Posts filed under 'Bilim'
İslamiyetin Bilime verdiği Önem
İslamiyetin Bilime verdiği Önemle Bilimin gelişmesindeki katkısı
Beşinci yüzyılın ikinci yarısında doğup gelişen İslamiyet, deneye ve gözleme dayalı bilimin gelişmesinde önemli bir rol oynamıştır.
Emevi halifelerinden Muaviye, bir milyon civarında kitabı barındıran “Darü’l-Hikme”yi (İlim Kültür Yuvası) kurar. Halife el-Hakim de, 400 bin ciltlik bir kütüphane kurarak bilim adamlarını Kurtuba’da toplar. 8. Yüzyıl’ın sonlarına doğru Halife Harun-el-Raşid, Aristoteles’in tüm kitaplarını, Galen ve Hipokrat gibi büyük bilim adamlarının birçok eserini Arapçaya çevirtir. Halife el Memun, Bizans’a ve Hindistan’a elçiler göndererek çevirmeye değer kitap aratır ve Bizanslıları yendiği savaşta, savaş tazminatı olarak sadece Eski Yunan yazmalarını ister.
Böylece İslam dünyası, önceki dönemlerde yapılan tüm bilimsel çalışmaları toparlayarak kaybolmasını önler; daha sonra bu çalışmalar, Arapçadan Batı dillerine çevrilir. Endülüs Devleti’nin kurulması ile Musevi, Hıristiyan ve İslam kültür geleneklerinin buluşması, İspanya’yı bilim ve kültür merkezi haline getirir.
(dahası…)
10 comments Nisan 16, 2007
İslamda Bilim ve Teknoloji.
Otomatik kapılar, kuyulardan motorsuz su çeken aygıtlar, demir, kalay ve kurşun gibi metallerin hassas belirlenmiş yoğunlukları, zamanın göreceliği, pnömatik aletler, otomatik kontrol sistemleri… Bunların hiçbiri, içinde bulunduğumuz yüzyılın keşifleri değildir; bunlar, 6-7 yüzyıl öncesine ait buluşlardır.
Bilim ve teknoloji, yaşadığımız yüzyılda dünya tarihini etkileyecek önemli gelişimlere ve değişimlere vesile oldu. Tüm ülkelerde, yaşam koşullarını köklü ve süratli bir şekilde etkileyen teknoloji, artan dünya nüfusunun pek çok sorununa çözüm getirdi.
Dünyanın bugünkü medeniyet seviyesinde büyük payı olan bilim ve teknolojinin tarihi gelişimi de son derece hızlı oldu.
Peki, bilim ve teknolojinin önderliğini üstlendiği uygarlık ve kültür alanındaki bu değişimin tarihsel başlangıcı hangi dönemlerde başlamıştır?
(dahası…)
2 comments Nisan 16, 2007
Alkollü İçki Nedir? Dinimizce Haram Edilmiş Olan Alkollü İçki Tabirinden Ne Anlamalıyız?
Alkollü içkiler, hangi içki tipinde olursa olsun, meyve ve tahılların fermantasyonu, mayalandırılması neticesinde elde edilir. İçkinin tamamı alkol değildir. İçerisinde su, şekerli maddeler ve benzeri şeyler bulunur. Fakat hangi tipte olursa olsun, içkilerde vücuda asıl zararlı olan, sarhoşluk yapan madde etil alkol dediğimiz kimyevî maddedir. Etil alkol değişik içkilerde farklı nisbetlerde bulunur. Meselâ etil alkol birada %5-7, şarapta %15-20 nisbetinde iken; cin, likör ve rakıda %45-50, votka ile viskide ise %65-70 nisbetinde bulunur.
Add comment Mart 19, 2007
Kur’an’ı herkez Anlar Hadislere ne Gerek var?
Sual: (Kur’anı herkes anlar, Resule uymaya lüzum yok) diyene nasıl cevap vermeli?
CEVAP
Kur’an-ı kerimin birçok yerinde Resulüme uyun buyuruluyor. Eğer Kur’anı herkes anlasaydı, (Resule uymaya lüzum yok, herkes Kur’andan anladığına uysun) denirdi. Aksine Kur’anın açıklanması istenerek buyuruluyor ki:
(İhtilafa düşülen şeyleri açıklayasın diye bu kitabı sana indirdik.) [Nahl 64]
(dahası…)
5 comments Şubat 21, 2007
Sonra Yaparım hakkında..
Sonra yaparım diyenler
Dünya ve ahıret saadetine kavuşmak, ancak gelmişlerin ve geleceklerin efendisi Resul aleyhisselama uymakla ele geçebilir. Bir kimse, kötü huylarını yok etmezse ve emirlere uyarak ve yasaklardan sakınarak kendini süslemezse, bu nimetin kokusunu bile duyamaz. (dahası…)
Add comment Şubat 21, 2007
Yaratılış amacı Nedir?
Yaratılışamacımızı Allah bizlere Kuran’da şöyle bildirir:
… insanları yalnızca bana ibadet etsinler diye yarattım. (Zariyat Suresi, 56)
(dahası…)
7 comments Kasım 27, 2006
Kur’an’da Modern İlimler Neden Tam Açıklanmadı?
SORU: Kur’an olmuş ve olacak herşeyden bahseder, diyorlar. Bu doğru
mudur? Doğru ise, günümüzdeki bir kısım fen ve teknik meseleleri de içine
alır mı?
CEVAP: Kur’an-ı Kerim’in yüce Rabbimizin insanoğlunun öğrenmesine müsaade ettiği ve
onun maddî ve manevî yönden ilerlemesine vesile kıldığı herşeyden öz olarak bahsetmesi
doğrudur. Ancak, Allahu Teâla’nın müsaade etmediği ve insanın da dünya ve ahiret
hayatına bir faidesi dokunmayan şeylerden söz etmesi, bu şeylerden geniş geniş tafsilatıyla
bahsetmesi asla sözkonusu olamaz. Zira, bu hikmet dolu kitaba abes isnad etmek olur ki, o
mukaddes kitap her türlü faidesizlik ve abesiyetlerden (boş şeylerden) çok uzaktır.
Bir kere, Kur’an-ı Kerim’in en birinci hedefi, bu kainat meşherindeki (sergileme, gösterme
yerindeki) kelime, satır, paragraf ve kitaplarla mahşer sahibini tanıttırmak; yani bu
kâinatın sahibi olan Allah’ı tanıttırmak. İman ve ibadet yolunu açmak, Allah’a iman ve
ibadet etmeyi öğretmek. Ferdî ve içtimaî hayatı düzenlemek. Yani, ekonomiyi, sosyal
hayatı düzenlemek ve böylece, dünya saadetinin ahirette dahi devam edecek bir yolunu
açmaktır.
(dahası…)
Add comment Ekim 14, 2006
Muhammed Mustafa’(s.a.v.)ın Peygamberliğine Ait Deliller.
tarihlerde bir ruhban ile musahabeti, arkadaşlığı rivayet etmemişlerdir. Rasulullah, oniki
yaşında iken amcası ile beraber idi. Bahira, sorulan ondan sordu ve cevaplarından sonra
amcasına hitap eyledi ki: “Bunu memlekete götür. Yahudiler, öldüremez isede ezdirecekler” dedi. Binaenaleyh bir görüşmek ile bu kadar ilmi öğrenmek mümkündeğildir.
Add comment Ekim 8, 2006
Kur’an-ı Kerim’de Modern İlimler; “Kur’an Mucizesi”
Kur’an gelecekten haber veriyor. anlattığımız gibi, ilmin yeni ispat ettiği şeyleri
Kur’an’ın 1400 sene önce bahsetmesi, gelecekten haber vermesine delildir. Ayrıca, kısaca
bir iki örnek daha verelim (dahası…)
2 comments Ekim 8, 2006
Radyasyon Hakkında…
Lût Peygamber (a.s) kavminin başına gelen bela anlatılırken sanki atom bombasının çeşitli
tesirleri ile karşılaşıyoruz: “Ey Lut! Hemen gecenin bir kısmında ev halkınla çık, git.
İçinizden hiçbiri geri dönüp bakmasın. Ancak hanımın müstesna. Çünkü, kavmine isabet
edecek azap ona da gelecektir.” (62) (dahası…)
1 comment Eylül 30, 2006

