Allah’ın varlığını ispat eder misiniz?

Eylül 30, 2006 at 23:30 p 44 yorum


CEVAP: Ya Rabbi, her zerrede Senin imzan var. Her varlık, beni Allah yarattı diye sinyal
veriyor. Seni ispat etmekten haya ederim fakat mecbur oldum, affet Rabbim…
Kardeşim Aysel! Allah’a iki tip insan inanır: Ya aptal, ya en akıllı!.. İkisinin ortası dediğimiz
tipler, inkar etmeyi marifet zanneder.

“Mikrobu keşfeden (Pastör), keşfinin açtığı harikalar
karşısında Allah’a inanır. Fakat o keşfi (Pastör’den) öğrenen yarım adam: “Mikrobun
keşfedildiği asırda hiç gizliye inanılır mı?” diye Allah’ı inkara kalkar. Bakın nereden gelen
nereye gidiyor” (18) Hemen şunu da söyleyeyim ki, dindarlık insanlığın fıtratında vardır.
Asrımızda, pozitif ve sosyal ilimlerin çeşitli dallarında mütehassıs olan alimler, din hissinin
insanoğlunda fıtrî olduğuna kanidirler. Çocukta iki yaşından itibaren din hissi teşekkül
etmeye başlar. Üç ile beş yaş arasındaki çocuk, hiçbir telkin sözkonusu olmaksızın,
sebebiyet prensibini anlamakta, kendisiyle kendisinden başkalarını ayırdetmekte ve hatta,
“Beni, kuşları, oyuncaklarımı kim yaptı?” gibi sorular sormaktadır. İnsanda, kendisinden
yüce bir varlığa karşı bir özlem bulunduğundan şüphe edemeyiz. Güzel ahlâk, vakar, şeref,
cömertlik, fazilet inkardan değil, hep bu yüce varlığın mevcudiyetinden doğar.
(18) İman ve İslâm Atlası – N. Fazıl Kısakürek.
Fıtrî olarak insanın içinden gelen Allah’a yakarış hissi, O’ndan yardım dileme ihtiyacı ve
O’na yaklaşma arzusu dindarlığın insanda yaratılıştan mevcut olduğunu gösterir. Şu da bir
gerçek ki, ister inansın, ister inanmasın her fert, büyük bir acıyla, dayanılmaz bir felaketle
karşılaştığı zaman, başka bir deyişle, insan; kibir, inat ve gafletden sıyrılıp selîm olan aslî
yaratılışıyla başbaşa kalma fırsatını bulunca başka şeye değil, sadece tek olan Allah’a
yalvarır. O’ndan kurtuluş, yardım ister (19).
Bu girişten sonra sorunuza birkaç tane cevap vereceğim. Yalnız, okurken basit bir roman
gibi okumayıp, düşünerek okumanızı da tavsiye etmek isterim.
A) Bu âlem, maddeden yaratılmıştır. Yani evvelce yok iken sonradan meydana gelmiştir.
Bunu bütün dünya alimleri de kabul etmektedir. Evvelce yok iken sonradan yaratılan
herşey -akıl ölçülerine göre- bir yaratıcının varlığına muhtaçtır…
Öyle ise, bu âlem de sonradan yaratıldığına göre, o da bir yaratana muhtaçtır. Bu yaratıcı
da Allah Teala’dır.
B) Herhangi bir şeyi, meselâ, bir masayı ele alalım; masa elbette kendi kendine masa
haline gelmiş değil.
İlk önce küçük bir ağaçtı, sonra ağaç büyüdü. Büyürken ağacın, güneşe, suya, gıdaya
ihtiyacı olduğunu unutmamak lazım. Daha sonra bir insan tarafından kesildi. Ağaç, araba
ile hızarın yanına getirildi. Hızarda kesildi,biçildi, ölçüleri alındı. Çivileri çakılarak bir
masa haline getirildi. Şimdi, en basit bir masa kendi kendine oluşamazken şu kâinat
masası, hem de üzerinde binbir çeşit yiyecek ve canlılar ile donatılmış olduğu halde, kendi
kendine oluşur mu? Buna hangi akıl “Olur” der.
(19) En’âm: 40-41.
Harikalar diyarı gökyüzünü ele alalım. Ve Rabbimiz’in bir ayeti ile başlayalım:
“Gökleri, yedi kat üzerinde yaratan O’dur. Rahman’ın bu yaratmasında bir düzensizlik
bulamazsın. Gözünü çevir bir bak, bir aksaklık görebilir misin?” (20)
Önce güneş sisteminden başlayalım: Yaşamakta olduğumuz dünya ile birlikte güneşin
çevresinde dönen dokuz gezegenin teşkil ettiği sisteme güneş sistemi diyoruz. Bu sistem
kâinatın, yeni tabirle evrenin küçük bir parçasını teşkil ediyor. Güneşin gezegenleri sıra ile
şöyledir: Merkür, Venüs, Dünya, Mars (Merih), Jüpiter, Satürn, Uranüs, Neptün, Plüton.
Bunlardan sadece güneşi ve gezegenlerinden dünyayı biraz anlatacağım:
GÜNEŞ: Kendi adıyla anılan sistemin beyni ve çekirdeği hükmündedir. Küre şeklinde
olup, çapı 1.4 milyon, dünyaya uzaklığı ise 150 milyon kilometredir. Saniyede dünyayı 7.5
kere dolaşan ışık, bize 8.5 dakikada gelebilmektedir. Saatte 1000 km. hızla giden bir uçak
bugün yola çıkmış olsa, güneşe ancak onyedi yıl sonra varabilir. Aslında bu kâinatın
büyüklüğü yanında gözde büyütülecek bir mesafe değildir.
Güneş de tıpkı dünya gibi kendi mihveri etrafında döner ve bir devrini 25.5 günde
tamamlar. Çekim gücü ise, yer çekimine nazaran 27 kat daha fazladır. Bu orana göre,
dünyada 70 kg. gelen bir adam, Güneş’te 1890 kg. gelecektir. İlmî tespitlere göre, güneş,
alev halinde patlayan gaz kümelerinden meydana gelmiş olup yüzeyindeki sıcaklık 5670 santigrat
derecedir.İngiliz astronomu Eddington’un yaptığı hesaplara göre merkezdeki ortalama sıcaklık 35
milyon santigrat derecedir.
(20) Mülk: 3.
Bu sıcaklıkta katı bir gök cismi bulunamayacağından Güneş’in kütlesi gaz halindedir.
Güneş, dünya kurulalıdan beri aynı hızla radyasyon neşretmektedir ve bu yüzden günde
360 milyar ton kütle kaybına uğramaktadır. Güneş radyasyonu, güneş için enerji kaybı
olduğu aşikar olmasına ve enerjinin korunumu prensibinin de enerjinin yoktan var
olamayacağını kabul etmesine göre, bu kadar uzun zamandan beri devam eden müthiş bir
enerji sarfı için elbette bir kaynak aramak icabeder. Böyle bir kaynak nerededir? Güneşin
bugünkü radyasyonuna bakarak diyebiliriz ki, bu enerji Güneş dışında bir istasyondan
temin edilse bu istasyonun saniyede bir milyar tonlarla ifade edilen bir miktarda kömür
yakması icabederdi. Böyle bir istasyon mevcut değildir. Boş bir okyanustaki bir gemi gibi
seyreden Güneş, sarfettiği enerji için kendi yağıyla kavrulmaya mecburdur. Güneşi,
kömürünü kendi taşıyan bir cisim ve sarfetiği ışık ve ısı enerjisinin bu kömürden hasıl
olduğunu farz etmiş olsak, bu kömürün birkaç bin senede kül ve cüruha inkılab etmesi
icabeder-
Görüldüğü gibi, Güneş var olduğundan beri büyük bir enerji kaybına maruz kalmasına
rağmen bu güne kadar sönmemiştir. Demekki, bunu söndürmeyen bir kuvvet ve her an
onu besleyen ilahi bir kaynak var. İlmin bile izahtan aciz kaldığı böylesine harikulade bir
olayı kör bir tesadüfe yahut iradesiz bir tabiata bağlamak mümkün müdür? Yalnız ısı ve
ışık kaynağı olarak değil, hayatımızınve kainat nizamının mihveri durumunda bulunan ve
ilmin zirveye çıktığı çağımızda bile mahiyeti tam olarak bilinemeyen, tepemizde, kocaman
bir ampul hükmündeki güneşin mevcudiyeti, Allah’ın varlığına, sonsuz kudretine kat’i bir
delil değil de nedir?
(21) Allah ve Modern ilim – A. Nevfel.
Güneşin mutlak sahibi olan Allah (c.c), Kur’an-ı Kerim’inde ondan şöyle bahseder:
“Güneş de yörüngesinde yürüyüp gitmektedir. Bu ancak Kadîr ve Alîm olan Allah’ın
kanunudur” (22). Eğer Güneş şimdiki halinden biraz yeryüzüne yaklaşsa yeryüzü yanar,
kavrulur, böylece yeryüzünde hayat olmazdı. Yine Güneş biraz yeryüzünden uzaklaşsa
bütün sular buz tutar, soğuktan her taraf donar, böylece yine yeryüzünde hayat dururdu.
Ve canlı diye bir şey kalmazdı. Şimdi, Aysel kardeşim iyi düşün; basit bir masa kendi
kendine var olamaz da, bu anlamış olduğun Güneş kendi kendine nasıl Var olabilir?
Elbette var olamaz. Öyle ise, bu muazzam Güneş’i yaratan bir şuurlu varlık vardır. O da
Allah’tır. Şimdi, bu muazzam Güneş kendi kendine var olmuştur veya tabiat yaratmıştır
diyenlerde akıl var mıdır? Elbette yoktur.
DÜNYA: İlk önce dünya hakkında Rabbimiz’in birkaç ayetini okuyalım. Cenab-ı Hakk
şöyle buyuruyor: “Göklerin ve yerin ve onlarda bulunanların hükümranlığı Allah’ındır.”
(23) “Göklerin ve yerlerin yaratılmasında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelmesinde
akıl sahiplerine şüphesiz deliller vardır.” (24) “Allah O’dur ki, gökleri ve yeri altı günde
yarattı. Sonra arşa istiva etti, saltanatını kurdu. Sizin O’ndan başka hiçbir yardımcınız
yoktur. “(25)
(22) Yasin: 38.
(23) Maide: 120.
(24) Âl-i Imran: 190.
(25) Secde: 4.

Dünyanın yaşı kesin olarak bilinmemektedir. Doğrusunu ancak Allah (c.c) bilir. Şairin biri
şöyle demiş: “Dünya, ilk ve son sayfaları yırtılmış bir kitap gibidir. Ne önünü, ne de sonunu
okuyabiliyoruz.” Bununla beraber dünyanın yaşı hakkında tahminler, 300 milyon ile 5.5
milyar yıl arasında değişmektedir. Dünya, Güneşe 150 milyon km.’dir. Ekvator çevresi 40
bin, ekvator yarı çapı 6373 km.dir. Yüzölçümü, 510 milyon km2’dir. Yerin hacmi, 1,08.1012
km2, ağırlığı ise 6.1021 tondur. Basıklık oranı, 1/297 dir. Ölçülere göre çok büyük fakat
kâinat içinde mikroskobik yeri dahi olmayan Dünyamız, Güneş etrafındaki bir milyar km.
uzunluğundaki yörüngesinde saatte 108 bin km. hızla dönmektedir. Aynı zamanda kendi
mihveri etrafında 24 saatte bir devir yaparak gece ve gündüzleri meydana getirmektedir.
Mihveri etrafındaki sürati ise, 1666 km/saattir. Demek oluyor ki, insanlar bir günde Dünya
mihveri erafında dönerken 40 bin km.lik yol katediyorlar. Bir yılda da saatte 108 bin
kilometre hızla takriben bir milyar kilometrelik bir feza seyahati yapmış oluyorlar.
Muhakkak ki, insanlar bu baş döndürücü seyahatin farkında bile değildirler. Çünkü
herşeyde ilahi bir denge mevcuttur. Şu dönmekte olan dünya aniden duruverse acaba neler
olur?
Araba aniden durunca herkes nasıl öne fırlıyorsa, Dünyanın durmasıyla birlikte herşey
yerinden fırlayacak, belki dağlarla denizler yarış ederken hepsi bir kül yığını gibi
savrulacak. Meselâ, yine Güneş’e yakın olan gezegenler, hızlı döndüklerine göre, böylece
Güneş’in çekimiyle dengede kalıp, bulundukları yeri koruduklarına göre, Dünyamızın
güneş etrafında dönüşü biraz yavaşlarsa, o nisbette Güneş’e yaklaşacak ve yanacaktık.
Hızlansa uzaklaşacaktık ve donacaktık. Öyle bir noktada bulundurulmuşuz
ki, Dünyanın Güneş’e olan uzaklığı, mevcut canlıların yaşama sebeplerinden
sadece biridir. Diğer gezegenlerde dünyadaki hayata benzer bir hayatın olmamasının
sebebi budur. Aynı şartlar aynı sonucu doğuracağından, dünyadaki şartlar diğer
gezegenlerde olmadığı için, Dünyadakine benzer bir hayatta oralarda yoktur. Öyle ise,
hayatın ne olduğunu, canları ve canlılardaki evrimi (tekamülü) incelemeden evvel,
Dünya’nın Güneş’e olan uzaklığını kim tayin etmiş? Dünyayı kim tartmış? Ona kim bu şekli
vermiş? Sonra Dünya’nın hem kendi ekseni etrafında, hem de Güneşin etrafında dönüşü
var ki, bunlara ilk hareketi veren kim? Bu hareketin devamını sağlayan kim?
Dünya, Allah (c.c) tarafından bizlere bir mekan olarak bahsedildiği için, fizyolojik,
biyolojik, anatomik yapımıza göre bazı imkanlar ve uygun şartlar hazırlanmıştır. Gece,
gündüz, mevsimlerin oluşumu, atmosferin terkibi, meteorolojik olaylar, bitkiler, hayvanlar,
daha nice nimetler ve imkanlar, işte bu hikmete mebni halkedilmiş ve emrimize musahhar
kılınmıştır. Dünya dönmeseydi ve mihverinden 23 derecelik bir sapma ile yörüngesinde
seyretmese idi, ne gece, ne gündüz, ne de mevsimler meydana gelecekti. Neticede, durgun,
sönük, nimetsiz ve lezzetsiz bir alem olacaktı. Teneffüs ettiğimiz havanın içindeki oksijen,
hidrojen, azot, argon, su buharı ve karbondioksit dengesi bozulmuş olsaydı, canlıların
yaşaması imkansız hale gelirdi.
Öyle ise şimdi sana soruyorum Aysel Kardeş: Nasıl bir masa kendi kendine var olmuyor,
onun bir ustası olduğunu söylüyoruz, öyle de şu birazcık anlatmış olduğum dünyamız
kendi kendine yar olabilir mi? Elbette Dünya kendi kendine var olmayıp, onu yoktan var
eden bir ustası vardır. O da Allah (c.c)’dır. Değil mi Aysel Kardeşim?
Sen de inanıyor, sen de Allah’ın sanatına hayran kalıyorsun değil mi?… Misallere devam
edelim…
GEÇELİM ATOMA: Çevremize baktığımız zaman, canlı, cansız, sayısız varlıklarla
karşılaşırız. İnsanlar, hayvanlar, bitkiler canlı; diğer yandan taş, demir, kömür, toprak gibi
şeyler de cansızdır. Canlılarda, can veya ruh dediğimiz bir kuvvet vardır. Buna mukabil
cansızlarda gizli bir enerji mevcuttur. Buradan ‘canlılarda aynı mahiyette bir enerji yoktur
anlamı çıkarmamalıdır. Canlıları, hücre yapısından, beslenme ve solunum yapma gibi
hususiyetleri sebebiyle tefrik ettiğimizden dolayı, onlar için, önceden bir enerjiden ziyade,
hayatiyet söz konusudur. Ruhun bedenden çıkmasıyla insan ölür, cansız bir varlık halini
alır ama gizli enerjisinden hiçbir şey kaybetmez. Çürüyen ceset toprak olur, ona karışır. Bu
noktada toprakla ceset arasında fark yoktur.(26-a) İkisinde de karbon, hidrojen, oksijen,
azot, kükürt, demir vs. gibi atomlar vardır. Atomlar ise, canlı, cansız ne varsa bütün
varlıkların bilinen en küçük parçasıdır. Ve hepsi büyük birer enerji deposudur. (Meselâ, bir
kuruş büyüklüğündeki bir bakır parçasının atomlarındaki mevcut kudret elli bin tonluk bir
gemiye birkaç defa devr-i alem seyahati yaptırabilir. Bir kahve kaşığı kömür tozunun
atomlarında beş milyonluk bir şehrin en soğuk aylarda bir haftalık ısıtma ihtiyacını
karşılayacak enerji vardır. (26) Bir gram Radyum atomunun enerjisi 3.000 ton kömürün
enerjisine denktir. (27) Bu enerjinin dinamosu ise, çekirdek ve etrafında dönen
elektronlardır. Elektronlar durmadan hareket ettiğine göre, şu elimizde tuttuğumuz kalem,
gözümü, ze taktığımız gözlük, sırtımıza giydiğimiz ceket, taşlar da hareketlidir. Çünkü,
onların da en küçük parçası atomdur. Öyleyse, her şeyde bir hareketin olduğunu
söyleyebiliriz.
(26-a) İnsanın topraktan yaratıldığını gösteren ilmî bir işaret.
(26) Anarşi: Kainat Nizamı Anarşiyi Reddeder – Zeki Ünal.
(27) Allah ve Modern İlim – Abdürrezzak Mevfel.
Atom, Güneş sistemine çok benzer. Adeta onun küçük bir benzeridir. Atom çekirdiğini
Güneş kabul edersek, etrafında dönen elektronlar da gezegen hükmündedir. Fakat, atom,
Güneş sistemine göre kıyaslanamayacak derecede küçüktür. Meselâ, Güneş’in çapı, 1.4
milyon kilometre iken atom ancak milimetrenin on milyonda biri kadardır. En küçük
gezegen Plüton’un çapı, 6.000 kilometre olduğu halde elektronun çapı, atom çapının ancak
yüz binde biri kadardır. Gezegenlerin en süratlisi Merkür’dür. Hızı, saniyede 47
kilometredir. Halbuki, elektronların sürati, saniyede 300 bin kilometredir. Atomun
çekirdeğinde, artı yüklü protonlarla, hiçbir elektrik yükü taşımayan nötronlar vardır.
Elektronlar ise, eksi elektrik yüklüdür. Elektronlarla çekirdek arasındaki mesafe o kadar
büyüktür ki, kendi cüsselerine göre ay ile dünya arasındaki mesafe kadardır. (28)

Emine Şenlikoglu

Entry filed under: Allah'ın Varlığı, Ateist, Ateizm, Bilim, Darvinizm, Düşünce, Fetva, Fıkıh, Hadis, inanç, Kuran, Sohbet, Uncategorized. Tags: .

Akıl Nedir SORU : Allah niçin gözükmüyor, neden göremiyoruz?

44 Yorum Add your own

  • 1. biricik67  |  Aralık 2, 2006, 23:30 p

    konunun başında ” haya ” diye bir sözcük geçiyor ne anlama geldiğini öğrenebilir miyim???
    ne de olsa sormak ayıp değil öğrenmemek ayıp!!!

    Cevapla
    • 2. insan  |  Mayıs 30, 2010, 23:30 p

      sn şenlikoğlu ,hallacı mansurun,beyazıdı bestamının ifade etmekte çağresiz kaldığı kelimelerle ifade edilemiyen yaratıcıyı siz çok yavan ve dar bir açıdan ele almışsınız.burada konuşulup tartışılanlar inananların ınananlara caka satmasından başka bir şey olmadığı kanaatindeyim.burada mesele ne kadar insan bir tanrının olduğunu kendi kendine bulması.atadan babadan kalan zayıf ve cılız inanışın tefekkürden yoksun akıldan uzak hazırcı tembel ve mesnetsiz bir inanmağın eserleri olduğunu düşünüyorum. ıspat budalalığı içerisınde sorulanlara basit ve yavan bir uslupla ifade etmeğe çalışıp,cıkmazlarda ise snın dının sana benımkı bana zırhıyla ahkam kesmek inançlara verilen en büyük darbe olsa gerek.

      Cevapla
  • 3. isoru  |  Aralık 2, 2006, 23:30 p

    haya; utanma duygusudur😉

    Cevapla
    • 4. insan  |  Mayıs 30, 2010, 23:30 p

      haya unutulan bir değerdir sevgili kardeşim……

      Cevapla
  • 5. ebrar  |  Aralık 18, 2006, 23:30 p

    aklımızı elimizle tutamaz gözümüzle göremeyiz görmediğimiz şeylere inanmıyorsak o zaman aklımız yok ve tüm insanlar aptal ALLAHIN varlığına inanmayanlara şu şiiri hediye ediyorum: Babama sordum birgün , Dünyada niçin varız Niçin dua ederiz Niçin namaz kılarız Babam dedi ki: yavrum bir yaratan var bizi şu yeşil ormanları şu masmavi denizi peki baba ALLAHI niçin göremiyoruz bunu soruyorlarda cevap veremiyoruz Bak kızım görünmüyor aldığımız nefes de görünmüyor şu anda konuştuğumuz ses de. ALLAH DA GÖRÜNMÜYOR AMA BİZİ YARATTI SENİN VARLIĞIN BİLE YARATANIN İSPATI SANA ŞÜKÜRLER OLSUN RABBİM SENİ TANITACAK BİR AİLEDE DOĞDUĞUM İÇİN

    Cevapla
  • 6. aslı sude  |  Aralık 28, 2006, 23:30 p

    Allaha niçin dua edriz

    Cevapla
  • 7. aslı sude  |  Aralık 28, 2006, 23:30 p

    cevabınızı bekliyorum
    TEŞEKKÜRLER

    Cevapla
  • 8. gfb ya@sa@r  |  Ocak 8, 2007, 23:30 p

    allaha inanın

    Cevapla
  • 9. gfb y@s@r@s gfb lilere tesekkur k@kce@  |  Ocak 8, 2007, 23:30 p

    allaha inanın

    d

    Cevapla
  • 10. uğur  |  Ocak 13, 2007, 23:30 p

    insanların yüzü ayrı bir şekilde yaratılmış biribirini tanımak için çirkin insanlarda vardır güzel insanlarda bu adaletsiz değil mi?imtahan için diceksin ama insanlar çirkinlere iğrenç şekilde veya acıyarak bakıyorlar güzellere sevgi bir şekilde bakıyorlar bu çirkini isyana sürüklemez mi?

    Cevapla
    • 11. Anonim  |  Ekim 4, 2009, 23:30 p

      dünya bir imtihan yeridir . para mal mülk güzellik zeka hepsi farklıdır gerçek pay öte dünyada alınır.

      Cevapla
    • 12. neşem  |  Ağustos 12, 2010, 23:30 p

      bu çirkinin kusuru değil ona o şekilde yaklaşanların ayıbır

      Cevapla
  • 13. aplhae  |  Ocak 14, 2007, 23:30 p

    Sana koca bir YUH diyorum ugur.. Sen az bisey dusunsen, maddiyatta degil, maneviyatta ararsin gercegi.

    Cevapla
  • 14. isoru  |  Ocak 14, 2007, 23:30 p

    uğur kardeşim
    çok güzel olanların da başka bir kusuru yok mu*
    mükemmel insan mı var hayatta? ..
    Allah c.c. sima güzelliği vermemiş ise başka bir özelliğini arttırmıştır.

    Allah c.c. ın Terazisi şaşmaz. onun terazisinin üzerinede terazi olmaz.

    Cevapla
  • 15. aytekin  |  Ocak 16, 2007, 23:30 p

    Allahu teala (C.C) varlığını şu sözlerle ispatlarım: “Kul hüvallahü ehad.Allahüssamed.lem-yelid ve lem-yüled ve lem-yekun lehü kufuven ehad.ANLAMI:De ki:Allah birdir.Allah hiçbir şeye muhtaç değildir.doğurmamış,doğrulmamıştır.Ona hiçbir şey denk değildir.

    Cevapla
  • 16. patolojik sarhoş.  |  Ocak 27, 2007, 23:30 p

    ayşe kardeşimizin sorusuna cevap veren arkadaştan allah razı olsun….cidden çok etkilendim..mümkünse benim içinde bişeyler yazar mısın kardeşim….ben bundan sonra her gün bu siteye girmeye çalısacam…sizden çok hoş ve güzel mesajlar bekliyom.çünkü gerçekten çok ihtiyacım var….

    Cevapla
  • 17. ateş dide  |  Şubat 16, 2007, 23:30 p

    Dilek kardeş.Allah-u tealanın bu dünyada bizim bildiğimiz kadarıyla 99 ismi tecelli(yansıma)halindedir.Fakat bu isimlerden sadece 2’sinin bu dünyada tecellisi yoktur.Bunlar,Halk ve Beka isimleri.Yani yaratmak ve sonsuz olmak.Bu 2 sıfat Cenab-ı Hakk’ın yarattığı hiçbir mahlukta bulunmaz.O sebepten “Allah baki,biz de bakiyiz” diyemeyiz.Rahman suresinde de “Her nefis(kişi)ölümü tadacaktır”buyuruyor Rabbimiz.Allah elbet vardır.İnsanlar olarak bizlerinde varlığı var.Yani bizler Allahın düşüncesinde değil,mevcut olarak varız.Çünkü bizi yaratmayı o istedi.Bakara suresinde”Allah meleklerine şöyle dedi:Muhakkak ki ben yeryüzünde bir halife yaratacağım.” buyuruyor Rabbimiz.
    Ve en önemlisi sizin de dediğiniz gibi dilekcim o bizi sevdiği için,kıymet verdiği için yarattı.

    Cevapla
  • 18. OĞUZ KAYA  |  Mart 6, 2007, 23:30 p

    Allah her şeye kadirdir.Dileklerinizi dualarla belirtin.

    Cevapla
  • 19. alperen  |  Mart 8, 2007, 23:30 p

    ben bir soru sormak istiyorum

    Cevapla
  • 20. Oğuz  |  Mart 28, 2007, 23:30 p

    ALLAH vardır.Çünki o Her güzelliktedir.
    İspatmı?
    evet:ALLAH’ı arıyanlar kendi merhametline baksınlar
    ALLAH kalaplerde dillerde ve gönüllerdedir.
    Şüpesiz ki Canabı ALLAH Gaffu,rahih ve RAHMAN’dır.

    Cevapla
  • 21. Oğuz  |  Mart 28, 2007, 23:30 p

    ALLAH vardır.
    Çünki o en yüce en merhametli ve affedicidir.
    ALLAH’a gönül veren kişi hakettiği mertebe’yi elbet bulacaktır.
    Mesala ben yanlızken bile kendimi yanlız hissetmem çünki rabbim yanımdadır.
    o beni çok affetti ben onu çok seviyorum

    Cevapla
  • 22. Zekeriya  |  Nisan 24, 2007, 23:30 p

    Bende Allah’ın varlıgını bir kac kisiye ispat etmeye calısmıstım. Okuldaki inanmayan iki arkadasıma. Verdigim örnekler kendime göre o kadar mantıklı idiki. bunları söyledigimde inanmayanın, bunları inkar edemeyecegini ve belkide gercekleri görebilecegini düsünmüstüm. İnanmayanlara bakış açımız hep şudur. aklı olan bir insan nasıl olurda ALLAH’ın varlıgına inanmaz? Dünya üzerindeki bu mukemmel uyum, bu harkuladelik varken, neden inanmazlar.
    hepimiz biliriz ki hidayet ALLAH’tandır. ALLAH dilemedikce bir insana ne kadar delil sunarsanız sunun onun inanması olanaksızdır. Ama şunuda unutmamak gerekir. İnanmayan bir insanın hidayete ulasıp ulasamıyacagını biz bilemeyiz. Bunu ancak ALLAH bilir.
    Benim söyleyeceklerim bunlardan ibaret. Umarım söylemek istedigimi anlatabilmisimdir.

    ALLAH ( C.C) herkese hidayet nasip etsin.

    SELAMETLE….

    Cevapla
  • 23. DELIKAN  |  Mayıs 19, 2007, 23:30 p

    Ey İnsan Oğlu Etme Dünya Nazı…! Kıl Namazını!!!

    Sonra Kılarız Diyenin Dün Kıldık NAMAZINI…!

    Cevapla
  • 24. sema  |  Temmuz 4, 2007, 23:30 p

    herşeye açıklık getirilmiş Halkın sorularını cevaplayanlara teşekür ederiz ama burada genelde merak konusu olan şeyler açıklanıyor ataistlikle fazla alaka kuramadım yani sayfa ismi amaca uygun olmamışama yinede güzeldi.

    Cevapla
  • 25. tuğçe  |  Temmuz 6, 2007, 23:30 p

    Bir arkadaşım karşılaştığı en ufak zorlukta allahın varlığından şüphe ediyor. Onun kafasında bir kere oturmuş Allah yoktur(haşa) diye birşey. Onu değiştirmek için çok çaba harcamak gerekiyor. Kendi de uğraşıyor. Hatta Kur’an öğrenmeye falan başladı. Fakat yapamıyor sürekli aklını o soru tırmalıyor (ALLAH diye bir şey var mı?) (haşa). Ama umarım o da anlayacak..

    Cevapla
    • 26. insan  |  Mayıs 29, 2010, 23:30 p

      siz anlamak için ne yaptınız?

      Cevapla
  • 27. orhan  |  Temmuz 31, 2007, 23:30 p

    allahu teala tabiki vardır bütün kainatı bütün insanlığı yapan birşey olamazmı bana kesinlikle herşey kendiliğinden olmuş demeyim yeryüzünde kendiliğinden olan hiçbirşey yokturdur nasıl sütün içindeki proteinleri karbonhidratları yağları göremiyosan ve bunlar var diyosan yani görmediğin halde olduğunu düşünüyosan nasıl allahın varlığında şüpheye düşersinarkadaşlar sadece düşünelim bunca şeyin bir sebebi olamazmıhaşa kuranı kerim uydurmamı asırlardır günümüze kadar gelmiş ve kıyamete kadarda duracak allah hepimizi af fetsin şüpesiz o merhameti sonsuz ve bagışlayıcıdır

    Cevapla
  • 28. ülkücü  |  Ağustos 9, 2007, 23:30 p

    said nursiye biri gelir der allah nası biri kim yarattı said nursinin cevabı sudur bi treni düşün bütün her vagonu öndeki vagon ceker ama en öndeki vagonu kimse cekmez kendi kendine gider…imamı azamda bu soruya şöle der 5 ten önceki sayı kac der 4 derler 4 ten önceki 3 ten önceki 2 den önceki 1 den öceki 0 derler 0 dan önceki der 0 dan önce sayı yok der adam o da 0 dan önce sayı olmadıgına inanıyonda allahtan önce birinin olmadıgına nie inanmıon…bunlar genellikle markist lerin komünistlerin sorularıdır.

    Cevapla
    • 29. insan  |  Mayıs 29, 2010, 23:30 p

      buradaki yazılanların hepsini okudum.
      herkes bir şekilde inandığı şeyi savunuyor.benimse anlamakta zorlandığım şey şu,burada yazılıp çizilenler belirli bir inancın ispatına dayalı.benimse burayı ziyaret eden inançsız bırını tatmın edecek hıç bir tatminkar açıklamanın olmadığı.bu konularda tartışırken kendinizin ne kadar dolu olup olmadığınız konusunda tartmanız daha doğru olacaktır.

      Cevapla
  • 30. hamiyet  |  Aralık 14, 2007, 23:30 p

    müsübet,bellalar,sikintilar,kötülükler hersey Rabbimden gelir.bizlere birer intahimdir Rabbime sükürlerin en güzelli olsun.

    Cevapla
  • 31. hamiyet  |  Aralık 14, 2007, 23:30 p

    sakin din kardeslerim süpe etmeyin allah korusun dinden cikar insan.

    Cevapla
  • 32. KAZIM  |  Şubat 18, 2008, 23:30 p

    teşekkur ederım hz .brahımın dedıyı gıbı güneşi doğudan ve batıdan batıran emri ALLAHU TALADAN DIR AMİN

    Cevapla
  • 33. ömer  |  Eylül 20, 2008, 23:30 p

    yüce RABBİMİZİN kimseye ihtiyacı yoktur o tekdir birdir hakdır şüphesizki o herşeyi gören duyan bilendir gözle görülmez ama gönülle yaklaştığın zaman onu hissedebilirsin güzelliklerini merhametini hikmetini herşeyini ŞÜKÜRLER OLSUN RABBİM SANA

    Cevapla
  • 34. devrimci  |  Ekim 16, 2008, 23:30 p

    arkadaşlar o kadar abuk sabuk örnekler var ki hayrete düştüm.Masa tabi ki kendiliğinden oluşmaz,fakat o yaratılmamıştır ki,sadece maddelerden birleştirilerek yapılmıştır.Hayatta hiç bir şey yaratılamaz!Ayrıca yorumculardan birisi demiş ki;sütün içindeki karbonhidratları yağları göremiyorsan allahı da göremezsin demiş.O dediğin şeyler merceklerle görülmüş ve kanıtlanmış varlıklardır,ama allahı mikroskopla göremezsin!Diğer bir yorumcu da 0’dan küçük sayı olmadığını iddia ediyor🙂 ben buna sadece gülerim arkadaşlar çok komiksiniz ve bilimden o kadar uzak evrimini tamamlayamayan insanımsılarsınız!

    Cevapla
  • 35. FatiH  |  Kasım 5, 2008, 23:30 p

    Öncelikle herkeze saygılar.
    Bende müslüman bir aileden geliyorum ve yaş belli bi yere geldi dedim kendi kendime; ben Allah a inanıyoum ama bunu neden yapıyorum yani aklı yerinde biri olarak eğer karşıma bir ateist çıksa bana onun varlığını ıspat et dese bunu yapmaktan aciz olduğum için bu konuyu araştırmaya karar verdim ama hayla pek mantığıma oturan bişeyler bulamadım maalesef :S Allah ın varlığını en keskin şekilde en pürüssüz şekilde savunmak istiyorum ama bi kaç forum gezdim herkes mucizelerden bahsetmiş bu iş başınıza gelen mucizeleri dillendirerek olucak gibi değil kesinlikle! yukarda yazılanlar mantıklı bukadar hassas bir düzen kendi kendine bir araya gelmez buraya kadar guzel ama neden herkes bu düzenin 1 yaratıcısı olduğunu savunup 1 den fazla olamıyacığını açıklamamış ? bir masayı 2 kişi daha yaratıcılıkla üretemezmi ? mesela 1 kişi normal bir masa yaptı diyelim 2 kişi açılıp büyüyen bi masa yaptılar gibi sadece basit bi örnek yani sizden istediğim bu konuya açıklık getirilmesi teşşekkürler.

    Cevapla
  • 36. ismail  |  Kasım 20, 2008, 23:30 p

    vesselam*
    insan oğlu okdar aciz ki bakın arkadaşlar şöle bişi var örneğin biri sizin kafanıza taş attı Dielim siz ne yaparsınız hemn o taşı atana ters tepki verirsiniz demi nie çünkü canınız acıdı demi.

    ewet şimdi sizin canınız acıdı siz o acıyı gördünüzmü hayır sadace hisettiniz ee şte daha lafın gerisi varmı
    daha kafanızdaki acıyı göremedinz allah’ı göremediğin için nasıl inkar edebilirsin ::: sözüm inanmayanlara tabi inanmak isteyenlere somut örnek olsun die sakın yalnış anlmayın KArdelerim allah Bİrdir tekdir.İHlas SÜresinde geçer saten hepsi ve selam

    Cevapla
  • 37. rümeysa  |  Kasım 26, 2008, 23:30 p

    allahın varlığını bu güzel dünyayı kim yapa bilir
    biz insanları bu kadar mütiş kim yapabilir
    bu aklı bize kim vere bilirki
    demekki bunu yapan
    ya rabbimiz ALLAH
    SEN RAHİMSİN
    SEN KERİMSEN
    SEN SEVERSİN ALLAHIM

    Cevapla
  • 38. erdem  |  Aralık 7, 2008, 23:30 p

    Yardımlaşma delili: Yağmurun toprağın imdadını, güneşin gözlerin yardımına koşmalarından, ta havanın kanı temizlemesine kadar, bu alem bir yardımlaşma hareketiyle adeta dolup taşmaktadır. Bu yardımlaşmayı yapan taraflar birbirlerini tanımamakta, bilmemektedirler Öyle ise bu merhametli icraatı sebeplere vermek mümkün değildir.

    Cevapla
  • 39. Kasım  |  Şubat 24, 2009, 23:30 p

    Herkese selamlar.
    Öncelikle uğur kardeşim çirkin-güzel sima adaletsizliği gibi görünen düşüncene kendimce cevap vereyim. Maddiyat ve maneviyata önem vermek konusunda değil benim söyleyeceklerim. Çünkü herkes insan ve herkes kusurlu maddiyata önem vermek de insanın bi acizliğidir ve yaratan bizi bu acizliği vererek yaratmıştır. Benim söylemek istediğim; Allah bu dünyada kimisine güzel bir yüz kimisine zenginlik, kimisine şöhret, kimisine çirkinlik veya fakirlik vermiştir. Kimisine bir kaçını birden vermiştir. Ama hepsi de bu dünyaya yöneliktir. Allah bu dünyada kime ne vermişse ahirette ondan hesaba soracaktır. Aslolan ahret hayatı olduğuna göre ve orda ne kadar az şeyden hesaba çekilirsek hesabı daha kolay vereceğimiz düşünüldüğünde aslında adaletsizlik değil tam bir adalet olduğunu anlarız.

    Devrimci ismi ile yazan arkadaşım:
    Allah’ın varlığı konusunda ki deliller seni tatmin etmiyorsa veya komik geliyorsa sana tekbirşey söyleyebilirim. Şöyle düşün
    ”Ya Allah’ın var olduğu ve öbür dünya olgusu var ise ve öbür dünya sonsuzsa o zaman ne yapacaksın?

    Cevapla
    • 40. TUĞBAA  |  Ekim 29, 2009, 23:30 p

      s.a arkadaşlar….sizlerinde çoğu zaman karşılaştığınız gbi bende bi arkadaşıma allahı ispat etmeye çalışmıştm sorularına karsılık ama daha doğrusu benm de bilgi ekskliğimden ve hatta allahı ii tanmadiğmdan diyorum ispatlayamadım bana ‘tamam herşeyi allah yarattı bizi dünyayı herşeyi perki onu kim yarattı’diye bi soruya cevap verememek çok zor bi durum lütfen bana bldğiniz H.Eveya başka bi kitaplardan bldiklerinizden önereblrsiniz aeo

      Cevapla
    • 41. Orhan  |  Mart 4, 2010, 23:30 p

      Tebrik ediyorum seni kardesim bende ateistlere bu sozu soylerim hep.

      Cevapla
    • 42. insan  |  Mayıs 29, 2010, 23:30 p

      sevgili arkadaşlar……eğer ateist bir ortamda doğup buyuseydiniz allahın var olduğunu nasıl bilecektiniz?

      Cevapla
  • 43. aletsiz ucube  |  Ekim 19, 2009, 23:30 p

    ALLAH SİZİN
    DIŞ GÖRÜNÜŞLERİNİZE BAKMAZ AYETLERİ BİLSEK BÖYLE SORULARA GEREK ALMAZ.KARDEŞLER BİZ İSPATLA UĞRAŞİIRKEN ÖLÜME YAKLAŞIYORUZ ALLAHIN YÜZÜNE NASIL BAKICAZ ALLAHIM HEPİMİZİ AFFETSİN KARDEŞLER.

    Cevapla
  • 44. Orhan  |  Mart 3, 2010, 23:30 p

    Bu makaleni yazandan ALLAH Razi olsun Harika yazmissiniz iste ateizme cevap.

    Cevapla

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Trackback this post  |  Subscribe to the comments via RSS Feed


Kitap indir

Gençliğin imanını sorularla çaldılar Pdf formatında indirmek için resmin üzerine tıklayınız. Kitap hakkında daha fazla bilgi edinmek yada farklı formatta indirmek için buraya tıklayınız.

Blog Stats

  • 1,889,566 hits

GençMücahid.Net


%d blogcu bunu beğendi: