Posts filed under 'Kadın'
Müslüman Kadın Neden Örtünür?
İslam dini insanın dünya ve ahiret hayatında mutlu olması için Allah tarafından gönderilen bir dindir.
Örtü bu dekor içinde çok önemli bir yer tutar. Bir Müslüman’ın örtünmesindeki ilk neden Allah’ın emretmesidir .
Allah’ın bütün emirlerinde insanın faydasına ve mutluluğuna yönelik sayısız hikmetler vardır. Kadının örtünmesiyle alakalı ilahi emrin bazı hikmetlerine işaret etmek istiyoruz.
<!–more>
1) Kadının toplum içinde iki türlü değeri olabilir. Birisi dişiliği ile kazandığı değer, diğeri kişiliği ile kazandığı değer. İslam dini insanların kişilikleri ile değer kazanmasını istiyor. Bu noktada örtü kadının dişiliğini perdeleyerek, toplum içinde kişiliği ile değer kazanmasının önünü açıyor.
Dişilikle, fiziki görünüm ve güzellikle kazanılan değer, kalıcı bir değer değildir. İslam dini kadının bu yanı ile toplumda değer kazanmasını istemediği gibi, kadına toplumda bu yanıyla değer verilmesini istemez.
Hiçbir kadın mevsimlik, kısa dönemli sevilmek istemez. Hayatın bütün zamanlarında sevilmenin yolu, kişiliğe yapılacak yatırımdan geçer.
İslam dini kişiliğe yapılacak yatırımı teşvik için, dişiliğin üzerini örtüyor.
İslam dini bu yaklaşımıyla, insanların üzerindeki elbiseye ve vücut hatlarının çekiciliğine göre değer kazandıkları bir toplum modelini istemiyor. Aksine insanların insan oldukları için, ahlakî ve insanî yanları ile değer kazandıkları bir toplum modeli istiyor.
Böyle bir modelin oluşmasında örtü dişiliğin kişilik önüne geçmesini engelliyor. İnsanların içinde yaşadıkları toplumlarda hem yakın çevresine hem de uzak çevresine karşı kişilikleri ile değer kazanmasını teşvik ediyor.
2) İslam dini ahlakî, insanî ve vicdanî yönleri ile öne çıkan, Allah’ı seven, Allah tarafından sevilen bir toplum inşa etmek istiyor. Böyle bir toplumun inşasında aile kurumu çok önemli bir yer tutuyor.
Kadının erkeğe göre daha çekici yaratılması, aile kurumunun daha sağlam temeller üzerine oturtulması gibi bir gayeyi de hedefliyor.
İslam dini kadının fiziki güzelliğini toplumun bir şekilde istifadesine açmasını istemiyor. Aksine kadının güzelliğini sadece evinde erkeğinin istifadesine açmasını, onun dışındaki alanlarda örtünmekle başkalarının istifadesine engel olmasını istiyor.
İslam dini örtüyü emretmekle kadının dışa doğru çekiciliğini en aza indirirken, içe doğru yani aile içinde çekiciliğini maksimuma çıkarıyor. Böylece örtüyü aile bağlarını güçlendiren bir unsur haline getiriyor.
3) Kadının güzelliğini sadece evlendiği erkeğe açması, diğer erkeklere kapatması, bir aileyi bir birine bağlayan, sadakat ve güven gibi bağları geliştiriyor. Kıskançlık en aza iniyor. Eşlerin birbirini aldatmasına kadar gidebilecek kapılar daha baştan kapatılıyor.
Böylece çabuk dağılan kısa ömürlü aile modelleri yerine, dağılma sebepleri en aza indirgenen uzun ömürlü aile modelleri ortaya çıkıyor.
4) Örtünmek fıtridir. Dinler örtünmeyi emretmese bile, hayatın kanunları örtünmeyi bütün insanlara emrediyor. Bu şekilde örtünme iklim ve coğrafi şartlara göre farklılık gösterse bile bütün insanlar hayat boyu bir şekilde örtünüyor.
Örtü ikinci derimizdir. Onsuz bir insan düşünülemez. İnsanlar arasında örtünmenin tartışılan boyutu örtünelim mi, örtünmeyelim mi değildir, insanlar nerede ne oranda örtünmek gerektiğini tartışır.
Ahlak anlayışı, kültürel yapı, insanın yaşı, aldığı eğitim, fiziki görünüşü ve inandığı din tartışmanın belirleyici unsurlarıdır.
Bir Müslüman’ın hayatında bu konudaki birinci derece belirleyici unsur; İslam dinidir.
İslam dinine göre bir Müslüman’ın inanmasının sonucu olarak düşünce dünyası şöyle şekillenir.
Allah insanı ve ihtiyacı olan her şeyi yaratandır. Yaratmada gözün yerine, burnun yerini, kalbin şeklini, damarların uzunluğu, güneşin yakınlık ve uzaklığını belirleyen, yağmurun oranını, dünyanın dönüş hızını ve daha etrafımızdaki sayısız evren parçasının vazifesini belirleyen Allah’tır.
Allah’ın belirleyici ve kanun koyucu olduğu bu sahalar, hiçbir insan ve bilim tarafından tartışılmaz, aksine “ne mükemmel yaratılmış” denerek taktir edilir.
Bunun sonucu olarak bir Müslüman bütün evren üzerinde mükemmel bir şekilde kanun koyucu ve belirleyici olan Allah’a hayatı üzerinde öncelikli belirleyici ve kanun koyucu olarak kabul eder.
Allah’a nasıl ibadet edeceğini kendi belirlemediği gibi, nasıl örtüneceğini de kendi belirlemez.
Harika bir şekilde yaratılan bedenini, harika bir deriyle örten Allah’ı, derisinin üzerini örtmede birinci derece belirleyici kabul eder.
İnsanlar bugün yaşadığımız dünyada örtünürken değişik etkiler altında kalıyorlar, kimi beğendiği bir insan gibi giyiniyor, kimi içinde yaşadığı toplum normlarını dikkate alıyor, kimi de nasıl istiyorsa öyle tercih ediyor.
Günümüz demokratik toplumlarında örtünme ferdin tamamen kendi tercidir. Başkalarından bu tercihlere saygı duymaları beklenir.
Bu açıdan bakıldığında Müslüman bir bayanında örtünmede tercih ettiği şekil ve model, Allah’ın tercihleridir.
Sonuç: Örtünmek hayatın bir realitesidir. Kimse insanlar hiçbir zaman örtünmesin diye bir iddiada bulunmaz. Tartışılan kimin ne kadar örtüneceğidir. Bu noktada Müslüman bir bayan tercihleri üzerinde İslam dinini birinci derece belirleyici yapmıştır. Bu tercihe saygı duyulması gerektiğini düşünüyoruz.
Add comment Ağustos 11, 2006
Yehova Şahitleri kimdir ve inançları nedir?
YEHOVA ŞAHİTLERİ KİMDİR?
Metin oldukça uzun olduğu için çıktı almak için aşağıdaki dosyaları bilgisayarınıza indirebilirsiniz.
yehova-sahitleri-kimdir pdf formatında indir 376 KB
yehova-sahitleri-kimdir doc formatında indir 107 KB
Önceleri Russel’ın tarikatı durumunda iken, 26 Temmuz 1931′den itibaren Yehova Şahitleri adı ile kendilerini tanıtmaya başlamışlardır. Yehovalar Hristiyanların bir koludur. İncil’in içine kendilerine göre birtakım sözler sokmuşlardır ve çok sözleri de kendilerine göre açıklamışladır. Diğer hıristiyanlar bunlara çok kızmaktadırlar. Bu Yehovalar, Hz. İsa’dan 1931 sene kadar önce neredeydiler de isimlerini açıklamadılar? (dahası…)
32 comments Temmuz 31, 2006
Peygamber efendimiz niçin çok kadınla evlenmiştir?
Hz. Resul Efendimiz isteseydi daha gençliğinde iken ; genç , zengin bir çok kızla evlenebilirdi. Bu imkanı vardı fakat evlenmemişlerdir:
Peygamber efendimiz kendi döneminde ‘Muhammedü’l-emin ‘ (güvenilir Muhammed ) olarak adlandırılmış ,sadece zenginlerin üye olabildiği ‘Hılfu’l-fudul’ derneğine zengin olmadığı halde kabul edilmiş ,çevresince kendine güvenilen ,genç,ahlaklı ve yakışıklı bir insandı.Kabeyi su bastığı zaman ‘ Haceru’l –esved ‘ taşını , kabile reisleri arasında tek reis olmayan peygamberimiz yerine koymuştur.Peygamber efendimiz peygamberliğini ilan ettiği zaman Mekkeli müşrikler peygamberimize şu teklifte bulunurlar : ‘Ey Muhammed eğer sen para istiyorsan sana para verelim, başımıza başkan olmak istiyorsan seni başkan yapalım, eğer istiyorsan seni kabilemizin güzel kızlarıyla evlendirelim.Yeter ki sen bu davadan yani islamı anlatmaktan vazgeç. ‘ (dahası…)
28 comments Temmuz 26, 2006

