Posts filed under 'Ruh'
rüya Nedir Rüyalr Gerçeğe Çıkar mı?
bazı ilim adamlarının hâlâ beyin işlemi saydıkları rüyaların üç yönü, onun insanda ruh
bulunduğunu kesinlikle ispatlar.
a) Geleceği açıkça belirten rüyalar.
b) Hiç gitmediğimiz yerleri önceden rüyada görme ve rüyadaki iç spikerin bize verdiği
izahlar. Rüyalarda iç spiker vardır. Gördüğümüz bir rüyayı anlatırken, “Ben şehre
gitmişim. Orası filan şehirmiş, bir kimse gördüm, o kimse falanca imiş” dediğimiz zaman,
bu bilgiyi, bize, görünmeden söylediğini farkederiz. İşte bu spiker, iç dünyamızdaki “Ben”
(ruh), asıl kişiliğimizdir. Ölümsüz olan odur.
C) Bir günlük bebeğin uyurken gülmesi… Bu olay, “Rüyalar gündüz yaptıklarımızın
tekrarıdır”, tezini tamamen yok etmektedir. Bebekler ancak 25-40 günlükken gündüz
gülerler. Halbuki doğduğu günden itibaren rüyasında gülmeye başlar.
(devamı…)
Add comment Ekim 15, 2006
Ruh Nedir? Gerçekten Varmıdır Varsa Şekli Nedir?
İnsanın bütün maddî ve ruhî fonksiyonları esnasında beyni
hep aynı şekilde işler. Sevmede, üzülmede vesaire. Hep aynı tür işleyişle karşılaşıyoruz.
Maddî izaha göre, beynin nöron havuzlanndaki moleküller bir durumda sevinirken, diğer
durumda üzülüyorlar, bazen de kızıyorlar. Seven, küsen, üzülen, kızan acaba beyindeki
moleküller midir?
Meselâ televizyon’da film seyreden bir kimse filmin konusuna göre, bir bakıyorsunuz
ağlıyor, bir bakıyorsunuz gülüyor, bir bakıyorsunuz heyecanı had safhaya ulaşıyor. Şimdi
düşünecek olursak, maddeden yaratılmış olan bu beden, yani madde nasıl gülebiliyor?
Nasıl ağlayabiliyor? Nasıl heyecanlanabiliyor? Hem de uzaktan seyrettiği film, madde
olarak ona değmemekte yani temas etmemektedir. (devamı…)
2 comments Ekim 15, 2006
Kabir azabı deniliyor ama bir türlü aklım almıyor. Nedir Kabir Azabı? Mumyalar…
Materyalist sistem (yani maneviyata inanmayan, her şeyi madde ile ölçen sistem)
bizi Materyalist bakışa mahkum ettiğinden, her şeyde aklın kabul edebileceği delili
arıyoruz. Aklın kabul etmediği delili almıyoruz. Akıl, madde alemi ile ilgili her şeyi
çözemez, önce bu bakışı değiştirmeliyiz. Kabir suali ve azabı bedene değil ruhadır. Ölmüş
insanın ruhu ta kıyamete kadar bir daha bedene dönmez. Öldükten sonra yakılan, yahut
hayvanlar tarafından parçalanıp yenen, yanıp kül olan, zerre zerre parçalanıp, hiç cesedi
kalmayan insanlar da vardır. Olmayan cesede ruhun gelip yerleşmesi mümkün değildir.
Kuruyan ağaç nasıl canlanmazsa, ölen insan da dünyada bir an için dahi canlanmaz.
21 comments Ekim 8, 2006
Bazen aklımdan çok kötü düşünceler geçiyor, mani olamıyorum günah mı?
sorumluluk ancak iradî fiiller içindir. Yani insan kendi isteğiyle, kendi iradesiyle bir iş yaptığında o işin getireceği sorumluluğu da yüklenmiş olur. Ancak, akla gelen kötü şeylerde kişinin iradesi söz konusu değildir. Yani, siz kendi iradenizle kötü şeyler düşünmeye karar vermiş ve bunu icra etmiş değilsiniz. Dolayısıyla bu konuda bir sorumluluk da taşımazsınız. Bunları şeytanın bir vesvesesi bilip üzerinde fazla durmamak gerekir.
Zira şeytan kalbin yanında bulunan ve “lümme-i şeytaniye” adı verilen bir yerden, insanın kalbine kötü şeyler söyleyebiliyor. Bu söylenen söz ve düşüncelerin kalbin malı olmadığına delil, kalbin ondan telaş göstermesidir. Mesela; bir insan kirli bir dürbünden gökyüzünün güzelliğini seyretse, bu dürbünün kiri ne seyredene nede seyredilene bulaşır. Öyleyse bu gibi söz ve düşünceler de şeytanın fiili olduğundan, bize hiçbir zarar vermez. Asıl zarar, onunla lüzumsuz uğraşıp def etmeye çalışmak veya zararlı olduğunu zannedip korkuya kapılmaktır.
powered by performancing firefox
Add comment Eylül 28, 2006

