır. Peki o zaman niçin
dinsizlerin memleketlerinde olmuyor?
CEVAP: Onların memleketlerinde de oluyor. Fakat nasıl ki, büyük hatalar ve cinayetler
büyük merkezlerde, küçük cinayetler ise acele olarak küçük merkezlerde ele alınıp
cezalandırıldığı gibi, Allah’ı ve emirlerini inkâr etmek de büyük bir cinayet olduğundan
büyük mahkeme olan ahirete bırakılıyor.
Müslümanlar’ın hataları ise kısmen bu dünyada cezalandırıldığı için, mü’minlerin memleketlerinde daha çok deprem ve zelzele olmaktadır….
Emine Şenlikoğlu-Gençliğin İmanını Sorularla Çaldılar.
Entry Filed under: Allah'ın Varlığı, Kaza ve kader. .
4 Comments Add your own
Leave a Comment
Some HTML allowed:
<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <pre> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>
Trackback this post | Subscribe to the comments via RSS Feed


1.
Mustafa | Mart 8, 2007 at 23:30 p
İnsanın neler yapacağını iradesinin nasıl davranacağını belirten Allah .c.c Neden kendi belirlediklerinden insanı yargılama ihtiyacı hisediyor.
Acaba verdiği cuzi iradede yapılacak olan günahı kötülüğü olacağını bilmiyormuydu veya bilipte engelemdimi kötülüğü bilip engelemeyen kötüdür denmezmi ?
Beni özene bezene yaratan kim? Sen!
Ne yapacağımı da yazmışın önceden.
Demek günah işleten de sensin bana:
Öyleyse nedir o cennet cehennem?
2.
kadriye | Mart 14, 2007 at 23:30 p
KAZA VE SORU İÇİN GÖNDERİM
3.
hüseyin | Mart 16, 2007 at 23:30 p
biz cüzü-i irademizlemi evlenecegimiz kişiyi seceriz yoksa evlenecegimiz kişi önceden bellimidir
4.
hüseyin | Mart 17, 2007 at 23:30 p
sordugum soruya cevap yazmamişsiniz ters mı soru sordum acaba