<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	xmlns:georss="http://www.georss.org/georss" xmlns:geo="http://www.w3.org/2003/01/geo/wgs84_pos#" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/"
	>

<channel>
	<title>Sorular ve Cevaplar &#187; Sohbet</title>
	<atom:link href="http://isoru.wordpress.com/category/sohbet/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://isoru.wordpress.com</link>
	<description>Sorular ve Cevaplar</description>
	<lastBuildDate>Thu, 03 Sep 2009 22:10:22 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.com/</generator>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<cloud domain='isoru.wordpress.com' port='80' path='/?rsscloud=notify' registerProcedure='' protocol='http-post' />
<image>
		<url>http://www.gravatar.com/blavatar/c376614cc4563b1d52afa184ab52b2de?s=96&#038;d=http://s.wordpress.com/i/buttonw-com.png</url>
		<title>Sorular ve Cevaplar &#187; Sohbet</title>
		<link>http://isoru.wordpress.com</link>
	</image>
			<item>
		<title>Peygamber(s.a.v.)in katlandığı sıkıntılar</title>
		<link>http://isoru.wordpress.com/2007/04/10/peygambersav-efendimizin-inanci-ugruna-katlandigi-sikintilar-nelerdir/</link>
		<comments>http://isoru.wordpress.com/2007/04/10/peygambersav-efendimizin-inanci-ugruna-katlandigi-sikintilar-nelerdir/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 10 Apr 2007 19:11:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>isoru</dc:creator>
				<category><![CDATA[Allah]]></category>
		<category><![CDATA[Allah'ın Varlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Atmosfer]]></category>
		<category><![CDATA[Ayetler]]></category>
		<category><![CDATA[Bela]]></category>
		<category><![CDATA[Din]]></category>
		<category><![CDATA[Diriliş]]></category>
		<category><![CDATA[Dua]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Düşünce]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Farz]]></category>
		<category><![CDATA[Fetva]]></category>
		<category><![CDATA[Fıkıh]]></category>
		<category><![CDATA[Hadis]]></category>
		<category><![CDATA[Haram]]></category>
		<category><![CDATA[Haremlik-Selamlık]]></category>
		<category><![CDATA[Helal]]></category>
		<category><![CDATA[Hristiyan]]></category>
		<category><![CDATA[Hukuk]]></category>
		<category><![CDATA[Hz Aişe]]></category>
		<category><![CDATA[Hz. Muhammed]]></category>
		<category><![CDATA[Hıristiyan]]></category>
		<category><![CDATA[Irkçılık]]></category>
		<category><![CDATA[Kader]]></category>
		<category><![CDATA[Kainat]]></category>
		<category><![CDATA[Kaza ve kader]]></category>
		<category><![CDATA[Kur'an-ı Kerim]]></category>
		<category><![CDATA[Kur'an-ıKerim]]></category>
		<category><![CDATA[Kuran]]></category>
		<category><![CDATA[Kuran'da Çelişki Yoktur]]></category>
		<category><![CDATA[Kuranı kerim]]></category>
		<category><![CDATA[Kıssa]]></category>
		<category><![CDATA[Mücadele]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüman]]></category>
		<category><![CDATA[Müslümanlık]]></category>
		<category><![CDATA[Namaz]]></category>
		<category><![CDATA[Nasrani]]></category>
		<category><![CDATA[Nisa]]></category>
		<category><![CDATA[Niyet]]></category>
		<category><![CDATA[Peygamber]]></category>
		<category><![CDATA[Rızık]]></category>
		<category><![CDATA[Savaş]]></category>
		<category><![CDATA[Sohbet]]></category>
		<category><![CDATA[Sünnet]]></category>
		<category><![CDATA[Toprak]]></category>
		<category><![CDATA[Yönetim]]></category>
		<category><![CDATA[günah]]></category>
		<category><![CDATA[hadis-i şerif]]></category>
		<category><![CDATA[hilafet]]></category>
		<category><![CDATA[inanç]]></category>
		<category><![CDATA[islam hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[kuranıkerim]]></category>
		<category><![CDATA[namazlar]]></category>
		<category><![CDATA[resul]]></category>
		<category><![CDATA[Ümmetçilik]]></category>
		<category><![CDATA[İbadet]]></category>
		<category><![CDATA[İmtihan]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan]]></category>
		<category><![CDATA[İslam]]></category>
		<category><![CDATA[İslamiyet]]></category>

		<guid isPermaLink="false"></guid>
		<description><![CDATA[ Peygamber(s.a.v.) efendimizin inancı uğruna katlandığı sıkıntılar nelerdir?
Kâinatın Efendisi&#8217;nin (s.a.s.) başına gelenler, az çok bütün mü&#8217;minlerin malûmudur. Fakat bütün bu belâ ve musibetler onları dâvâlarını anlatmaktan alıkoyamamış, aksine onlar sabır ve sebatla Allah&#8217;ı ve O&#8217;nun emirlerini tebliğde berdevam olmuşlardır.
İşte peygamberlere ait bu umumî gaye ve vazife Kur&#8217;ân&#8217;da şöyle dile getirilir: &#8220;Onlar öyle seçkin kimselerdir ki, [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=isoru.wordpress.com&blog=324084&post=200&subd=isoru&ref=&feed=1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><br /><p><strong> Peygamber(s.a.v.) efendimizin inancı uğruna katlandığı sıkıntılar nelerdir?</strong></p>
<p>Kâinatın Efendisi&#8217;nin (s.a.s.) başına gelenler, az çok bütün mü&#8217;minlerin malûmudur. Fakat bütün bu belâ ve musibetler onları dâvâlarını anlatmaktan alıkoyamamış, aksine onlar sabır ve sebatla Allah&#8217;ı ve O&#8217;nun emirlerini tebliğde berdevam olmuşlardır.</p>
<p>İşte peygamberlere ait bu umumî gaye ve vazife Kur&#8217;ân&#8217;da şöyle dile getirilir: &#8220;<strong>Onlar öyle seçkin kimselerdir ki, Allah&#8217;ın buyruklarını tebliğ ederler, O&#8217;nu sayıp, O&#8217;ndan çekinir ve O&#8217;ndan başka kimseden çekinmezler. Hesaba çeken olarak Allah yeter</strong>.&#8221; (Ahzab, 33/39)</p>
<p>&#8220;<u>Allah Resûlü&#8217;nün, bu ulvî vazifeyi yüklendikten sonraki bütün hayatı dini tebliğle geçti.</u> O kapı kapı dolaşıyor ve mesajını kendilerine tebliğde bulunabileceği âşina sima ve gönüller arıyordu. <span id="more-200"></span></p>
<p>&#8220;<u>Karşı cephenin infiâli evvelâ ilgisizlik ve boykot şeklinde oldu. Daha sonra istihza ve alayla devam etti. Son sahada ise işkencenin her çeşidiyle sürüp gitti. Geçeceği yollara dikenler serpiliyor, namaz kılarken başına işkembe konuyor ve kendisine her türlü hakaret reva görülüyordu</u>. Ne var ki, Allah Resûlü bunların hiçbiriyle yılmadı ve usanmadı. Çünkü O&#8217;nun dünyaya geliş gayesi buydu. Can alıcı hasımları dahil herkese defaetle uğradı. Ve ilâhî mesajı sundu. Evet, Ebû Cehil ve Ebû Leheb gibi din ve iman düşmanlarına bile kim bilir kaç defa gitti, hak ve hakikati anlattı..! <u>O panayırları dolaşıyor, bir kişinin hidâyetine vesile olabilmek için çadır çadır geziyor; gittiği her kapı yüzüne kapanıyor; fakat O bir başka sefer yine aynı kapıya varıyor</u>, aynı şeyleri tekrar ediyordu..</p>
<p>&#8220;O, Mekke daha fazla ümit vermeyince Taif&#8217;e gitti.. Taif mesîrelik bir yerdir. <u>Rahat ve rehavetin şımarttığı Taifliler, Mekkelilerden daha baskın çıktı. Bütün sefîh ve ayak takımı toplanıp Resûl-i Ekrem&#8217;i; evet O, meleklerin dahi yüzüne bakmaya kıyamadığı güneşler güneşini taşlayarak Taif&#8217;ten kovdular</u>. Allah Resûlü&#8217;nün yanında, evlâdım deyip bağrına bastığı Zeyd b. Hârise vardı. Zeyd, gelen taşlara vücudunu siper ederek, Efendiler Efendisini korumaya çalıştı ama, yine de mübarek vücuduna isabet eden taşlar her yanını kanlar içinde bıraktı.</p>
<p><strong>&#8220;Bu müsamahasız atmosferden sıyrılıp bir ağacın altına iltica etmişlerdi ki, birdenbire Cibrîl-i Emin beliriverdi. Ve eğer izin verilirse, çevredeki bir dağı, bu azgın insanların başına geçirebileceğini teklif etti. Allah Resûlü çok rencide olduğu bu dakikalarda bile, böyle bir teklife &#8220;hayır” diyordu. Evet O, çok ileride bile olsa, eğer bunlardan bazıları imana uyanacaksa, onlara gelebilecek belâlara karşı &#8220;<font color="#ff0000">hayır</font>!&#8221; diyordu&#8230; </strong></p>
<p><u>Ve, sonra ellerini açıp Rabb&#8217;ine niyazda bulundu:<br />
<strong><font color="#ff0000">Allah&#8217;ım, güçsüzlüğümü, za&#8217;fımı ve insanlar nazarında hakir görülmemi Sana şikâyet ediyorum. Ya Erhamerrahimîn! Sen hor ve hakir görülen biçarelerin Rabbisin. Benim de Rabbimsin.. Beni kime bırakıyorsun? Kötü sözlü, kötü yüzlü uzak kimselere mi, yoksa işime müdahil düşmana mı? Eğer bana karşı gazabın yoksa, çektiğim mihnetlere, belâlara hiç aldırmam. Ancak afiyetin arzu edilecek şekilde daha ferah-feza, daha geniştir. İlâhî, gazabına giriftâr yahut hoşnutsuzluğuna düçâr olmaktan, Senin o zulmetleri parıl parıl parlatan dünya ve âhiret işlerinin medâr-ı salâhı Nûr-u Vechine sığınırım. İlâhî, Sen razı olasıya kadar Senin affını muntazırım! İlâhî, bütün havl ve kuvvet sadece Senin elindedir.<br />
</font></strong></u><br />
&#8220;O böyle duâ ederken, yanlarına sessizce biri yaklaşır; bir tabağa koyduğu üzüm salkımını Allah Resûlü&#8217;nün önüne uzatır ve &#8220;Buyurun, bundan yiyin.&#8221; ricasında bulunur. İki Cihan Serveri elini tabağa uzatırken, Allah&#8217;ın adıyla mânâsına &#8220;Bismillâh&#8221; der. Üzümü ikram eden Addas ismindeki köle için bu, beklenmedik bir hâdisedir. Hayretle sorar: &#8220;Sen kimsin?&#8221; Allah Resûlü cevap verir: &#8220;Son Peygamber ve son Resûlüm!&#8221; Addas üzerine abanır ve öpmeye başlar.. senelerce gökte aradığını şimdi yerde, hem de hiç beklemediği bir anda karşısında bulmuştur.. ve iman eder (İbn Hişam, Sire, 2:60-63; İbn Kesir, el-Bidaye, 3:166;).</p>
<p>Batılı yazarlar, &#8220;Hz. Peygamber Mekke Dönemi&#8217;nde Peygamber&#8217;di. Medine&#8217;ye geldikten sonra ise hükümdar oldu&#8221; demektedirler. Ama gerçek şudur ki, bütün Arapları boyun eğdirip idaresine aldıktan sonra da Hz. Peygamber dünya nimetlerinden uzak kalmış, aç kalmış, her türlü imkân bulunmasına rağmen hükümdarlar gibi davranmamış, kendine dünya servetinden en ufak bir pay çıkarmamıştır. <u>Sahih-i Buhari&#8217;nin Cihad bölümünde şöyle bir rivayet vardır: &#8220;Hz. Peygamber vefat edeceği sırada zırhı bir yahudinin evinde, üç ölçek arpa karşılığında rehin duruyordu. Vefat ettiği sırada üzerinde bulunan elbiseler de yamalıydı. Bu, öyle bir zaman, bu fırsat ve imkânlar öyle arkası kesilmeyen fırsat ve imkânlardı ki, bunlara normal devletler her zaman sahip olamazlardı. Suriye sınırlarından başlayarak Aden&#8217;e kadar bütün Arabistan fethedilmiş, Medine meydanı, altın ve gümüş akınına uğramıştı.<br />
</u><br />
Hz. Peygamber &#8216;in önemli görevlerinden biri de, ruhbanlığı (Dünya nimetlerinden tamamen sıyrılarak, dünya işleriyle hiç ilgilenmeyerek kendini sadece Allah&#8217;a adamayı) ortadan kaldırmaktı.<u> Bu konuda Allah Tealâ &#8221; Kendi kafanızdan uydurduğunuz ruhbanlık &#8221; ( Hadid 57/27 )</u> buyurarak Hıristiyanları kötülemiştir. İşte bu yüzden Hz. Peygamber@ arasıra güzel yemekler yemiş, güzel elbiseler de giymişti. Ama O&#8217;nun asıl ruh yapısı, dünya süslerinden uzak durmaktı. Allah Resulü her zaman, &#8220;İnsanoğlunun şu üç şey dışında, başka bir şeye zorunlu ihtiyacı yoktur: Barınacağı ev, örtünebileceği elbise ve karnını doyurmak için ekmek ve su&#8221; buyururdu.</p>
<p>Hz. Aişe (ra), &#8220;O&#8217;nun hazır duran hiçbir elbisesi yoktu&#8221; demektedir. Bu, sadece bir kat elbisesi vardı, değişiklik için bir kenarda duran yedek başka bir elbisesi olmazdı demektir.</p>
<p>Bir gün Abdullah b. Ömer (ra) evinin duvarını tamir ediyordu. Tesadüfen Hz. Peygamber bir taraftan çıkageldi ve &#8221; Ne yapıyorsun ?&#8221;diye sordu. Abdullah b. Ömer, &#8220;Duvarı tamir ediyorum&#8221; deyince, Hz. Peygamber, &#8221; Bu kadar zamanı nerden buldun ?&#8221; buyurdu.</p>
<p><u>Evde genellikle aç dururdu ve geceleyin çoğu kere Hz. Peygamber ve bütün ev halkı aç yatarlardı. &#8220;Hz. Peygamber peş peşe bir çok geceyi aç geçirirdi. 0 ve ev halkı akşam yemeği bulamazlardı.&#8221;<br />
</u><br />
Peş peşe her gün iki ay boyunca evinde ateş yanmadığı olurdu. (Hicretin yedinci yılında oruç farz kılındı diyerek Hz.Peygamberin fazla oruç tutmadığını ima eden cahillere ithaf olunur.) Hz. Aişe (ra) bir gün bu durumu anlatırken Urve b. Zübeyr, &#8220;Peki neyle geçiniyordunuz?&#8221; diye sorunca Hz. Aişe (ra), &#8220;Su ve hurmayla. Komşularımız ara sıra keçi sütü gönderirlerdi de içerdik&#8221; dedi. Hz. Peygamber hayatı boyunca hiçbir zaman has buğday unundan yapılmış ekmek yüzü görmedi. Araplar&#8217;ın &#8221; Hıvari &#8221; ve &#8221; Naki &#8221; dedikleri saf una ömründe rastlamadı. Bu olayı anlatan Sehi b. Sa&#8217;d'e, &#8220;Hz. Peygamber döneminde elek yok muydu?&#8221; diye sorulunca &#8220;Hayır&#8221; cevabı vermişti. &#8220;Peki, o zaman unu neyle eliyorlardı?&#8221; diye sorulunca da: &#8220;Ağızlarıyla üfürerek kepekleri uçururlardı, kalanları da yoğurarak pişirirlerdi&#8221; dedi.</p>
<p><strong><u>Hz. Aişe (ra) şöyle der: &#8220;Hayatı boyunca yani Medine&#8217;ye gelişinden vefat edinceye kadar geçen dönemde Hz. Peygamber hiçbir zaman üst üste iki vakit iyice doyarak yemek yemedi.&#8221;</u></strong></p>
<p>Fedek, Hayber ve diğer savaşları anlatan hadisçiler ve siyer uzmanları, Hz. Peygamber, buralardan gelen gelirlerden yıllık masraflarını alırdı, diye yazmaktadırlar. Bu rivayetlerin zahiri ile Hz. Peygamber&#8217;in yokluk içinde yaşaması çelişiyor gibi görünmesine rağmen her ikisi de doğrudur. Şüphesiz Allah Resulü gelirlerden geçimini temin edecek miktarı alıyor, geri kalanları fakirlere ve ihtiyaç sahiplerine veriyordu. Hatta kendisi için ayırdıklarını da daha sonra ihtiyaç sahiplerine veriyordu. Hz. Peygamber&#8217;in açlık çektiği ve elinde avucunda hiçbir şey olmadığıyla ilgili olaylar hadislerde sıkça geçmektedir. Onlardan birkaçını örnek olarak vermek istiyoruz:</p>
<p>Bir gün Hz. Peygamber&#8217;in huzuruna bir adam geldi ve &#8220;Çok açım&#8221; dedi. Hz. Peygamber mübarek eşlerinden birine; &#8221; Yiyecek bir şeyler gönder &#8221; diye haberci gönderdi. Giden kişi döndüğünde, evde sudan başka bir şey olmadığı haberini getirdi. Hz. Peygamber diğer eşinin evine haber gönderdi, oradan da aynı cevap geldi. Kısacası sekiz-dokuz evden, sudan başka bir şeyin olmadığı haberi geldi.</p>
<p>Enes (ra) anlatır: &#8220;Bir gün Hz. Peygamber&#8217;in mübarek huzuruna geldiğimde Hz. Peygamber&#8217;in karnını bir kuşakla çok fazla sıktırarak bağlamış olduğunu gördüm. Sebebini sorduğumda oradakilerden biri, &#8220;Fazla acıktığı için&#8221; dedi.</p>
<p>Ebu Talha (ra) şöyle der: &#8220;Bir gün ben Hz. Peygamber&#8217;in mescidde kuru toprağa uzanmış, açlıktan kıvranarak bir o tarafına bir bu tarafına döndüğünü gördüm.&#8221;</p>
<p>Bir keresinde sahabe-i kiram, Hz. Peygamber&#8217;in huzuruna gelip açlıktan yakındılar ve karınlarını açarak kuşaklarının altına bağladıkları taşları gösterdiler. Hz. Peygamber bunun üzerine açlıktan dolayı kendi karnına bir değil iki taş bağlamış olduğunu gösterdi.</p>
<p>Çoğu kere açlıktan dolayı sesi o kadar kısılırdı ki, sahabe-i kiram durumunu anlarlardı. Bir gün Ebu Talha (ra) eve geldi ve eşine; &#8220;Yiyecek bir şey var mı? Az önce Hz. Peygamber&#8217;in açlıktan sesinin kısıldığını gördüm&#8221; dedi.</p>
<p>Bir gün çok acıkmış olarak tam öğle vakti evden çıktı. Yolda Ebu Bekir ve Ömer (ra) ile karşılaştı. 0 ikisi de açlıktan bitkin düşmüşlerdi. Allah Resulü hepsini alarak Ebu Eyyüb el-Ensari&#8217;nin (ra) evine gitti. Ebu Eyyüb el-Ensari, Hz. Peygamber için daima hazır süt bulundururdu. 0 gün gelmesi gecikince sütü çocuklara içirmişti. Eşi haber alınca dışarı çıktı ve &#8220;Allah Resulü hoş geldi&#8221; dedi. Allah Resulü, Ebu Eyyüb&#8217;un nerede olduğunu sordu. Hurmalık yakın olduğu için Ebu Eyyüb el-Ensari sesi duyarak koştu geldi ve &#8220;Hoş geldiniz&#8221; dedikten sonra &#8220;Bu vakit, Allah Resulü&#8217;nün geldiği vakit değil&#8221; dedi. Bunun üzerine Hz. Peygamber durumu anlattı. Ebu Eyyüb el-Ensari hurmalığa giderek bir salkım hurma koparıp getirdi ve &#8220;Şimdi et hazırlatıyorum&#8221; dedi. Hemen bir keçi kesti, yarısını tas kebap şeklinde yarısını da ateşte kızartarak pişirdi. Yemeği Hz. Peygamber&#8217;in önüne koyunca Allah Resulü: &#8221; Bir parça ekmek üzerine az miktarda et koyarak Fatıma&#8217;ya gönder. Birkaç günden beri bir şey yemek nasip olmadı &#8221; buyurdu. Sonra ashabıyla birlikte yemeği yedi. Birkaç çeşit yemeği görünce gözlerinden yaşlar boşandı ve: &#8220;Allah Teala&#8217;nın: &#8221; Verdiğim nimetlerden Kıyamet günü hesaba çekileceksiniz &#8221; ( Tekasür 102/ 8 ) buyurduğu işte bunlardır &#8221; buyurdu.</p>
<p>Çoğu kere öyle olurdu ki, Hz. Peygamber sabahleyin mübarek eşlerinin yanına gelir ve &#8221; Bugün yiyecek bir şeyler var mı ?&#8221; diye sorardı. Onlar, &#8220;Yok&#8221; derlerse Hz. Peygamber,<br />
&#8221; Öyleyse ben de oruçluyum&#8221; buyururdu.</p>
<p>Selam ve dua ile&#8230;</p>
<img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/isoru.wordpress.com/200/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/isoru.wordpress.com/200/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/isoru.wordpress.com/200/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/isoru.wordpress.com/200/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/isoru.wordpress.com/200/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/isoru.wordpress.com/200/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/isoru.wordpress.com/200/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/isoru.wordpress.com/200/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/isoru.wordpress.com/200/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/isoru.wordpress.com/200/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/isoru.wordpress.com/200/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/isoru.wordpress.com/200/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=isoru.wordpress.com&blog=324084&post=200&subd=isoru&ref=&feed=1" /></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://isoru.wordpress.com/2007/04/10/peygambersav-efendimizin-inanci-ugruna-katlandigi-sikintilar-nelerdir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/c93291656cafc6940a0ecfe60e98dcc5?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">révân</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Örtünme,Baş örtüsü Nasıldır? renk cins ayrımı olur mu?</title>
		<link>http://isoru.wordpress.com/2007/02/21/ortunmebas-ortusu-nasildir-renk-cins-ayrimi-olur-mu/</link>
		<comments>http://isoru.wordpress.com/2007/02/21/ortunmebas-ortusu-nasildir-renk-cins-ayrimi-olur-mu/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 21 Feb 2007 23:22:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>isoru</dc:creator>
				<category><![CDATA[Akaid]]></category>
		<category><![CDATA[Akıl]]></category>
		<category><![CDATA[Allah]]></category>
		<category><![CDATA[Allah'ın Varlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Ayetler]]></category>
		<category><![CDATA[Bas Ortusu]]></category>
		<category><![CDATA[Başörtüsü]]></category>
		<category><![CDATA[Cilbab]]></category>
		<category><![CDATA[Dalâlet]]></category>
		<category><![CDATA[Din]]></category>
		<category><![CDATA[Dua]]></category>
		<category><![CDATA[Düşünce]]></category>
		<category><![CDATA[Farz]]></category>
		<category><![CDATA[Fetva]]></category>
		<category><![CDATA[Fıkıh]]></category>
		<category><![CDATA[Haremlik-Selamlık]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Kapanma]]></category>
		<category><![CDATA[Kelam]]></category>
		<category><![CDATA[Kuran]]></category>
		<category><![CDATA[Kuran'da Çelişki Yoktur]]></category>
		<category><![CDATA[Mücadele]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüman]]></category>
		<category><![CDATA[Müslümanlık]]></category>
		<category><![CDATA[Nefs]]></category>
		<category><![CDATA[Nisa]]></category>
		<category><![CDATA[Niyet]]></category>
		<category><![CDATA[Peygamber]]></category>
		<category><![CDATA[Setr]]></category>
		<category><![CDATA[Sohbet]]></category>
		<category><![CDATA[Tefsir]]></category>
		<category><![CDATA[Tesettür]]></category>
		<category><![CDATA[Tülbent]]></category>
		<category><![CDATA[günah]]></category>
		<category><![CDATA[nefis]]></category>
		<category><![CDATA[resul]]></category>
		<category><![CDATA[Örtünme]]></category>
		<category><![CDATA[İdea]]></category>
		<category><![CDATA[İlim]]></category>
		<category><![CDATA[İmtihan]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan]]></category>
		<category><![CDATA[İslam]]></category>
		<category><![CDATA[İslamda Kadın Hakları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://isoru.wordpress.com/2007/02/21/ortunmebas-ortusu-nasildir-renk-cins-ayrimi-olur-mu/</guid>
		<description><![CDATA[Tesettürde renk sınırlaması var mıdır?
En başta örtünen insan örtüsünün manasını bilecek. Şeffaf bir kumaşla örtünme olmaz. Penye gibi vücuda yapışan bir kumaşla, yanar döner parlak renkli elbiseyle tesettür olmaz. Böyle giyinenlerle insan gözü muhakkak alaka kuruyor. Elbiseyi inceleyeyim derken, vücut hatlarına kayılıyor&#8230; Bir hanım tesettürde fakat elbisesi diyor ki, &#8220;Bana bak!&#8221; Bu olmaz! Rengin önemi [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=isoru.wordpress.com&blog=324084&post=177&subd=isoru&ref=&feed=1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><br /><p><span style="color:red;"><span style="font-size:14pt;line-height:1.3em;">Tesettürde renk sınırlaması var mıdır?</p>
<p>En başta örtünen insan örtüsünün manasını bilecek. Şeffaf bir kumaşla örtünme olmaz. Penye gibi vücuda yapışan bir kumaşla, yanar döner parlak renkli elbiseyle tesettür olmaz. Böyle giyinenlerle insan gözü muhakkak alaka kuruyor. Elbiseyi inceleyeyim derken, vücut hatlarına kayılıyor&#8230; Bir hanım tesettürde fakat elbisesi diyor ki, &#8220;Bana bak!&#8221; Bu olmaz! Rengin önemi yoktur yeter ki, kişiyi cazip göstermesin. İnsan kendini Allah&#8217;a beğendirmeye çalışmalı. Önemli olan bu. Mesela bir hanım manto almış. Kimisi bu mantonun rengini beğenmez, kimisi biçimini, kimisi düğmelerini beğenmez. O hanım şöyle soracak kendine: &#8220;Bu mantoyu Allah beğenir mi?&#8221; O&#8217;dur önemli olan. Bol mu? Uzuvları belli ediyor mu? İçini gösteriyor mu? Rengi canlı mı?<span id="more-177"></span></p>
<p>Bir kadının iffetli sayılabilmesi için, örtünmesi yeterli değildir. Kadının bakışları, yürüyüşü, hareketleri&#8230; Bunlar tesettürü oluşturan bütünün parçalarıdır. Kur&#8217;an&#8217;da tesettür, &#8220;cilbab&#8221; diye geçer. Yani kadının kafasından bir örtü bırakacağız, işte oldu cilbab&#8230;</p>
<p>Şimdiki hanımlar, modern tesettürlü (!) Modernizm Avrupa&#8217;ya aittir. Kanımca böyle hanımları imanları kurtaracak&#8230; &#8220;Efendim ben öyle kapanamam.&#8221; Kapanma. O zaman gelecek tehlikelere de razı ol.</p>
<p>Kapalı bir hanım, yolda giden diğer bir kapalı hanımı durdurmuş, şöyle demiş: &#8220;O kadar güzel kapanmışsın ki, çok cazip görünüyorsun!&#8221;</p>
<p>Ceylanı güzelliği için vururlar. En güzel meyveye çok taş atarlar. Altın, değerli olduğu için onu ateşe atıp eritirler. Elmas yontuldukça kıymetlenir. Geyikleri boynuzları için avlarlar. Bazı hayvanlar kürkleri için acımasızca öldürülür. Birçok değerlere sahip olanlar, birçok felaketlere uğrayabilirler. İslamiyet, dünya ve ahiretimizi cennet etmek için vardır. İslamiyet&#8217;in dışına çıkansa, avcının ağına düşer!</p>
<p>Tesettür, kadının cazibesini artırması değildir!</span></span></p>
<img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/isoru.wordpress.com/177/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/isoru.wordpress.com/177/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/isoru.wordpress.com/177/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/isoru.wordpress.com/177/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/isoru.wordpress.com/177/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/isoru.wordpress.com/177/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/isoru.wordpress.com/177/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/isoru.wordpress.com/177/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/isoru.wordpress.com/177/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/isoru.wordpress.com/177/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/isoru.wordpress.com/177/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/isoru.wordpress.com/177/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=isoru.wordpress.com&blog=324084&post=177&subd=isoru&ref=&feed=1" /></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://isoru.wordpress.com/2007/02/21/ortunmebas-ortusu-nasildir-renk-cins-ayrimi-olur-mu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>6</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/c93291656cafc6940a0ecfe60e98dcc5?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">révân</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Din olmaz İse Ahlak Nasıl Olur?</title>
		<link>http://isoru.wordpress.com/2006/11/27/din-olmaz-ise-ahlak-nasil-olur/</link>
		<comments>http://isoru.wordpress.com/2006/11/27/din-olmaz-ise-ahlak-nasil-olur/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 27 Nov 2006 19:48:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>isoru</dc:creator>
				<category><![CDATA[Allah'ın Varlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Azap]]></category>
		<category><![CDATA[Bela]]></category>
		<category><![CDATA[Din]]></category>
		<category><![CDATA[Hz. Muhammed]]></category>
		<category><![CDATA[Kur'an Mücizesi]]></category>
		<category><![CDATA[Kuran]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüman]]></category>
		<category><![CDATA[Müslümanlık]]></category>
		<category><![CDATA[Sohbet]]></category>
		<category><![CDATA[Tefsir]]></category>
		<category><![CDATA[inanç]]></category>
		<category><![CDATA[nefis]]></category>
		<category><![CDATA[İbadet]]></category>
		<category><![CDATA[İmtihan]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan]]></category>
		<category><![CDATA[İslam]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://isoru.wordpress.com/2006/11/27/din-olmaz-ise-ahlak-nasil-olur/</guid>
		<description><![CDATA[
Din olmayan toplumlarda insanlar her türlü ahlaksızlığa açık duruma gelirler. Örneğin dindar bir insan ahirette hesabını vereceğini bildiği için kesinlikle rüşvet almaz, kumar oynamaz, kıskançlık yapmaz, yalan söylemez. Ama dinsiz bir insan bunların hepsini yapmaya açıktır. Bir insanın &#8220;ben dinsizim ama rüşvet almıyorum&#8221; veya &#8220;ben dinsizim ama kumar da oynamıyorum&#8221; demesi yeterli olmaz. Çünkü Allah [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=isoru.wordpress.com&blog=324084&post=146&subd=isoru&ref=&feed=1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><br /><p class="post">
<p><span style="text-decoration:underline;">Din olmayan toplumlarda insanlar her türlü ahlaksızlığa açık duruma gelirle</span>r. <span style="color:red;">Örneğin dindar bir insan ahirette hesabını vereceğini bildiği için kesinlikle rüşvet almaz, kumar oynamaz, kıskançlık yapmaz, yalan söylemez. Ama dinsiz bir insan bunların hepsini yapmaya açıktır.</span> Bir insanın &#8220;ben dinsizim ama rüşvet almıyorum&#8221; veya &#8220;ben dinsizim ama kumar da oynamıyorum&#8221; demesi yeterli olmaz. Çünkü <span style="text-decoration:underline;">Allah korkusu olmayan ve ahirette hesap vereceğine inanmayan bir insan, ortam veya şartlar değiştiğinde bunlardan herhangi birini kolaylıkla yapabilir. &#8220;Dinsizim ama fuhuşyapmıyorum&#8221; diyen bir insan fuhuşun normal karşılandığı bir yerde fuhuşyapabilir. Veya rüşvet almadığını söyleyen bir insan eğer Allah&#8217;tan korkmuyorsa &#8220;oğlum hasta ölmek üzere, onu için rüşvet almak zorundayım&#8221; diyebilir</span>.<strong> Dinsizlikte hırsızlık bile bazı ortamlarda meşru görülebilir. Örneğin böyle kişiler kendilerince otellerden, eğlence yerlerinden havlu veya dekoratif eşyalar almayı hırsızlıktan saymayabilirler.<br />
</strong><span id="more-146"></span><br />
<span style="color:red;"><span style="text-decoration:underline;"><strong>Oysa dindar bir insan böyle bir ahlakı göstermez. Çünkü Allah&#8217;tan korkar ve Allah&#8217;ın, niyetini de, düşüncelerini de bildiğini unutmaz, samimi davranır ve günahtan kaçınır</strong>.<br />
</span></span><br />
Dinden uzak bir insan &#8220;dinsizim ama affediciyim, intikam veya kin hissi duymam&#8221; diyebilir. Ama bir gün öyle bir olay olur ki çileden çıkar ve en umulmayacak tavrı gösterir. Bir insanı öldürmeye, yaralamaya kalkar. Çünkü üzerinde taşıdığı ahlak, ortamlara, koşullara, yaşanılan yere göre değişen bir ahlaktır.</p>
<p>O<span style="text-decoration:underline;">ysa Allah&#8217;a ve ahirete inanan bir kişi koşullar ve ortam ne olursa olsun güzel ahlak göstermekten kesinlikle taviz vermez. Ahlakı &#8220;değişken&#8221; değil &#8220;oturmuş&#8221; olur. Allah dindar insanların üstün ahlakını ayetleriyle haber vermiştir:</span></p>
<p><span style="text-decoration:underline;"><strong>Onlar Allah&#8217;ın ahdini yerine getirirler ve verdikleri kesin sözü (misakı) bozmazlar. Ve onlar Allah&#8217;ın ulaştırılmasını emrettiği şeyi ulaştırırlar. Rablerinden içleri saygı ile titrer, kötü hesaptan korkarlar. Ve onlar-Rablerinin yüzünü (hoşnutluğunu) isteyerek sabrederler, namazı dosdoğru kılarlar, kendilerine rızık olarak verdiklerimizden gizli ve açık infak ederler ve kötülüğü iyilikle savarlar. İşte onlar, bu yurdun (dünyanın güzel) sonucu (ahiret mutluluğu) onlar içindir. (Rad Suresi, 20-22)</strong></span></p>
<img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/isoru.wordpress.com/146/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/isoru.wordpress.com/146/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/isoru.wordpress.com/146/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/isoru.wordpress.com/146/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/isoru.wordpress.com/146/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/isoru.wordpress.com/146/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/isoru.wordpress.com/146/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/isoru.wordpress.com/146/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/isoru.wordpress.com/146/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/isoru.wordpress.com/146/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/isoru.wordpress.com/146/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/isoru.wordpress.com/146/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=isoru.wordpress.com&blog=324084&post=146&subd=isoru&ref=&feed=1" /></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://isoru.wordpress.com/2006/11/27/din-olmaz-ise-ahlak-nasil-olur/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/c93291656cafc6940a0ecfe60e98dcc5?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">révân</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>İnsanın neden ve nasıl yaratılmıştır?</title>
		<link>http://isoru.wordpress.com/2006/09/30/insanin-neden-ve-nasil-yaratilmistir/</link>
		<comments>http://isoru.wordpress.com/2006/09/30/insanin-neden-ve-nasil-yaratilmistir/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 30 Sep 2006 21:36:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>isoru</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kuran]]></category>
		<category><![CDATA[Sohbet]]></category>
		<category><![CDATA[Yaratılış]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://isoru.wordpress.com/2006/09/30/insanin-neden-ve-nasil-yaratilmistir/</guid>
		<description><![CDATA[İNSANIN YARATILIŞI

1 — &#8220;Onun ayetlerinden biri de, sizi topraktan yaratmasıdır.&#8221; (77) 
İlim ispat etmiştir ki,
insanın vücudunun aslı oksijen, hidrojen, fosfor, kükürt, azot, kalsiyum, magnezyum, demir, manganez, bakır, iyot, flor, kobalt, çinko, silisyum ve alüminyum gibi toprak unsurlarından meydana gelmiştir. 
&#8220;Bir de şöyle dediler: — Biz kemik ve toz yığını olduğumuz vakit mi, gerçekten biz mi, [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=isoru.wordpress.com&blog=324084&post=72&subd=isoru&ref=&feed=1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><br /><p><b>İNSANIN YARATILIŞI<br />
</b><br />
<b>1 — &#8220;Onun ayetlerinden biri de, sizi topraktan yaratmasıdır.&#8221; (77) </b></p>
<p>İlim ispat etmiştir ki,<br />
insanın vücudunun aslı oksijen, hidrojen, fosfor, kükürt, azot, kalsiyum, magnezyum, demir, manganez, bakır, iyot, flor, kobalt, çinko, silisyum ve alüminyum gibi toprak <span id="more-72"></span>unsurlarından meydana gelmiştir. </p>
<p>&#8220;Bir de şöyle dediler: — Biz kemik ve toz yığını olduğumuz vakit mi, gerçekten biz mi, yeni bir yaratılışla diriltileceğiz? Ey Resulüm söyle:<br />
— İster taş olun, ister demir olun yahut gönlünüzde büyüyen herhangi bir yaratık olun.&#8221; (78)<br />
<b>İnsan vücudunda demir yok mu, kanımızın rengi nereden? Taşlar, toprağın annesi değil mi, vücut topraktan değil mi?</b></p>
<p>(77) Rum: 20.</p>
<p><b>2 — Meni, nutfe, alaka: &#8220;İnsanoğlu, kendisinin başıboş bırakılacağını mı zanneder?<br />
Dölyatağına dökülen meninin bir parçasından, bir nutfe değil miydi o insan?&#8221; (79) </b><br />
Ayetteki &#8220;min meniyyin&#8221; ifadesi &#8220;Meninin bir parçasında, azıcığında&#8221; manasına gelir ki, binlerce spermin bir tanesinden demektir. Demek ki, meninin hepsinden değil, bu da yeni bilinen meselelerden.</p>
<p><b>&#8220;O, insanı alaktan yarattı&#8221; (80)</b> Alak, &#8220;yapışıp ilişmek&#8221; anlamındadır. İlişkin ve yapışkan şeye de denir. Rahimdeki duluğa da alaka denmiştir.</p>
<p>3 — Karar-ı mekîn ve ceninin safhaları: <b>&#8220;And olsun ki, Biz insanı süzme çamurdan yarattık.Sonra onu nutfe halinde sağlam bir yere yerleştirdik. Sonra da nutfeyi kan pıhtısına çevirdik. Kan pıhtısını bir çiğnemlik et yaptık, bir çiğnemlik etten kemikler yarattık.Kemiklere de et giydirdik. Sonra başka bir yaratık yaptık.</b> (81) Ayetteki &#8220;fi kararın mekîn&#8221; yani &#8217;sağlam bir yerde&#8217; ifadesi, enteresan bir şekilde ana rahmini anlatmaktadır. Rahmin,<br />
ana karnının aşağısındaki emin yerini ve geniş kalın cidarlı o kabı, o geniş yuvarlak zarları, periton içinde bulunan ve onu mesaneye ve kalın bağırsağa bağlayan bu parçaları, ki bunların hepsi rahmin dengesini temin ediyor ve onu sağlamlaştırıyor, eğilmekten ve çocuğu düşmekten koruyor. Hamilelik ilerleyip rahim yükseldikçe bunlar da rahimle beraber uzanıyor ve doğumdan sonra tekrar kısılıp normal vaziyetini alıyor. Tedkik eden ve bu havuz kısmının ve leğen kemiklerinin yaratılış tarzını bilen kimse, &#8220;<b>Sonra nutfeyi sağlam bir yere koyduk</b>&#8221; ayetinin doğruluğunu açıkça anlar.<br />
Ayetteki &#8216;alak&#8217;, yapışkan bir kan pıhtısı manasını ifade ederek, ana rahmine nasıl tutunduğunu göstermekle beraber, asalak, kurt, sülük manasını da ifade etmekte, sülüğe benzeyen ve burgu gibi kuyruğun itmesiyle hareket eden spermin şeklini de gözümüzün önüne getirmekterdir.</p>
<p>4 — Ana rahmindeki üç karanlık: <b>&#8220;Sizi analarınızın karnında üç zulmet içinde hilkatten hilkate yaratıp duruyor.&#8221;</b> (82)<br />
Jinekoloji, senin, ana karnında, su, ışık ve hava geçirmeyen üç sağır perde ile örtülü bulunduğunu söylüyor. Bunlar su geçirmeyen &#8216;Corion&#8217; zarlarıdır.Rahim içten dışa doğru üç doku ile yapılmıştır: Parametrium, miomerium, endometrium<br />
dokuları&#8230;<br />
Bu dokular, ışık, ısı ve su geçirmez zarlarla sarılmıştır. Arap dilinde bunlara &#8216;zulmet&#8217; denir.Bunlar su geçirmeyen münber, ışık geçirmeyen amenion ve ısı geçirmeyen corion zarlarıdır.<br />
(Ey inanmayan doktor! Bütün bunlara nasıl tesadüf dersin?)</p>
<p>(78) Isra: 49-50-51.<br />
(79) Kıyâme: 36-37.<br />
(80) Alak: 2.<br />
(81) Mu minun: 12-13-14.<br />
(82) Zümer: 6.</p>
<img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/isoru.wordpress.com/72/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/isoru.wordpress.com/72/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/isoru.wordpress.com/72/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/isoru.wordpress.com/72/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/isoru.wordpress.com/72/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/isoru.wordpress.com/72/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/isoru.wordpress.com/72/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/isoru.wordpress.com/72/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/isoru.wordpress.com/72/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/isoru.wordpress.com/72/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/isoru.wordpress.com/72/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/isoru.wordpress.com/72/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=isoru.wordpress.com&blog=324084&post=72&subd=isoru&ref=&feed=1" /></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://isoru.wordpress.com/2006/09/30/insanin-neden-ve-nasil-yaratilmistir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/c93291656cafc6940a0ecfe60e98dcc5?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">révân</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Rüzgar&#8217;ın Aşılama Özelliği</title>
		<link>http://isoru.wordpress.com/2006/09/30/ruzgarin-asilama-ozelligi/</link>
		<comments>http://isoru.wordpress.com/2006/09/30/ruzgarin-asilama-ozelligi/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 30 Sep 2006 14:59:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>isoru</dc:creator>
				<category><![CDATA[Allah'ın Varlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Bilim]]></category>
		<category><![CDATA[Fetva]]></category>
		<category><![CDATA[Fıkıh]]></category>
		<category><![CDATA[Kuran]]></category>
		<category><![CDATA[Rüzgarlar]]></category>
		<category><![CDATA[Sohbet]]></category>
		<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://isoru.wordpress.com/2006/09/30/ruzgarin-asilama-ozelligi/</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;Aşılayıcı rüzgarlar gönderdik&#8221;(58) Bitkilerle rüzgarın yapabileceği bir aşılama yakın
zamana kadar bilinmiyordu. &#8220;Meyvaların hepsinden erkekli, dişili yaratan Odur.&#8221; (59)
Hakikati, yani bütün bitkilerin çiçeklerinde, erkek, dişi çifti bulunduğunu ve erkeğin dişiyi
aşılamasıyla meyvaların meydana geldiği anlaşıldıktan sonradır ki, rüzgarların bir aşılayıcı
hizmeti gördükleri öğrenildi.
&#8220;Bilmez misin ki, Allah bulutları sürer, sonra aralarında bir imtizaç meydana getirir. Sonra
da onu üst üste [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=isoru.wordpress.com&blog=324084&post=66&subd=isoru&ref=&feed=1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><br /><p>&#8220;Aşılayıcı rüzgarlar gönderdik&#8221;(58) Bitkilerle rüzgarın yapabileceği bir aşılama yakın<br />
zamana kadar bilinmiyordu. &#8220;Meyvaların hepsinden erkekli, dişili yaratan Odur.&#8221; (59)<br />
Hakikati, yani bütün bitkilerin çiçeklerinde, erkek, dişi çifti bulunduğunu ve erkeğin dişiyi<br />
aşılamasıyla meyvaların meydana geldiği anlaşıldıktan sonradır ki, rüzgarların bir aşılayıcı<br />
hizmeti gördükleri öğrenildi.<br />
&#8220;Bilmez misin ki, Allah bulutları sürer, sonra aralarında bir imtizaç meydana getirir. Sonra<br />
da onu üst üste yığar, bir de görürsünüz ki, onların arasından yağmur çıkar. Gökten içinde<br />
dolu bulunan dağlar indiririz.&#8221;(60) ayetinin ifadesinden de bulutlarda elektriklenmenin<br />
(pozitif iyonların yere doğru inmesi ve negatif iyonların da yeryüzünden yükselmeye<br />
başlamasıyla, yağmur bulutlarının çiftlenmesinden meydana gelen elektriklenmenin)<br />
rüzgarlar vasıtasıyla yapıldığını anlıyoruz. Bulutların elektrik yüklü olduğunu 1752 yılında<br />
ilk olarak Benjamin Franklin ispat etmiştir. Kur&#8217;an&#8217;dan asırlar sonra!&#8230;</p>
<p>(58) Hicr: 22.<br />
(59) Ra&#8217;d: 3.<br />
(60) Nur: 43.</p>
<img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/isoru.wordpress.com/66/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/isoru.wordpress.com/66/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/isoru.wordpress.com/66/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/isoru.wordpress.com/66/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/isoru.wordpress.com/66/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/isoru.wordpress.com/66/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/isoru.wordpress.com/66/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/isoru.wordpress.com/66/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/isoru.wordpress.com/66/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/isoru.wordpress.com/66/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/isoru.wordpress.com/66/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/isoru.wordpress.com/66/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=isoru.wordpress.com&blog=324084&post=66&subd=isoru&ref=&feed=1" /></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://isoru.wordpress.com/2006/09/30/ruzgarin-asilama-ozelligi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/c93291656cafc6940a0ecfe60e98dcc5?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">révân</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Arzın Derinliklerindeki Rızık</title>
		<link>http://isoru.wordpress.com/2006/09/30/arzin-derinliklerindeki-rizik/</link>
		<comments>http://isoru.wordpress.com/2006/09/30/arzin-derinliklerindeki-rizik/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 30 Sep 2006 14:55:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>isoru</dc:creator>
				<category><![CDATA[Allah'ın Varlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Arz]]></category>
		<category><![CDATA[Kuran]]></category>
		<category><![CDATA[Rızık]]></category>
		<category><![CDATA[Sohbet]]></category>
		<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://isoru.wordpress.com/2006/09/30/arzin-derinliklerindeki-rizik/</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;O Allah&#8217;tır ki, arzın içinde ne varsa hepsini sizin için yarattı.&#8221; (57) Ayetin ifade tarzı &#8220;ale-1-
ard&#8221; (arzın üzerinde) şeklinde değil, &#8220;fil ard&#8221; (arzda) şeklindedir. Dünya&#8217;nın nimetlerinin
bizim için yaratıldığını ifade eder.
Arzın içindeki petrol, maden gibi maddelerin insanların istifadeleri için yaratıldığına ve
arzın içinde henüz keşfedilmeyen fakat ileride keşfedilecek unsurların gelecekde geçim
sıkıntısına düşecek insanları kurtaracak gıda vs. maddelerin [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=isoru.wordpress.com&blog=324084&post=65&subd=isoru&ref=&feed=1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><br /><p>&#8220;O Allah&#8217;tır ki, arzın içinde ne varsa hepsini sizin için yarattı.&#8221; (57) Ayetin ifade tarzı &#8220;ale-1-<br />
ard&#8221; (arzın üzerinde) şeklinde değil, &#8220;fil ard&#8221; (arzda) şeklindedir. Dünya&#8217;nın nimetlerinin<br />
bizim için yaratıldığını ifade eder.<br />
Arzın içindeki petrol, maden gibi maddelerin insanların istifadeleri için yaratıldığına ve<br />
arzın içinde henüz keşfedilmeyen fakat ileride keşfedilecek unsurların gelecekde geçim<br />
sıkıntısına düşecek insanları kurtaracak gıda vs. maddelerin bulunduğuna işaret vardır.<br />
Peygamberimiz (s.a.v), bir hadisinde: &#8220;Rızkı, arzın derinliklerinde arayınız&#8221; buyurmuştur.<br />
(Taberani)<br />
(56) Enbiya: 32.<br />
(57) Bakara: 29</p>
<img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/isoru.wordpress.com/65/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/isoru.wordpress.com/65/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/isoru.wordpress.com/65/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/isoru.wordpress.com/65/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/isoru.wordpress.com/65/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/isoru.wordpress.com/65/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/isoru.wordpress.com/65/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/isoru.wordpress.com/65/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/isoru.wordpress.com/65/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/isoru.wordpress.com/65/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/isoru.wordpress.com/65/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/isoru.wordpress.com/65/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=isoru.wordpress.com&blog=324084&post=65&subd=isoru&ref=&feed=1" /></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://isoru.wordpress.com/2006/09/30/arzin-derinliklerindeki-rizik/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/c93291656cafc6940a0ecfe60e98dcc5?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">révân</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Yukarı çıktıkça oksijen azalır.</title>
		<link>http://isoru.wordpress.com/2006/09/30/yukari-ciktikca-oksijen-azalir/</link>
		<comments>http://isoru.wordpress.com/2006/09/30/yukari-ciktikca-oksijen-azalir/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 30 Sep 2006 14:53:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>isoru</dc:creator>
				<category><![CDATA[Akıl]]></category>
		<category><![CDATA[Allah'ın Varlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Bilim]]></category>
		<category><![CDATA[Kuran]]></category>
		<category><![CDATA[Sohbet]]></category>
		<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://isoru.wordpress.com/2006/09/30/yukari-ciktikca-oksijen-azalir/</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;Allah, sapıklığa düşüreceği bir kimsenin göğsünü, sanki zorla göğe çıkarılıyormuş gibi dar ve sıkıntılı kılar.&#8221;(55) Bu ayetten anlıyoruz ki, göğe doğru çıkan bir kimsenin göğsü daralıyor. Toriçelli, bu gerçeği 1643&#8242;te Floransa&#8217;da atmosfer basıncının varlığını ispatlayarak gösterdi. Buna göre, yukarı doğru çıkıldıkça oksijen azalıyor, dolayısıyla nefes alma güçlüğü doğuyor, boğulmalar oluyor. Bunun için, uçaklarda, gereğinde kullanılmak [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=isoru.wordpress.com&blog=324084&post=64&subd=isoru&ref=&feed=1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><br /><p><b>&#8220;Allah, sapıklığa düşüreceği bir kimsenin göğsünü, sanki zorla göğe çıkarılıyormuş gibi dar ve sıkıntılı kılar.&#8221;(55) </b><br />Bu ayetten anlıyoruz ki, göğe doğru çıkan bir kimsenin göğsü daralıyor. Toriçelli, bu gerçeği 1643&#8242;te Floransa&#8217;da atmosfer basıncının varlığını ispatlayarak gösterdi. Buna göre, yukarı doğru çıkıldıkça oksijen azalıyor, dolayısıyla nefes alma güçlüğü doğuyor, boğulmalar oluyor. Bunun için, uçaklarda, gereğinde kullanılmak üzere oksijen tertibatı bulunur.</p>
<p>Kur&#8217;an-ı Kerim, psikolojik bir olayı tarif ederken; &#8220;Zindanda boğazı sıkılmış kimse gibi daraltır&#8221; ifadesini kullanmıyor da, &#8220;Göğe çıkıyormuş gibi daraltır&#8221; diyor. Balon sayesinde, Kur&#8217;an-ı Kerim&#8217;den asırlar sonra, yükseklere çıkma imkanı bulununca havanın azalmasından dolayı ortaya çıkan bir fizyolojik hadise tespit edildi.</p>
<p>(55) En&#8217;am: 125.</p>
<img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/isoru.wordpress.com/64/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/isoru.wordpress.com/64/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/isoru.wordpress.com/64/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/isoru.wordpress.com/64/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/isoru.wordpress.com/64/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/isoru.wordpress.com/64/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/isoru.wordpress.com/64/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/isoru.wordpress.com/64/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/isoru.wordpress.com/64/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/isoru.wordpress.com/64/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/isoru.wordpress.com/64/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/isoru.wordpress.com/64/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=isoru.wordpress.com&blog=324084&post=64&subd=isoru&ref=&feed=1" /></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://isoru.wordpress.com/2006/09/30/yukari-ciktikca-oksijen-azalir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/c93291656cafc6940a0ecfe60e98dcc5?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">révân</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Dünya Kutuplarndan Basıklaştırılmaktadır</title>
		<link>http://isoru.wordpress.com/2006/09/30/dunya-kutuplarndan-basiklastirilmaktadir/</link>
		<comments>http://isoru.wordpress.com/2006/09/30/dunya-kutuplarndan-basiklastirilmaktadir/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 30 Sep 2006 14:41:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>isoru</dc:creator>
				<category><![CDATA[Akıl]]></category>
		<category><![CDATA[Bilim]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Kuran]]></category>
		<category><![CDATA[Sohbet]]></category>
		<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://isoru.wordpress.com/2006/09/30/dunya-kutuplarndan-basiklastirilmaktadir/</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;Görmüyorlar mı ki, biz, muhakkak kuvvetimizle arza gelip etrafından (uçlarından)
noksanlaştırıyoruz. (45) Burada, &#8216;etraf, uçlar demektir. Böylece &#8216;uçların büzülmesi&#8217;
ifadesiyle, dünya kutuplarından basıklaştırılmış&#8217; jeolojik ifadesi arasındaki yakınlık nazarı
itibare alınarak tespit edilebilir ki, Dünyanın şekli elipsoid&#8217;dir. Bu meselenin hareket
bildiren fiil cümlesiyle ifade edilişi, basıklaştırmanın Dünya&#8217;nın hareketiyle devam ettiğini
gösterir.
Kutuplardan biraz basık, ekvator tarafları geniş (şişkin) olan Dünyamızın da, ekseni
etrafında [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=isoru.wordpress.com&blog=324084&post=58&subd=isoru&ref=&feed=1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><br /><p>&#8220;Görmüyorlar mı ki, biz, muhakkak kuvvetimizle arza gelip etrafından (uçlarından)<br />
noksanlaştırıyoruz. (45) Burada, &#8216;etraf, uçlar demektir. Böylece &#8216;uçların büzülmesi&#8217;<br />
ifadesiyle, dünya kutuplarından basıklaştırılmış&#8217; jeolojik ifadesi arasındaki yakınlık nazarı<br />
itibare alınarak tespit edilebilir ki, Dünyanın şekli elipsoid&#8217;dir. Bu meselenin hareket<br />
bildiren fiil cümlesiyle ifade edilişi, basıklaştırmanın Dünya&#8217;nın hareketiyle devam ettiğini<br />
gösterir.<br />
Kutuplardan biraz basık, ekvator tarafları geniş (şişkin) olan Dünyamızın da, ekseni<br />
etrafında dönen bütün cisimlerde olduğu gibi, şişkinliği gittikçe artmaktadır.</p>
<img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/isoru.wordpress.com/58/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/isoru.wordpress.com/58/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/isoru.wordpress.com/58/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/isoru.wordpress.com/58/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/isoru.wordpress.com/58/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/isoru.wordpress.com/58/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/isoru.wordpress.com/58/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/isoru.wordpress.com/58/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/isoru.wordpress.com/58/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/isoru.wordpress.com/58/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/isoru.wordpress.com/58/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/isoru.wordpress.com/58/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=isoru.wordpress.com&blog=324084&post=58&subd=isoru&ref=&feed=1" /></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://isoru.wordpress.com/2006/09/30/dunya-kutuplarndan-basiklastirilmaktadir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/c93291656cafc6940a0ecfe60e98dcc5?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">révân</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Kainat Genişliyor mu?</title>
		<link>http://isoru.wordpress.com/2006/09/30/kainat-genisliyor-mu/</link>
		<comments>http://isoru.wordpress.com/2006/09/30/kainat-genisliyor-mu/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 30 Sep 2006 14:38:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>isoru</dc:creator>
				<category><![CDATA[Allah'ın Varlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Bilim]]></category>
		<category><![CDATA[Darvinizm]]></category>
		<category><![CDATA[Düşünce]]></category>
		<category><![CDATA[Kainat]]></category>
		<category><![CDATA[Kuran]]></category>
		<category><![CDATA[Sohbet]]></category>
		<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://isoru.wordpress.com/2006/09/30/kainat-genisliyor-mu/</guid>
		<description><![CDATA[KAİNAT GELİŞİYOR
&#8220;Biz, göğü kudretimizle bina ettik ve biz muhakkak durmadan genişlik vereceğiz.
(Genişletmeyi terk etmemiş bulunucuyuz.)&#8221; (40-a)
Astronomi, kainatın durmadan genişlemekte olduğunu söylemektedir. Aynı zamanda
nebülözlerin, yıldız gruplarının, gezegenlerin ve gök cisimlerinin birbirlerinden müthiş bir
süratle uzaklaştıklarını ifade etmektedir. Tıpkı lastikten yapılmış bir balonun üfleyerek
şişirilmesi gibi kainat her yönden genişlemektedir. &#8220;Gökler ve yer bir iken, biz onları
birbirinden ayırdık&#8221; (41) [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=isoru.wordpress.com&blog=324084&post=55&subd=isoru&ref=&feed=1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><br /><p>KAİNAT GELİŞİYOR<br />
&#8220;Biz, göğü kudretimizle bina ettik ve biz muhakkak durmadan genişlik vereceğiz.<br />
(Genişletmeyi terk etmemiş bulunucuyuz.)&#8221; (40-a)<br />
Astronomi, kainatın durmadan genişlemekte olduğunu söylemektedir. Aynı zamanda<br />
nebülözlerin, yıldız gruplarının, gezegenlerin ve gök cisimlerinin birbirlerinden müthiş bir<br />
süratle uzaklaştıklarını ifade etmektedir. Tıpkı lastikten yapılmış bir balonun üfleyerek<br />
şişirilmesi gibi kainat her yönden genişlemektedir. &#8220;Gökler ve yer bir iken, biz onları<br />
birbirinden ayırdık&#8221; (41) ayetinde de bu mana vardır.</p>
<p><span id="more-55"></span><br />
Böylece feza, Kur&#8217;an-ı Kerim için bitmeyen, gittikçe genişleyen bir varlıktır. İşte Einstein&#8217;a<br />
baş döndürücü gelen ve büyük fizikçi Huble&#8217;nin nebülözlerin bizim galaksimizden<br />
uzaklaştıklarını keşfetmesi ve Belçikalı matematikçi Abbelematikre&#8217;in, bu keşiften kainatın<br />
genişlemesi teorisini çıkarmasıyla ortaya çıkan ilmi görüşü, bu ayetleri pekiştirmiştir.<br />
Gayet aşikar olarak ortaya çıkan şudur ki, Kur&#8217;an, gerçek ilmi anlayışa yol gösterircesine<br />
köşe noktalarını tespit etmiştir. Bu noktaların, ümmî (okuma yazma bilmeyen) bir şahsın<br />
zihninden doğduğunu iddia etmek ve dolayısıyla Kur&#8217;an ile Hz. Muhammed (s.a.v)<br />
arasında ilişki kurmak mümkün müdür?&#8230; Ne kadar gülünç bir iddiadır!&#8230;</p>
<img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/isoru.wordpress.com/55/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/isoru.wordpress.com/55/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/isoru.wordpress.com/55/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/isoru.wordpress.com/55/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/isoru.wordpress.com/55/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/isoru.wordpress.com/55/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/isoru.wordpress.com/55/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/isoru.wordpress.com/55/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/isoru.wordpress.com/55/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/isoru.wordpress.com/55/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/isoru.wordpress.com/55/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/isoru.wordpress.com/55/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=isoru.wordpress.com&blog=324084&post=55&subd=isoru&ref=&feed=1" /></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://isoru.wordpress.com/2006/09/30/kainat-genisliyor-mu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/c93291656cafc6940a0ecfe60e98dcc5?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">révân</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Dünyanın Yuvarlaklığı</title>
		<link>http://isoru.wordpress.com/2006/09/30/dunyanin-yuvarlakligi/</link>
		<comments>http://isoru.wordpress.com/2006/09/30/dunyanin-yuvarlakligi/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 30 Sep 2006 14:37:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>isoru</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilim]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Kuran]]></category>
		<category><![CDATA[Sohbet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://isoru.wordpress.com/2006/09/30/dunyanin-yuvarlakligi/</guid>
		<description><![CDATA[1 — &#8220;Ey cin ve insan topluluğu! Göklerin ve yerin kuturlarından geçmeye gücünüz yetiyorsa
haydi çıkın. Çıkamazsınız, ancak bir imkan ile çıkabilirsiniz.&#8221;(36)
Ayetteki &#8216;kuturlar&#8217; tabiri bilindiği gibi çaplar demektir. Çap, yuvarlak bir şekil olduğuna
göre, hem göklerin, hem dünyanın yuvarlak olduğu anlaşılır.
Einstein&#8217;e göre, kainatta her şey, kainata tabi olarak küreseldir. Ondan yediyüz sene önce
yaşamış olan Muhyiddin ibn Arabî [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=isoru.wordpress.com&blog=324084&post=54&subd=isoru&ref=&feed=1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><br /><p>1 — &#8220;Ey cin ve insan topluluğu! Göklerin ve yerin kuturlarından geçmeye gücünüz yetiyorsa<br />
haydi çıkın. Çıkamazsınız, ancak bir imkan ile çıkabilirsiniz.&#8221;(36)<br />
Ayetteki &#8216;kuturlar&#8217; tabiri bilindiği gibi çaplar demektir. Çap, yuvarlak bir şekil olduğuna<br />
göre, hem göklerin, hem dünyanın yuvarlak olduğu anlaşılır.<br />
Einstein&#8217;e göre, kainatta her şey, kainata tabi olarak küreseldir. Ondan yediyüz sene önce<br />
yaşamış olan Muhyiddin ibn Arabî ise, Fütuhatın birinci cildinde aynen şöyle der: &#8220;Allah,<br />
kemal sahibidir. Kainatta kendi kemal sıfatını göstermiş, gökleri mükemmel yaratmıştır.&#8221;<br />
Mükemmel şekil küredir. Onun için Allah kainatı küreler şeklinde yaratmıştır.<br />
(33) Hûd: 7.<span id="more-54"></span><br />
(34) Fussilet: 11.<br />
(35) Enbiya: 30.<br />
(36) Rahman: 33.<br />
2 — &#8220;Bundan sonra arzı yapıp düzenledi, ondan suyunu ve otlağını çıkardı.&#8221; (37) &#8220;Allah<br />
geceyi gündüze dolar, gündüzü de geceye dolar&#8221; (38).<br />
Ayetlerindeki &#8216;daha&#8217; fiili yapıp düzenlemek&#8217; anlamına geldiği gibi &#8216;deve kuşunun<br />
yumurtlama yeri, udhiyye, uhuvve, yuvarlak taş ve ceviz atmak&#8217; anlamına gelen dahu&#8217;<br />
mastarıyla da alakalıdır. Arapça&#8217;da bir fiilin iki değişik anlama gelebilmesi özelliğinden<br />
faydalanılarak, Dünya&#8217;nın yuvarlak olduğu anlatılmaktadır. Ayrıca ikinci ayette &#8220;dolamak&#8221;<br />
diye tercüme edilen Arapça &#8216;tekvir&#8217; kelimesi, yuvarlak şekilde sarmak manasına gelir. Bu<br />
ayette de, gece ve gündüzün oluşmasına, Dünya&#8217;nın yuvarlak olması ve dönmesinin sebep<br />
olduğu kastedilmektedir.<br />
3 — &#8220;Gece de bir alamettir onlara. Ondan gündüzü soyar çıkannz&#8221;(39) &#8220;Soyup çıkarmak&#8221;<br />
fiilinin Arapça&#8217;sı olan &#8217;sehl&#8217; kelimesinin &#8220;yuvarlak bir şeyi soymak&#8221;tır. Türkçe&#8217;de de<br />
hayvanların derilerinin soyulduğu yere &#8217;salhane&#8217; (selhhane) denir.<br />
4 — Kur&#8217;an-ı Kerim, kıyametin ansızın, bir anda kopacağını, &#8220;Onlar hiç bilmedikleri bir<br />
zamanda aniden kıyametin gelmesini mi gözlüyorlar?&#8221; (40) ayetiyle ifade ederken, A&#8217;raf<br />
Suresinin 97. ve 98. ayetleri şöyle demektedir: &#8220;Kasabaların halkı, geceleri uyurken onlara<br />
gelecek baskınımızdan güvende midirler? Yahut kasabaların halkı, kuşluk vakti eğlenirken,<br />
baskınımızın kendilerine gelmesinden güvende midirler?&#8221;<br />
Kıyamet aniden gelecek ve geldiği zaman Dünya&#8217;nın bir tarafında gündüz, öbür tarafında<br />
gece olacaktır. Bu da küre şeklinden başka bir şey değildir.<br />
(37) Nâziât: 31-31.<br />
(38) Zümer: 5<br />
(39) Yâsîn: 37.<br />
(40) Zuhruf: 66.</p>
<p>Emine ŞEnlikoglu</p>
<img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/isoru.wordpress.com/54/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/isoru.wordpress.com/54/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/isoru.wordpress.com/54/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/isoru.wordpress.com/54/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/isoru.wordpress.com/54/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/isoru.wordpress.com/54/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/isoru.wordpress.com/54/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/isoru.wordpress.com/54/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/isoru.wordpress.com/54/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/isoru.wordpress.com/54/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/isoru.wordpress.com/54/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/isoru.wordpress.com/54/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=isoru.wordpress.com&blog=324084&post=54&subd=isoru&ref=&feed=1" /></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://isoru.wordpress.com/2006/09/30/dunyanin-yuvarlakligi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/c93291656cafc6940a0ecfe60e98dcc5?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">révân</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Allah&#8217;ın varlığını ispat eder misiniz?</title>
		<link>http://isoru.wordpress.com/2006/09/30/allahin-varligini-ispat-eder-misiniz/</link>
		<comments>http://isoru.wordpress.com/2006/09/30/allahin-varligini-ispat-eder-misiniz/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 30 Sep 2006 14:05:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>isoru</dc:creator>
				<category><![CDATA[Allah'ın Varlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Ateist]]></category>
		<category><![CDATA[Ateizm]]></category>
		<category><![CDATA[Bilim]]></category>
		<category><![CDATA[Darvinizm]]></category>
		<category><![CDATA[Düşünce]]></category>
		<category><![CDATA[Fetva]]></category>
		<category><![CDATA[Fıkıh]]></category>
		<category><![CDATA[Hadis]]></category>
		<category><![CDATA[Kuran]]></category>
		<category><![CDATA[Sohbet]]></category>
		<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>
		<category><![CDATA[inanç]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://isoru.wordpress.com/2006/09/30/allahin-varligini-ispat-eder-misiniz/</guid>
		<description><![CDATA[CEVAP: Ya Rabbi, her zerrede Senin imzan var. Her varlık, beni Allah yarattı diye sinyal
veriyor. Seni ispat etmekten haya ederim fakat mecbur oldum, affet Rabbim&#8230;
Kardeşim Aysel! Allah&#8217;a iki tip insan inanır: Ya aptal, ya en akıllı!.. İkisinin ortası dediğimiz
tipler, inkar etmeyi marifet zanneder.

 &#8220;Mikrobu keşfeden (Pastör), keşfinin açtığı harikalar
karşısında Allah&#8217;a inanır. Fakat o keşfi (Pastör&#8217;den) [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=isoru.wordpress.com&blog=324084&post=50&subd=isoru&ref=&feed=1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><br /><p>CEVAP: Ya Rabbi, her zerrede Senin imzan var. Her varlık, beni Allah yarattı diye sinyal<br />
veriyor. Seni ispat etmekten haya ederim fakat mecbur oldum, affet Rabbim&#8230;<br />
Kardeşim Aysel! Allah&#8217;a iki tip insan inanır: Ya aptal, ya en akıllı!.. İkisinin ortası dediğimiz<br />
tipler, inkar etmeyi marifet zanneder.<br />
<span id="more-50"></span><br />
 &#8220;Mikrobu keşfeden (Pastör), keşfinin açtığı harikalar<br />
karşısında Allah&#8217;a inanır. Fakat o keşfi (Pastör&#8217;den) öğrenen yarım adam: &#8220;Mikrobun<br />
keşfedildiği asırda hiç gizliye inanılır mı?&#8221; diye Allah&#8217;ı inkara kalkar. Bakın nereden gelen<br />
nereye gidiyor&#8221; (18) Hemen şunu da söyleyeyim ki, dindarlık insanlığın fıtratında vardır.<br />
Asrımızda, pozitif ve sosyal ilimlerin çeşitli dallarında mütehassıs olan alimler, din hissinin<br />
insanoğlunda fıtrî olduğuna kanidirler. Çocukta iki yaşından itibaren din hissi teşekkül<br />
etmeye başlar. Üç ile beş yaş arasındaki çocuk, hiçbir telkin sözkonusu olmaksızın,<br />
sebebiyet prensibini anlamakta, kendisiyle kendisinden başkalarını ayırdetmekte ve hatta,<br />
&#8220;Beni, kuşları, oyuncaklarımı kim yaptı?&#8221; gibi sorular sormaktadır. İnsanda, kendisinden<br />
yüce bir varlığa karşı bir özlem bulunduğundan şüphe edemeyiz. Güzel ahlâk, vakar, şeref,<br />
cömertlik, fazilet inkardan değil, hep bu yüce varlığın mevcudiyetinden doğar.<br />
(18) İman ve İslâm Atlası &#8211; N. Fazıl Kısakürek.<br />
Fıtrî olarak insanın içinden gelen Allah&#8217;a yakarış hissi, O&#8217;ndan yardım dileme ihtiyacı ve<br />
O&#8217;na yaklaşma arzusu dindarlığın insanda yaratılıştan mevcut olduğunu gösterir. Şu da bir<br />
gerçek ki, ister inansın, ister inanmasın her fert, büyük bir acıyla, dayanılmaz bir felaketle<br />
karşılaştığı zaman, başka bir deyişle, insan; kibir, inat ve gafletden sıyrılıp selîm olan aslî<br />
yaratılışıyla başbaşa kalma fırsatını bulunca başka şeye değil, sadece tek olan Allah&#8217;a<br />
yalvarır. O&#8217;ndan kurtuluş, yardım ister (19).<br />
Bu girişten sonra sorunuza birkaç tane cevap vereceğim. Yalnız, okurken basit bir roman<br />
gibi okumayıp, düşünerek okumanızı da tavsiye etmek isterim.<br />
A) Bu âlem, maddeden yaratılmıştır. Yani evvelce yok iken sonradan meydana gelmiştir.<br />
Bunu bütün dünya alimleri de kabul etmektedir. Evvelce yok iken sonradan yaratılan<br />
herşey -akıl ölçülerine göre- bir yaratıcının varlığına muhtaçtır&#8230;<br />
Öyle ise, bu âlem de sonradan yaratıldığına göre, o da bir yaratana muhtaçtır. Bu yaratıcı<br />
da Allah Teala&#8217;dır.<br />
B) Herhangi bir şeyi, meselâ, bir masayı ele alalım; masa elbette kendi kendine masa<br />
haline gelmiş değil.<br />
İlk önce küçük bir ağaçtı, sonra ağaç büyüdü. Büyürken ağacın, güneşe, suya, gıdaya<br />
ihtiyacı olduğunu unutmamak lazım. Daha sonra bir insan tarafından kesildi. Ağaç, araba<br />
ile hızarın yanına getirildi. Hızarda kesildi,biçildi, ölçüleri alındı. Çivileri çakılarak bir<br />
masa haline getirildi. Şimdi, en basit bir masa kendi kendine oluşamazken şu kâinat<br />
masası, hem de üzerinde binbir çeşit yiyecek ve canlılar ile donatılmış olduğu halde, kendi<br />
kendine oluşur mu? Buna hangi akıl &#8220;Olur&#8221; der.<br />
(19) En&#8217;âm: 40-41.<br />
Harikalar diyarı gökyüzünü ele alalım. Ve Rabbimiz&#8217;in bir ayeti ile başlayalım:<br />
&#8220;Gökleri, yedi kat üzerinde yaratan O&#8217;dur. Rahman&#8217;ın bu yaratmasında bir düzensizlik<br />
bulamazsın. Gözünü çevir bir bak, bir aksaklık görebilir misin?&#8221; (20)<br />
Önce güneş sisteminden başlayalım: Yaşamakta olduğumuz dünya ile birlikte güneşin<br />
çevresinde dönen dokuz gezegenin teşkil ettiği sisteme güneş sistemi diyoruz. Bu sistem<br />
kâinatın, yeni tabirle evrenin küçük bir parçasını teşkil ediyor. Güneşin gezegenleri sıra ile<br />
şöyledir: Merkür, Venüs, Dünya, Mars (Merih), Jüpiter, Satürn, Uranüs, Neptün, Plüton.<br />
Bunlardan sadece güneşi ve gezegenlerinden dünyayı biraz anlatacağım:<br />
GÜNEŞ: Kendi adıyla anılan sistemin beyni ve çekirdeği hükmündedir. Küre şeklinde<br />
olup, çapı 1.4 milyon, dünyaya uzaklığı ise 150 milyon kilometredir. Saniyede dünyayı 7.5<br />
kere dolaşan ışık, bize 8.5 dakikada gelebilmektedir. Saatte 1000 km. hızla giden bir uçak<br />
bugün yola çıkmış olsa, güneşe ancak onyedi yıl sonra varabilir. Aslında bu kâinatın<br />
büyüklüğü yanında gözde büyütülecek bir mesafe değildir.<br />
Güneş de tıpkı dünya gibi kendi mihveri etrafında döner ve bir devrini 25.5 günde<br />
tamamlar. Çekim gücü ise, yer çekimine nazaran 27 kat daha fazladır. Bu orana göre,<br />
dünyada 70 kg. gelen bir adam, Güneş&#8217;te 1890 kg. gelecektir. İlmî tespitlere göre, güneş,<br />
alev halinde patlayan gaz kümelerinden meydana gelmiş olup yüzeyindeki sıcaklık 5670 santigrat<br />
derecedir.İngiliz astronomu Eddington&#8217;un yaptığı hesaplara göre merkezdeki ortalama sıcaklık 35<br />
milyon santigrat derecedir.<br />
(20) Mülk: 3.<br />
Bu sıcaklıkta katı bir gök cismi bulunamayacağından Güneş&#8217;in kütlesi gaz halindedir.<br />
Güneş, dünya kurulalıdan beri aynı hızla radyasyon neşretmektedir ve bu yüzden günde<br />
360 milyar ton kütle kaybına uğramaktadır. Güneş radyasyonu, güneş için enerji kaybı<br />
olduğu aşikar olmasına ve enerjinin korunumu prensibinin de enerjinin yoktan var<br />
olamayacağını kabul etmesine göre, bu kadar uzun zamandan beri devam eden müthiş bir<br />
enerji sarfı için elbette bir kaynak aramak icabeder. Böyle bir kaynak nerededir? Güneşin<br />
bugünkü radyasyonuna bakarak diyebiliriz ki, bu enerji Güneş dışında bir istasyondan<br />
temin edilse bu istasyonun saniyede bir milyar tonlarla ifade edilen bir miktarda kömür<br />
yakması icabederdi. Böyle bir istasyon mevcut değildir. Boş bir okyanustaki bir gemi gibi<br />
seyreden Güneş, sarfettiği enerji için kendi yağıyla kavrulmaya mecburdur. Güneşi,<br />
kömürünü kendi taşıyan bir cisim ve sarfetiği ışık ve ısı enerjisinin bu kömürden hasıl<br />
olduğunu farz etmiş olsak, bu kömürün birkaç bin senede kül ve cüruha inkılab etmesi<br />
icabeder-<br />
Görüldüğü gibi, Güneş var olduğundan beri büyük bir enerji kaybına maruz kalmasına<br />
rağmen bu güne kadar sönmemiştir. Demekki, bunu söndürmeyen bir kuvvet ve her an<br />
onu besleyen ilahi bir kaynak var. İlmin bile izahtan aciz kaldığı böylesine harikulade bir<br />
olayı kör bir tesadüfe yahut iradesiz bir tabiata bağlamak mümkün müdür? Yalnız ısı ve<br />
ışık kaynağı olarak değil, hayatımızınve kainat nizamının mihveri durumunda bulunan ve<br />
ilmin zirveye çıktığı çağımızda bile mahiyeti tam olarak bilinemeyen, tepemizde, kocaman<br />
bir ampul hükmündeki güneşin mevcudiyeti, Allah&#8217;ın varlığına, sonsuz kudretine kat&#8217;i bir<br />
delil değil de nedir?<br />
(21) Allah ve Modern ilim &#8211; A. Nevfel.<br />
Güneşin mutlak sahibi olan Allah (c.c), Kur&#8217;an-ı Kerim&#8217;inde ondan şöyle bahseder:<br />
&#8220;Güneş de yörüngesinde yürüyüp gitmektedir. Bu ancak Kadîr ve Alîm olan Allah&#8217;ın<br />
kanunudur&#8221; (22). Eğer Güneş şimdiki halinden biraz yeryüzüne yaklaşsa yeryüzü yanar,<br />
kavrulur, böylece yeryüzünde hayat olmazdı. Yine Güneş biraz yeryüzünden uzaklaşsa<br />
bütün sular buz tutar, soğuktan her taraf donar, böylece yine yeryüzünde hayat dururdu.<br />
Ve canlı diye bir şey kalmazdı. Şimdi, Aysel kardeşim iyi düşün; basit bir masa kendi<br />
kendine var olamaz da, bu anlamış olduğun Güneş kendi kendine nasıl Var olabilir?<br />
Elbette var olamaz. Öyle ise, bu muazzam Güneş&#8217;i yaratan bir şuurlu varlık vardır. O da<br />
Allah&#8217;tır. Şimdi, bu muazzam Güneş kendi kendine var olmuştur veya tabiat yaratmıştır<br />
diyenlerde akıl var mıdır? Elbette yoktur.<br />
DÜNYA: İlk önce dünya hakkında Rabbimiz&#8217;in birkaç ayetini okuyalım. Cenab-ı Hakk<br />
şöyle buyuruyor: &#8220;Göklerin ve yerin ve onlarda bulunanların hükümranlığı Allah&#8217;ındır.&#8221;<br />
(23) &#8220;Göklerin ve yerlerin yaratılmasında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelmesinde<br />
akıl sahiplerine şüphesiz deliller vardır.&#8221; (24) &#8220;Allah O&#8217;dur ki, gökleri ve yeri altı günde<br />
yarattı. Sonra arşa istiva etti, saltanatını kurdu. Sizin O&#8217;ndan başka hiçbir yardımcınız<br />
yoktur. &#8220;(25)<br />
(22) Yasin: 38.<br />
(23) Maide: 120.<br />
(24) Âl-i Imran: 190.<br />
(25) Secde: 4.</p>
<p>Dünyanın yaşı kesin olarak bilinmemektedir. Doğrusunu ancak Allah (c.c) bilir. Şairin biri<br />
şöyle demiş: &#8220;Dünya, ilk ve son sayfaları yırtılmış bir kitap gibidir. Ne önünü, ne de sonunu<br />
okuyabiliyoruz.&#8221; Bununla beraber dünyanın yaşı hakkında tahminler, 300 milyon ile 5.5<br />
milyar yıl arasında değişmektedir. Dünya, Güneşe 150 milyon km.&#8217;dir. Ekvator çevresi 40<br />
bin, ekvator yarı çapı 6373 km.dir. Yüzölçümü, 510 milyon km2&#8242;dir. Yerin hacmi, 1,08.1012<br />
km2, ağırlığı ise 6.1021 tondur. Basıklık oranı, 1/297 dir. Ölçülere göre çok büyük fakat<br />
kâinat içinde mikroskobik yeri dahi olmayan Dünyamız, Güneş etrafındaki bir milyar km.<br />
uzunluğundaki yörüngesinde saatte 108 bin km. hızla dönmektedir. Aynı zamanda kendi<br />
mihveri etrafında 24 saatte bir devir yaparak gece ve gündüzleri meydana getirmektedir.<br />
Mihveri etrafındaki sürati ise, 1666 km/saattir. Demek oluyor ki, insanlar bir günde Dünya<br />
mihveri erafında dönerken 40 bin km.lik yol katediyorlar. Bir yılda da saatte 108 bin<br />
kilometre hızla takriben bir milyar kilometrelik bir feza seyahati yapmış oluyorlar.<br />
Muhakkak ki, insanlar bu baş döndürücü seyahatin farkında bile değildirler. Çünkü<br />
herşeyde ilahi bir denge mevcuttur. Şu dönmekte olan dünya aniden duruverse acaba neler<br />
olur?<br />
Araba aniden durunca herkes nasıl öne fırlıyorsa, Dünyanın durmasıyla birlikte herşey<br />
yerinden fırlayacak, belki dağlarla denizler yarış ederken hepsi bir kül yığını gibi<br />
savrulacak. Meselâ, yine Güneş&#8217;e yakın olan gezegenler, hızlı döndüklerine göre, böylece<br />
Güneş&#8217;in çekimiyle dengede kalıp, bulundukları yeri koruduklarına göre, Dünyamızın<br />
güneş etrafında dönüşü biraz yavaşlarsa, o nisbette Güneş&#8217;e yaklaşacak ve yanacaktık.<br />
Hızlansa uzaklaşacaktık ve donacaktık. Öyle bir noktada bulundurulmuşuz<br />
ki, Dünyanın Güneş&#8217;e olan uzaklığı, mevcut canlıların yaşama sebeplerinden<br />
sadece biridir. Diğer gezegenlerde dünyadaki hayata benzer bir hayatın olmamasının<br />
sebebi budur. Aynı şartlar aynı sonucu doğuracağından, dünyadaki şartlar diğer<br />
gezegenlerde olmadığı için, Dünyadakine benzer bir hayatta oralarda yoktur. Öyle ise,<br />
hayatın ne olduğunu, canları ve canlılardaki evrimi (tekamülü) incelemeden evvel,<br />
Dünya&#8217;nın Güneş&#8217;e olan uzaklığını kim tayin etmiş? Dünyayı kim tartmış? Ona kim bu şekli<br />
vermiş? Sonra Dünya&#8217;nın hem kendi ekseni etrafında, hem de Güneşin etrafında dönüşü<br />
var ki, bunlara ilk hareketi veren kim? Bu hareketin devamını sağlayan kim?<br />
Dünya, Allah (c.c) tarafından bizlere bir mekan olarak bahsedildiği için, fizyolojik,<br />
biyolojik, anatomik yapımıza göre bazı imkanlar ve uygun şartlar hazırlanmıştır. Gece,<br />
gündüz, mevsimlerin oluşumu, atmosferin terkibi, meteorolojik olaylar, bitkiler, hayvanlar,<br />
daha nice nimetler ve imkanlar, işte bu hikmete mebni halkedilmiş ve emrimize musahhar<br />
kılınmıştır. Dünya dönmeseydi ve mihverinden 23 derecelik bir sapma ile yörüngesinde<br />
seyretmese idi, ne gece, ne gündüz, ne de mevsimler meydana gelecekti. Neticede, durgun,<br />
sönük, nimetsiz ve lezzetsiz bir alem olacaktı. Teneffüs ettiğimiz havanın içindeki oksijen,<br />
hidrojen, azot, argon, su buharı ve karbondioksit dengesi bozulmuş olsaydı, canlıların<br />
yaşaması imkansız hale gelirdi.<br />
Öyle ise şimdi sana soruyorum Aysel Kardeş: Nasıl bir masa kendi kendine var olmuyor,<br />
onun bir ustası olduğunu söylüyoruz, öyle de şu birazcık anlatmış olduğum dünyamız<br />
kendi kendine yar olabilir mi? Elbette Dünya kendi kendine var olmayıp, onu yoktan var<br />
eden bir ustası vardır. O da Allah (c.c)&#8217;dır. Değil mi Aysel Kardeşim?<br />
Sen de inanıyor, sen de Allah&#8217;ın sanatına hayran kalıyorsun değil mi?&#8230; Misallere devam<br />
edelim&#8230;<br />
GEÇELİM ATOMA: Çevremize baktığımız zaman, canlı, cansız, sayısız varlıklarla<br />
karşılaşırız. İnsanlar, hayvanlar, bitkiler canlı; diğer yandan taş, demir, kömür, toprak gibi<br />
şeyler de cansızdır. Canlılarda, can veya ruh dediğimiz bir kuvvet vardır. Buna mukabil<br />
cansızlarda gizli bir enerji mevcuttur. Buradan &#8216;canlılarda aynı mahiyette bir enerji yoktur<br />
anlamı çıkarmamalıdır. Canlıları, hücre yapısından, beslenme ve solunum yapma gibi<br />
hususiyetleri sebebiyle tefrik ettiğimizden dolayı, onlar için, önceden bir enerjiden ziyade,<br />
hayatiyet söz konusudur. Ruhun bedenden çıkmasıyla insan ölür, cansız bir varlık halini<br />
alır ama gizli enerjisinden hiçbir şey kaybetmez. Çürüyen ceset toprak olur, ona karışır. Bu<br />
noktada toprakla ceset arasında fark yoktur.(26-a) İkisinde de karbon, hidrojen, oksijen,<br />
azot, kükürt, demir vs. gibi atomlar vardır. Atomlar ise, canlı, cansız ne varsa bütün<br />
varlıkların bilinen en küçük parçasıdır. Ve hepsi büyük birer enerji deposudur. (Meselâ, bir<br />
kuruş büyüklüğündeki bir bakır parçasının atomlarındaki mevcut kudret elli bin tonluk bir<br />
gemiye birkaç defa devr-i alem seyahati yaptırabilir. Bir kahve kaşığı kömür tozunun<br />
atomlarında beş milyonluk bir şehrin en soğuk aylarda bir haftalık ısıtma ihtiyacını<br />
karşılayacak enerji vardır. (26) Bir gram Radyum atomunun enerjisi 3.000 ton kömürün<br />
enerjisine denktir. (27) Bu enerjinin dinamosu ise, çekirdek ve etrafında dönen<br />
elektronlardır. Elektronlar durmadan hareket ettiğine göre, şu elimizde tuttuğumuz kalem,<br />
gözümü, ze taktığımız gözlük, sırtımıza giydiğimiz ceket, taşlar da hareketlidir. Çünkü,<br />
onların da en küçük parçası atomdur. Öyleyse, her şeyde bir hareketin olduğunu<br />
söyleyebiliriz.<br />
(26-a) İnsanın topraktan yaratıldığını gösteren ilmî bir işaret.<br />
(26) Anarşi: Kainat Nizamı Anarşiyi Reddeder &#8211; Zeki Ünal.<br />
(27) Allah ve Modern İlim &#8211; Abdürrezzak Mevfel.<br />
Atom, Güneş sistemine çok benzer. Adeta onun küçük bir benzeridir. Atom çekirdiğini<br />
Güneş kabul edersek, etrafında dönen elektronlar da gezegen hükmündedir. Fakat, atom,<br />
Güneş sistemine göre kıyaslanamayacak derecede küçüktür. Meselâ, Güneş&#8217;in çapı, 1.4<br />
milyon kilometre iken atom ancak milimetrenin on milyonda biri kadardır. En küçük<br />
gezegen Plüton&#8217;un çapı, 6.000 kilometre olduğu halde elektronun çapı, atom çapının ancak<br />
yüz binde biri kadardır. Gezegenlerin en süratlisi Merkür&#8217;dür. Hızı, saniyede 47<br />
kilometredir. Halbuki, elektronların sürati, saniyede 300 bin kilometredir. Atomun<br />
çekirdeğinde, artı yüklü protonlarla, hiçbir elektrik yükü taşımayan nötronlar vardır.<br />
Elektronlar ise, eksi elektrik yüklüdür. Elektronlarla çekirdek arasındaki mesafe o kadar<br />
büyüktür ki, kendi cüsselerine göre ay ile dünya arasındaki mesafe kadardır. (28)</p>
<p>Emine Şenlikoglu</p>
<img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/isoru.wordpress.com/50/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/isoru.wordpress.com/50/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/isoru.wordpress.com/50/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/isoru.wordpress.com/50/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/isoru.wordpress.com/50/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/isoru.wordpress.com/50/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/isoru.wordpress.com/50/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/isoru.wordpress.com/50/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/isoru.wordpress.com/50/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/isoru.wordpress.com/50/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/isoru.wordpress.com/50/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/isoru.wordpress.com/50/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=isoru.wordpress.com&blog=324084&post=50&subd=isoru&ref=&feed=1" /></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://isoru.wordpress.com/2006/09/30/allahin-varligini-ispat-eder-misiniz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>36</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/c93291656cafc6940a0ecfe60e98dcc5?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">révân</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Akıl Nedir</title>
		<link>http://isoru.wordpress.com/2006/09/30/akil-nedir/</link>
		<comments>http://isoru.wordpress.com/2006/09/30/akil-nedir/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 30 Sep 2006 13:50:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>isoru</dc:creator>
				<category><![CDATA[Akıl]]></category>
		<category><![CDATA[Allah'ın Varlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Düşünce]]></category>
		<category><![CDATA[Fıkıh]]></category>
		<category><![CDATA[Sohbet]]></category>
		<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://isoru.wordpress.com/2006/09/30/akil-nedir/</guid>
		<description><![CDATA[AKIL
Akıl nedir ki? Çatlamış sandal.
Ne verebilir sana, haydi iste al.
Dersin ki, &#8220;Elim dolu&#8221;, bakarsın ki boş,
Yeterli değil, istersen sonsuza dal.
Akıl bazen melektir, bazen de yılan Bazen aya çıkandır, bazen de yalan. Bulursa sırattan
geçiş fennini, Gerçek eser budur, akıldan kalan.

Herşeyde aklı ölçü etmemeliyiz. Allah ve Rasulünün her emrine boyun eğmeli, &#8220;Şuna aklım
ermiyor&#8221; dememeliyiz, elbette ermez. İşte [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=isoru.wordpress.com&blog=324084&post=49&subd=isoru&ref=&feed=1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><br /><p>AKIL<br />
Akıl nedir ki? Çatlamış sandal.<br />
Ne verebilir sana, haydi iste al.<br />
Dersin ki, &#8220;Elim dolu&#8221;, bakarsın ki boş,<br />
Yeterli değil, istersen sonsuza dal.<br />
Akıl bazen melektir, bazen de yılan Bazen aya çıkandır, bazen de yalan. Bulursa sırattan<br />
geçiş fennini, Gerçek eser budur, akıldan kalan.</p>
<p><span id="more-49"></span><br />
Herşeyde aklı ölçü etmemeliyiz. Allah ve Rasulünün her emrine boyun eğmeli, &#8220;Şuna aklım<br />
ermiyor&#8221; dememeliyiz, elbette ermez. İşte bugünkü İslâm&#8217;ı gerici bilen gençler, kör kuyuya<br />
kova saldıklar için İslâm&#8217;ı bilmiyorlar. İşin en acı yönü de, bildiklerini zannediyorlar.<br />
Birkaç namaz suresi öğretiliyor ama namazın önemi hiç konu edilmiyor. İslâm&#8217;ın sadece<br />
namaz, oruç, hac gibi ibadet yönlerini anlatıyorlar. Fakat İslâm&#8217;ın anayasa ile ilgili ibadet<br />
yönlerini anlatmıyorlar. (İbadet: Allah&#8217;ın bütün emirlerine fiilen itaat etmeye denir.)<br />
İslâm&#8217;ı bütün olarak anlatmıyorlar. Eğer İslâm bir bütün hayat sistemi olarak anlatılsa,<br />
şeytan kanunlarının çarpıklığı meydana çıkacak. Buna fırsat vermemek için uyutmalı din<br />
dersleri okutuluyor.<br />
Gençler de, İslâm&#8217;ı biliyorum zannı ile araştırmıyorlar. Böylece, İslâm&#8217;a, Allah&#8217;ın emirlerine<br />
düşman oluyorlar. İslâm bir bütündür, parça parça olamaz. Eğer parça parça olursa, şuna<br />
benzer:<br />
Küpü küp üstüne koysalar, Gökyüzüne bağlasalar, Altından birini çekseler, Seyreyle<br />
gümbürtüyü.</p>
<img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/isoru.wordpress.com/49/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/isoru.wordpress.com/49/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/isoru.wordpress.com/49/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/isoru.wordpress.com/49/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/isoru.wordpress.com/49/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/isoru.wordpress.com/49/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/isoru.wordpress.com/49/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/isoru.wordpress.com/49/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/isoru.wordpress.com/49/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/isoru.wordpress.com/49/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/isoru.wordpress.com/49/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/isoru.wordpress.com/49/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=isoru.wordpress.com&blog=324084&post=49&subd=isoru&ref=&feed=1" /></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://isoru.wordpress.com/2006/09/30/akil-nedir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/c93291656cafc6940a0ecfe60e98dcc5?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">révân</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Melek gibi olan gençleri, kendi iğrenç ideolojileri uğruna yılan yaptılar.</title>
		<link>http://isoru.wordpress.com/2006/09/30/melek-gibi-olan-gencleri-kendi-igrenc-ideolojileri-ugruna-yilan-yaptilar/</link>
		<comments>http://isoru.wordpress.com/2006/09/30/melek-gibi-olan-gencleri-kendi-igrenc-ideolojileri-ugruna-yilan-yaptilar/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 30 Sep 2006 13:48:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>isoru</dc:creator>
				<category><![CDATA[Allah'ın Varlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Bilim]]></category>
		<category><![CDATA[Düşünce]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüman]]></category>
		<category><![CDATA[Sohbet]]></category>
		<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>
		<category><![CDATA[İdea]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://isoru.wordpress.com/2006/09/30/melek-gibi-olan-gencleri-kendi-igrenc-ideolojileri-ugruna-yilan-yaptilar/</guid>
		<description><![CDATA[(17) Garp Kaynaklarına ve Kur&#8217;an-ı Kerim&#8217;e Göre Hristiyanlık-Ziya Kazıcı.
Halbuki, akıl bir vasıtadır. Ulaşmak istediğimiz yöne götürüyor. Yönünü, sonunu bilmeye
kadir değildir. Neymiş, sanat akıl ile olurmuş. Sanat, aklın sermayesi değil, sanatçının
sermayesidir. Arı, bal yapar, bu bir sanattır. Balı insanlar için yapar.

İnsanlar içindir,
arının gece-gündüz çalışması. Fakat, aynı insanı, zehirli iğnesi ile sokmak sureti ile komaya
sokar, bazen de [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=isoru.wordpress.com&blog=324084&post=48&subd=isoru&ref=&feed=1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><br /><p>(17) Garp Kaynaklarına ve Kur&#8217;an-ı Kerim&#8217;e Göre Hristiyanlık-Ziya Kazıcı.<br />
Halbuki, akıl bir vasıtadır. Ulaşmak istediğimiz yöne götürüyor. Yönünü, sonunu bilmeye<br />
kadir değildir. Neymiş, sanat akıl ile olurmuş. Sanat, aklın sermayesi değil, sanatçının<br />
sermayesidir. Arı, bal yapar, bu bir sanattır. Balı insanlar için yapar.<br />
<span id="more-48"></span><br />
İnsanlar içindir,<br />
arının gece-gündüz çalışması. Fakat, aynı insanı, zehirli iğnesi ile sokmak sureti ile komaya<br />
sokar, bazen de öldürür. Arıda akıl olsa idi, hem gece-gündüz insanlar için çalışıp hem de<br />
aynı insanları sokar mıydı? Tavuk, yumurta yapar. Yumurtayı yapmak, bir fabrika, bir<br />
sanat isteyen olaydır. Yumurta da insan içindir. Fakat, insan yumurtayı almaya gidince,</p>
<p>tavuk tepesine biniverir. Misalleri çoğaltmak mümkündür. Neticede, sanat vardır. Fakat bu<br />
sanat akıl ile meydana gelemez. Allah&#8217;ın kainata koyduğu düzen, zincirleme olarak akar<br />
gider.. Şimdi&#8230; İster misiniz tavuk bize meydan okusun. &#8220;Haydi bakalım benim gibi civciv<br />
yapın, ben civciv yapıyorum, siz hâlâ aya çıkmaktan bahsediyorsunuz&#8221; desin. Ne<br />
diyebiliriz? Önemli olan sanat değildir. Allah (c.c), aya çıkmayı kullarına lütfetmiş,<br />
gökyüzünde uçan kuşlar için, aya kadar uçacak imkan yaratırdı. Fakat öyle dilememiş,<br />
oraya akıl vasıtası ile çıkmayı dilemiş. Bu demektir ki; aya kadar ulaşan akıl, ahirete kadar<br />
da ulaşır.<br />
Allah&#8217;ın kullarına bildirmediği sırları da vardır. Akıl hayatın belki bir zerresine<br />
hükmedebilir. Ama kürresine asla.</p>
<p>Emine Şenlikoglu</p>
<img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/isoru.wordpress.com/48/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/isoru.wordpress.com/48/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/isoru.wordpress.com/48/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/isoru.wordpress.com/48/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/isoru.wordpress.com/48/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/isoru.wordpress.com/48/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/isoru.wordpress.com/48/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/isoru.wordpress.com/48/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/isoru.wordpress.com/48/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/isoru.wordpress.com/48/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/isoru.wordpress.com/48/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/isoru.wordpress.com/48/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=isoru.wordpress.com&blog=324084&post=48&subd=isoru&ref=&feed=1" /></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://isoru.wordpress.com/2006/09/30/melek-gibi-olan-gencleri-kendi-igrenc-ideolojileri-ugruna-yilan-yaptilar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/c93291656cafc6940a0ecfe60e98dcc5?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">révân</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Akıl ve Temizlik</title>
		<link>http://isoru.wordpress.com/2006/09/30/akil-ve-temizlik/</link>
		<comments>http://isoru.wordpress.com/2006/09/30/akil-ve-temizlik/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 30 Sep 2006 13:43:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>isoru</dc:creator>
				<category><![CDATA[Abdest]]></category>
		<category><![CDATA[Bilim]]></category>
		<category><![CDATA[Düşünce]]></category>
		<category><![CDATA[Hristiyan]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüman]]></category>
		<category><![CDATA[Sohbet]]></category>
		<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://isoru.wordpress.com/2006/09/30/akil-ve-temizlik/</guid>
		<description><![CDATA[Sessizce dinlediler. Baktım ki, üçü de bir hayli düşünceye dalmışlar.
— Nereden başlayayım?
— Bilmem&#8230;
— Siz bilirsiniz.
— Ben bilirsem, aynı konuyu biraz daha açmak istiyorum. Batı ilerlemiş, biz geri kalmışız,
bunun sebebi de güya İslâm dini imiş. Emperyalizm&#8217;in bir taktiği vardır. Böl, parçala, yut.
İşte bizi de bölüp, parçalayıp, yutmak istiyorlar. Çünkü, büyük lokmayı yutmak zordur.
Fakat küçük lokmayı yutmak [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=isoru.wordpress.com&blog=324084&post=47&subd=isoru&ref=&feed=1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><br /><p>Sessizce dinlediler. Baktım ki, üçü de bir hayli düşünceye dalmışlar.<br />
— Nereden başlayayım?<br />
— Bilmem&#8230;<br />
— Siz bilirsiniz.<br />
— Ben bilirsem, aynı konuyu biraz daha açmak istiyorum. Batı ilerlemiş, biz geri kalmışız,<br />
bunun sebebi de güya İslâm dini imiş. Emperyalizm&#8217;in bir taktiği vardır. Böl, parçala, yut.<br />
İşte bizi de bölüp, parçalayıp, yutmak istiyorlar. Çünkü, büyük lokmayı yutmak zordur.<br />
Fakat küçük lokmayı yutmak kolaydır. Kardeşlerim, ne olur düşmanlarımıza inanmayalım,<br />
Rabbimiz&#8217;in gücüne gider. Peygamberimizin de öyle&#8230;<br />
<span id="more-47"></span><br />
Bugün Batı, hamamı tanımış ise bunu İslâm&#8217;a borçludur. Daha ikiyüz sene önce, Batı,<br />
yıkanmayı günah sayıyordu. Hatta Azize Elizabeth, bu zevkden (yıkanmaktan) öyle<br />
kaçınıyordu ki, kokmaya başlamıştı, etrafındakiler bu kokudan rahatsız oluyorlardı.<br />
Dayanamaz hale gelince onu yıkanmaya zorlamışlardı&#8230;<br />
(16) Mahkum Duygular-Emine Ö. Şenlikoğlu.<br />
Fakat bu teşebbüslerinde pek muvaffak olamazlar. Çünkü, kadın su ile temas eder etmez<br />
fırlayıp kaçar ve işlediği günahdan dolayı tövbe ve istiğfara başlar. (17) Hatta, bugün dahi<br />
taharetlenmeyen kafirler, nasıl olur da benim kardeşime sahip çıkabilirler? Bu durum,<br />
düşünülmeyecek kadar acı. Yüreğim parçalanıyor. İçlerinden biri:<br />
— Sizin kardeşiniz kim?<br />
— Siz&#8230; Sizler&#8230; Daha dün ortaokulda okurken, &#8220;Müslüman mısınız?&#8221; diye sorulunca<br />
&#8220;Elhamdülillah Müslümanım&#8221; diyordunuz. Ama maalesef bugün, Allah&#8217;ı (c.c) inkar edecek<br />
duruma geldiniz. Fare kedinin dişleri arasına girince bir daha tuzağa düşmemeye tövbe<br />
edermiş. O bir hayvandır, onda akıl olmadığı için o ancak dişlerin arasında uyanır. Ama biz<br />
öyle olmamalıyız. Biz, akılsız farenin tuzağa düştüğü gibi, tuzağa düşmemeliyiz. Bizi yoktan<br />
var edeni sevmeli, O&#8217;na secde etmeliyiz. İnsanların kanunlarına kul değil, Allah (c.c.)ın<br />
kanunlarına kul olmalıyız.<br />
Aklı her şeyde delil gösterip, &#8220;Aklın kabul etmediğine inanmayın&#8221; dediler. Akıl nedir ki?<br />
Nasıl olurda kendini anlayacak kapasitesi olmayan aklı, Allah&#8217;ı anlamakta, ahireti<br />
anlamakta önder gösterebilirler? Binlerce gencimizi, aklı silah olarak kullanmak kaydıyla<br />
dininden koparıp, anasından ayrılan yavru gibi yetim bırakıp gençliği çıldıracak duruma<br />
getirdiler&#8230;</p>
<p>Emine Şenlikoglu</p>
<img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/isoru.wordpress.com/47/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/isoru.wordpress.com/47/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/isoru.wordpress.com/47/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/isoru.wordpress.com/47/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/isoru.wordpress.com/47/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/isoru.wordpress.com/47/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/isoru.wordpress.com/47/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/isoru.wordpress.com/47/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/isoru.wordpress.com/47/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/isoru.wordpress.com/47/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/isoru.wordpress.com/47/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/isoru.wordpress.com/47/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=isoru.wordpress.com&blog=324084&post=47&subd=isoru&ref=&feed=1" /></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://isoru.wordpress.com/2006/09/30/akil-ve-temizlik/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/c93291656cafc6940a0ecfe60e98dcc5?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">révân</media:title>
		</media:content>
	</item>
	</channel>
</rss>