İslam’da birden Fazla Kadın ile Evlilik.

Ekim 8, 2006 at 23:30 p Yorum bırakın


Çok kimse tarafından yanlış anlaşılan dörde kadar evlilik meselesinden
bahsedelim. Dinimiz şu ayet-i kerime ile birden fazla kadınla evlenmeye müsaade etmiştir:
Eğer, yetim kızlar hakkında adaleti yerine getiremiyeceğinizden korkarsanız sizin için
helal olan diğer kadınlardan ikişer, üçer, dörder olmak üzere nikah edin. Şayet (bu suretle
de) adalet yapamayacağınızdan endişe ederseniz o zaman bir tane ile, yahut malik
olduğunuz cariye ile iktifa edin. Bu (tek zevce ve cariye), sizin haktan eğrilip sapmamanıza
daha yakındır
.” (146)
Birden fazla, iki, üç ve dört kadınla evlenmek mutlaka yapılması gerekli farz, vacip kabilinden bir emir değil, zinadan kaçınma zaruretine bağlıbir müsaadedir. Fakat bu müsaade de adaletle şartlanmıştır. Ayet-i kerime bir tek zevce ileevlenmenin adaleti gözetmeye daha yakın olduğunu beyan etmekle evlenmede asıl olanınbir tek zevce ile yetinmek olduğunu bildirmektedir.

İslâm’ın doğuşu zamanında, erkeğin evlendiği kadın sayısı belirsizdi. Fakat İslâm gelince
bu meseleye verdiği cevabı şöyle özetleyebiliriz.
1 — Adet tahdidi. En çok dört kadınla evlenilebilir.
2 — Adaleti şart koştu.
3 — Adalet gözetilmeyecekse, bir tane ile yetinmeyi emretti.

Zevceler arasında adalet, yedirme, içirme, giydirme, barındırma, zevciyat muamelesi, sevgi
vs. de gözetilecektir. Şu sevgiyi ele alalım. Acaba psikolojik olarak güzeli, çirkini, genci,
ihtiyarı ile birlikte zevceleri müsavi olarak sevmek mümkün mü? Değilse, adalet yok
demektir. Adalet olamayınca da, bir tane ile yetinmek gerekir. Bu taktirde taaddüt olamaz.
Bu tarz düşünceden yürüyerek, İslâm’da, bir taraftan birden fazla kadınla evlenmeye
müsaade edilirken, diğer yönden bunu mümkün kılmayacak şartlar koşularak bu müsaade
kaldırılmıştır, diyenler vardır. Halbuki, bu yanlış bir kanaattir. Zaruret halinde birden fazla
ve en çok dört zevceyi aynı zamanda saklayacak kimse, yedirme, giydirme, barındırma,
hatta geceleri onların yanında bulunma gibi maddî hususlarda aralarında tam eşitlikle
muamele ettikten sonra, elinde olmayan gönül işini şu ayete göre yürütecektir: “Kadınlar
arasında adalet (ve müsavatı tatbik) etmenize, ne kadar hırs gösterirseniz, asla güç
yetiremezseniz. Bari, birine büsbütün meyledip de ötekini (ne dul, ne kocalı bir durumda)
askılı gibi bırakmayın. Eğer nefsinizi ıslah eder, haksızlıktan sıkınırsanız, şüphe yok ki,
Allah, çok merhametli, çok esirgeyicidir
.” (147)

Peygamber Efendimiz hanımları arasında adaleti tatbik eder ve şöyle derdi: “Allah’ım, bu
benim elimden gelen adalettir. Senin sahip olduğun fakat benim malik olmadığım
adaletten beni mes’ul tutma
.” Sadece sevgi gibi elde olmayan hususlar hariç diğer bütün
davranışlarında koca, zevcelerine karşı eşitliğe riayet eder. Peygamberimiz buyuruyor ki:
Bir erkeğin nikahında iki kadın bulunur da aralarında adaleti gözetmezse kıyamet gününe
bir tarafı düşük, felçli olarak geli
r” (148). “Zevcelerden biri gayri müslim olsa, ona da aynı
adalet tatbik edilir
. (149)
Tekrar edelim ki, taaddüd-i zevcat, İslâm’da farz, vacip gibi yapılması mecburi bir emir
olmayıp ancak bazı zaruretler karşısında zinadan korunmak ve dolayısıyla cemiyeti
ahlaksızlıktan kurtarmak için bir çözüm tarzıdır. İslâm dini, bir taraftan zinaya, idama
kadar varan cezalar tertip ederken, diğer yönden ona vesileler bıraksaydı haksızlık olurdu.
İslâm alimleri, taaddüd-i zevcatı zaruri kılabilecek bazı sebepleri şöylece sıralamaktadırlar:
1 — Kadının, yaratılıştan cinsi iktidarsızlığa ve iştahsızlığa maruz bulunması.
2 — Zevcelik vazifesini görmesine mani müzmin bir hastalığa yakalanması.

3 — Kadının çocuk yapmaması.
4 — Kadın, ortalama ayda bir hafta hayız, her doğumdan sonra takriben kırk gün nifas
(lohusalık) hali geçirir. Bu müddetler içinde cinsî münasebette bulunmak İslâm’da
haramdır.
5 — Kadının cinsî kudreti, umumiyetle, erkeğe nisbetle 10-20 yıl evvel zayıflar. Halbuki, bu
zamanlarda ailenin durumuna göre bazen çocuk bile istenebilir…
6 — Başta harp olmak üzere zuhur eden büyük felaketlerde meydana gelecek erkek kıtlığı.
Bunun en güzel misali, İkinci Dünya Harbinden sonra Almanya’dır. Alman kadınlar,
düştükleri acıklı hal ile hatta “Erkek ithalatı” nı arzu etmişlerdir.

” İslâm’daki birden fazla evliliğe hücumlarda bulunan Avrupa, bütün bu saydığımız
zaruretleri tek bir şeyle halletmek istedi: “Zinaya göz yummak” Zina, fahişe, nameşru
çocuk, meşru nikaha, meşru zevceye, meşru evlada tercih edildi. Bununla beraber
Avrupa’da, kadın, erkek sayısındaki bu muvazenesizliği, metreslerin erkek hayatında ve
malın güncel hayatta meydana getirdikleri tahribatı, veled-i zinanın çoğalması ile
cemiyetlerde çocuk düşürmenin fazlalaştığını gören düşünürler, taaddüd-i zevcat hakkında
tasvipkâr davranmaya başlamıştır. (150)
Şunu da söyleyelim ki, İslâm hukukunda evlenme akdi yapılırken kadın, kocasının, üzerine
evlenmemesi şartını koşabilir. Usulüne göre yapılacak akidde, kocasının üzerine
evlenmemesine veya evlendiği takdirde ikinci zevceyi birinci zevcenin kendisi boşama
hakkına sahip olabilmesine dair tanzim edilecek mukavele muteberdir. “İfa etmenize en
çok layık olan şart, kadınların namusunu helal edinirken (kadınları nikâhlarken)
koştuğunuz şarttır
” (151) buyurulmuştur. Bu takdirde, taaddüd-i zevcatta kadının kendisi
de rey sahibi olur. Göreceği manevî zararlar, bertaraf edilmiş bulunur.

Birden fazla evlilik, dünyanın birçok yerlerinde resmen kaldırılmıştır. Fakat bu realite, o
yine de devam etmektedir. Bu yüzden, zaman zaman doğan çocukların nesebini idarî
yoldan tashih için, kanunlar çıkarılmıştır. Türkiye’de 30.4.1945 ve 7.2.1950 tarihlerinde
çıkarılan kanunlar gibi… Son olarak şunu söyleyelim ki, İslâm dini, bazı zaruretler
karşısında birden dörde kadar evlenmeye cevaz vermiştir.
İnsanlık, halen, faydalarını
hakkıyla takdir edip bunu kabul etmemişse, birçok tecrübeden sonra birgün mutlaka kabul
edecektir.
Bekir Topaloğlu’nun, İslâm’da Kadın adlı kitabına da aldığı, 1924 yılında aile kanununun
hazırlanması münasebetiyle Millet Meclisinde ve matbuatta taaddüd-i zevcat hakkında bir
hayli tartışmalar olmuş. Ord. Prof. Dr. Mazhar Osman’ın bu konuya dair makalelerini, hem
tartışmalar hakkında güzel bir özet verdikleri, hem de ihtisası hasebiyle ilmi oldukları için
aynen alıyoruz.

(145) Buhari, Nikah bahsi: 41.
(146) Nisa: 3.
(147) Nisa: 129.
(148) İslâm’da Kadın – Bekir Topaloğlu
(149) Aynı eser.
(150) Aynı eser.

Entry filed under: İslamda Evlilik. Tags: .

İslam’da Kadın Hakları İslamda Evlilik

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Trackback this post  |  Subscribe to the comments via RSS Feed


Kitap indir

Gençliğin imanını sorularla çaldılar Pdf formatında indirmek için resmin üzerine tıklayınız. Kitap hakkında daha fazla bilgi edinmek yada farklı formatta indirmek için buraya tıklayınız.

Blog Stats

  • 1,888,852 hits

GençMücahid.Net


%d blogcu bunu beğendi: