Kabir azabı deniliyor ama bir türlü aklım almıyor. Nedir Kabir Azabı? Mumyalar…

Ekim 8, 2006 at 23:30 p 24 yorum


Materyalist sistem (yani maneviyata inanmayan, her şeyi madde ile ölçen sistem)
bizi Materyalist bakışa mahkum ettiğinden, her şeyde aklın kabul edebileceği delili
arıyoruz. Aklın kabul etmediği delili almıyoruz. Akıl, madde alemi ile ilgili her şeyi
çözemez, önce bu bakışı değiştirmeliyiz. Kabir suali ve azabı bedene değil ruhadır. Ölmüş
insanın ruhu ta kıyamete kadar bir daha bedene dönmez. Öldükten sonra yakılan, yahut
hayvanlar tarafından parçalanıp yenen, yanıp kül olan, zerre zerre parçalanıp, hiç cesedi
kalmayan insanlar da vardır. Olmayan cesede ruhun gelip yerleşmesi mümkün değildir.
Kuruyan ağaç nasıl canlanmazsa, ölen insan da dünyada bir an için dahi canlanmaz.


Nitekim, tekrar dünyaya döndürülmek isteyen ruhlara yüce Allah (c.c) bunun olmayacağını
bildirmiştir:
Onlardan birine, ölüm geldiği zaman, Rabbim der, beni (dünyaya) geri döndürünüz ki,
terkettiğim dünyada yararlı bir iş yapayım. Hayır bu onun söylediği (olmayacak) bir laftır.
Önlerinde ta dirilecekleri kıyamet gününe kadar, (geriye dönmelerine engel olan) bir
berzah (geçit) vardır.
” (116)
Cesede hayat verip onu bozulmaktan koruyan can, yani ruhtur. Can çıkınca, ceset
çürümeye ve temel elemanlarına dönüşmeye başlar. Nihayet, tamamen eriyip toprağa
karışır. İnsana kişiliğini veren ruhtur. Ruh ise ölmez, ebedîdir. Dünyada yaptığı işlere göre,
ya yücelere çıkar, iyi ruhlarla beraber zevk-ü sefa içinde bulunur ya da zindanlara atılıp,
azaplara sokulur.

Hz. Ebu Hüreyre (r.a), bu konuda Allah’ın Resulünden (s.a.v) duyduklarını şöyle anlatır:
Mü’minin ruhu, (cesedinden) çıktığı zaman oniki melek alıp (göğe) çıkarır.”

Mü’minin Ruhunun güzel koktuğunu anlatan Ebu Hüreyre (r.a) şöyle devam ediyor.
Gök halkı:
— Yer tarafından güzel bir ruh geldi. Allah sana ve içinde ömür sürdüğün bedene rahmet
etsin, derler. Bu ruh yüce Rabb’ine götürülür. Sonra yüce Allah:
— Bunu sürenin sonuna (yani sidretü’l-münteha’ya) götürün, der.
Kafirin kötü kokan lanetli ruhu da (bedeninden) çıkınca gök halkı:
— Yer tarafından pis bir ruh geldi, derler.
Bunu, sürenin sonuna (yani zindana götürün) dediler.” Hadisi nakleden Ebu Hüreyre (r.a)
diyor ki: “Allah Resulü, kafirin ruhunun kötü koktuğunu anlatırken gömleğini burnuna
tuttu
.” (117)

.
Talha b. Ubeydullah şöyle demiş: “Ormanda malımı arıyordum. Geç oldu. Abdullah b. Amr
b. Haram’in kabrine sığındım. Kabrinden öyle bir kıraat (okuma) sesi duydum ki ondan
daha güzelini duymamıştım
.”

Allah’ın Rasulü (s.a.v) buyuruyor ki: “O, Abdullah’tır. Bilmiyor musun, Allah (c.c.) onların
ruhlarını aldı, zeberced ve yakut kandillerine koydu, cennetin ortasına açtı. Gece olunca
ruhları tekrar kandillerine (cesetlerine) geri döndürülür. Şafak atıncaya kadar böyle sürer.
(Şafakla) tekrar ruhları bulundukları yere gönderilir
.” (118)

Şimdi burada her gece cesetlerine gönderilen ruh, elbette cesedin içine sokulmamaktadır.
Bundan kastedilen, her gece ruhun kabri civarına gelmesidir. İşte kabir sorgusu sırasında
ruhun cesede reddi de, cesedin yanında bulunması, kendisini cesedinde sanmasıdır.
Ruh, içinde uzun süre yaşadığı, kemal kazandığı bedenden ayrıldıktan sonra da hem
ayrıldığı bedenini görür, hem de kendisini, bedenin şeklini, latif cisim olarak
koruduğundan, aynen bedeni içinde hisseder. Nasıl ki insan rüyada, yaşadığı olayları, ruh
olarak yaşadığı halde, bedende yaşıyor, görüyor zanneder. Rüyada dolaştığı yerleri,
bedensiz olarak dolaştığının farkında değildir.
Rüyada ruh, bedenden tam ayrılmaz, fakat kapalı, penceresiz bir kafes gibi ruhun manevi
güçlerine, basiret gözüne engel olan bedenin etkisinden nisbeten kurtulur. Ruhun görüş
açısına gerilen perdeler vardır. Ruh, bedene gizli kalan dünyalara uzanır.
Ölüm halinde ise, tamamen bedenin etkisinden kurtulan ruh, gezer, dolaşır, içinde
yaşadığı bedenin çevresinde dolanır. Hatta ilk önce bedenden kurtulduğu için kendisini
hala beden içinde sanır. İşte ölümden sonra vuku bulacak sorgu da ruhun bedene
dönmesi,bedenin yanında bulunması ve aynen beden içinde imiş gibi sevinç ve azap
duyması anlamına gelir. Allah’ın yaratılış yasasına ve ayetlerin açık ifadesine aykırıdır.
Çünkü, Cenab-ı Hak, ruhun bir daha dünyaya yani maddi bedene dönmeyeceğini
bildirmiştir…

Yüce Allah: “Firavun ailesini azabın en çetinine sokun (deriz)” (119) buyurmaktadır. Bu
sunulma, kabir azabıdır. Ayetten hitabın ruha olduğu açıkça anlaşılmaktadır.
Kabir azabının, bedene değil, ruha olduğunu aşağıdaki hadis açıkça göstermektedir.
Mi’raca çıkarıldığım vakit, öyle bir kavmin yanından geçtim ki bunlar bakırdan
tırnaklarıyla yüzlerini ve göğüslerini tırmalıyorlardı. Cebrail’e; “Bunlar kimdir?” dedim.
“İnsanların, etlerini yiyen, gıybet edenler ve namuslarına tecavüz edenlerdir, ded
i” (120)
Burada, Peygamberimizin (s.a.v) azap içinde gördükleri, o şahısların bedenleri değil,
ruhlarıdır. Bedenler çürüyüp gitmiştir.
Mü’min, kabrinde yemyeşil bir bahçe içinde bulunur. Kabri yetmiş zir’a genişletilir.
(Kabrin şu kadar genişletilmesi, ölünün ruhunun geniş bir makam içinde bulunması
demektir.) Ve içi, ayın ondürdüncü gecesi gibi aydınlatılır.

Peygamber (s.a.v), ashabına
hitaben: Biliyor musunuz; “Kim benim zikrimden (Kur’an’dan) yüz çevirirse, onun
hakkında dar bir geçimdir ve biz onu kıyamette kör olarak neşrederiz” ayeti kimin
hakkında inzal buyurulmuştur? dediler. Allah ve Rasulü bilir denildi. Buyurdu: O, kafirin
kabrinde göreceği azaba dairdir. O kafire doksan dokuz “Tınnin” musallat olur. “Tınnin”
nedir biliyor musunuz? dediler. Hayır. Buyurdu ki: O, yedi başlı bir yılandır. Kafirleri,
kabirlerinden kaldırıldıkları zamana kadar ısırırlar, sokarlar ve şişirirler
. (121)

Hz. Peygamber (s.a.v), kabir azabından Allah’a (c.c) sığınmıştır. Zeyd b. Sabit diyor ki:
“Peygamber (s.a.v) ile Neccaroğullarının çevirmesinde bulunuyorduk. Kendileri katırın
üstünde idiler. Biz de kendisinin yanında idik. Birden, katırı ürküp saptı, az kalsın
kendilerini düşürecekti. Bakım ki, yanımızda altı yahut beş ya da dört kabir var.
Buyurdular ki:
Kim bu kabirlerin sahiplerini biliyor? Bir adam:
— Ben, dedi.
— Bunlar ne zaman öldüler? dedi.
— Şirk devrinde öldüler ya Rasulallah, dedi.
— Bu ümmet de kabirlerinde imtihan edilir. Eğer gömülmekten vazgeçecek olmasaydınız,
benim işittiğim kabir azabını size de işittiririrdim, dedi. Sonra yüzünü bize doğru
çevirerek:
— Cehennem azabından Allah’a sığınırız, dedi.
— Cehennem azabından Allah’a sığınırız dediler.
— Kabir azabından Allah’a sığınırız, dedi.
— Kabir azabından Allah’a sığınırız, dediler.
— Açık ve gizli fitnelerden Allah’a sığınırız, dedi.
— Açık ve gizli fitnelerden Allah’a sığınırız, dediler.
— Deccal fitnesinden Allah’a sığınırız, dedi.
—Deccal fitnesinden Allah’a sığınırız, dediler.” (122
)

Peygamberimizin (s.a.v), ashabına kabir azabından Allah’a sığınmayı öğrettiğini anlatan,
bazı kimselerin, kabirlerinde azab edildiklerini bildiren hadisler vardır. Peki, ruh, kabrin
içinde midir ki, kabirde azap edilsin?

Ruhun azaba, uğratılması için kabrin içinde olması gerekmez mi? Hadislere göre, temiz
ruhlar serbesttir. Diledikleri yere giderler. Fakat günahlı ruhlar tutuklanır, azaba
sokulurlar. Bunun, uzun yıllar içinde yaşadığı beden kalıbı ile de manevi bağlantısı vardır.
Onu düşünür, onun yanına gelir, onun halini görür. Hem böyle bedenini dışarıdan görür,
hem de ruh kendisini bedenin içinde hisseder. Çünkü, kendisi bedenden ayrılmakla
beraber yine de şeffaf bir bedene, kendisini diğer ruhlardan ayıran latif bir cisme, bir şekle
sahiptir. Bu şekil, dünyadaki bedenin şeklidir ama ondan daha güzel veya daha çirkindir.
Esas şekil o şekildir. Binaenaleyh bedenden ayrılan ruh, yine kendisini bedende hisseder.
Aynı zamanda kabirde bulunan bedenin yanına gelir. Kabrinin çevresinde bulunur ama
oraya da bağlı değildir. Başka yerlere de gider. Basiret gözü açık olanlar, o beden içinde
yaşamış ruhun, azapta mı, nimette mi olduğunu görebilirler. Hatta bazı hayvanların dahi
azapta olanları görüp hissettiklerine dair hadisler vardır. İşte Allah’ın Rasulü (s.a.v) bazı
kabirde bulunanların azaba uğradıklarını söylemiştir. Fakat onların cesetlerine azap
ediliyor dememiştir.(122-a)

Ruh, bedenden ayrıldıktan sonra ta kıyamete kadar olan hali, kabir halidir. Bedenden
ayrılan ruhun gördüğü azaba, kabir azabı denmiştir. Çünkü ruh hayatı, insanın ölümüyle
başlar. Fakat insan ölünce genellikle kabre konulduğu için, ruh hayatına kabir hayatı
denmiştir. Aslında kabir hayatı ruhun hayatıdır. Kabre konulsun konulmasın, bedenden
ayrılan ruhun hayatı, azap veya nimeti, kabir hayatı yani ölümden sonraki hayattır.

Sonuç olarak: Kabir azabı vardır, bu azap bedene değil, ruhadır. Rabbim bütün
Müslümanlar’ı kabir azabından korusun.
Ahiret aleminde, o alemin icabına göre bir bedenimiz olacağı için, azap ve nimet onun
vasıtasıyla olabilir. Lakin cismimiz çürüyüp toprak olunca bu azap veya nimet nasıl
hissolunacak? denilecek olursa; azap ve mükafat hem bedene ve hem ruhadır, deriz. Lakin
bunları hissedecek olan şey ruhtur.

(122-a) İnsan ve İnsanüstü-Süleyman Ateş.
(118) İnsan ve İnsanüstü -Süleyman Ateş.
(119) Mü’min: 46.
(120) Ebu Davut.
(116) Mü’mimun: 99.
(117) Müslim, Cennet 17, H. 75
(121) Tirmizi (Ebu Hureyre’den)
(122) Müslim, Cennet: 67.

Emine Şenlikoglu

Entry filed under: Azap, Hz. Muhammed, Ruh, Sahabe. Tags: .

Kur’an-ı Kerim’in Allah Tarafından Gönderildiğini Gösteren Ayetler. İslam’da Kadın Hakları

24 Yorum Add your own

  • 1. emmda  |  Aralık 13, 2006, 23:30 p

    Kabir azabını aklın almaması kuranı tek başına yorumlamaya kalkışmandan oluyor.Peygamber efendimizin bu konuda tevatur olan bir çok hadisi var kuranı şüphesiz en iyi anlayan yorumlayan ve uygulayan Peygamberimizdir. Bu nedenle Kuran ı Kerimi yorumlarken onun yanında mutlaka hadislerede bakmamız gerekir. Aksi taktir de senin yaptığın gibi yanlış yorumlama ve çelişkiler bulma hatasına düşülebilir.Beim sana tavsiyem İmam Gazali den ve fıkıh kitaplarından ve bahsettiğin ayetlerinden mealinden değil tefsirinden yararlanman.Böylelikle bu konulara ömürlerini vermiş olan insanların nasıl inandıklarını ve çelişki bulmadıklarını görürsün.

    Cevapla
  • 2. nihat hatipoglu..  |  Şubat 13, 2007, 23:30 p

    Bacım tevbe ve istiğfarına devam et.. Şüphesiz Allah hazretleri teve kapalarını hiç kapatmaz..

    Cevapla
  • 3. sedat  |  Mart 4, 2007, 23:30 p

    çok
    korkuyorum ölmekten
    o mezarın içine nasıl gireceğiz

    Cevapla
  • 4. AYKUT TUTUNCU  |  Nisan 7, 2007, 23:30 p

    selamun aleykum arkadaşlarım abilerim ablalarım daha 17 yaşındayım.. ama sizi çok iyi anladım inanın sizin durumunzda olmak istemezdim..Allah( c.c ) affedicidir.. İnanın bana eğerki tevbe edip bir daha yapmıyorsanız o gunahı Allah affeder.. Kul Hakkı.. Allah ( c.c) karşıma kul hakkıyla gelmeyin demiş.. bence Gdip helalleşin cunku kul hakkı cok onemli.. bilmiyorum ömür yetecekmi cunku ölüm inanın bana nasıl yaşadıysanız öyle gelirmiş..inşallah Azrail(a.s) karşınıza güzel çıkar.. Allah gunahlarınızı Affeylesın… Benımde Gunahım var.. ben bir erkek çocuğuyum.. 7 yaşında namaza başlamam gerekırken 1 ay oldu başlayalı..lise ye gidiyorum Allah nasip ederde Yaza çıkabılırsem gunde 100 rekat namaz kılıp kılmadıklarımı affettirmek için uğraşıcam.. Zina Yapmayın,,Kul Hakkı yemeyin,,tevbe Edin,,Siz Tevbe edip bir daha yapmamaya yemin ederseniz inanın ben bile dua ederim sizin için.. Eğerki ölümden korkuyorum diyip hala birşey yapmıyorsanız Allah yardımcınız olsun,,Şeytandan korusun Ve inşallah doğru yola saptırsın..

    Kısacık bir hikaye..::

    Peygamber Efendimiz (s.a.v) Taif de Mekkeden Medine’ye Gidiyormuş.. Mekke’li müşrikler Peygamberimizin gideceği yolu biliyormuş.. O yola keskin kayalar ve dikenler koymuşlar.. Bize Ve Alemlere Rahmet olarak gonderılen Peygamberimizin Mubarek Ayakları kesilmiş ,,Dikenler Batmış… Allah (c.c) şöyle buyurmuş ki:

    -Ya Muhammed Sen iste Taif in altını üstüne getireyim..

    Peygamberimiz De Allah(c.c.) a ::

    -Allah’ım(Ya Rabbim) SEN BENİ AZAP İÇİN GONDERMEDİNKİ..SEN BENİ ALEMLERE RAHMET İÇİN GONDERDİN ….

    demiş…

    ben bunu herdefa anlattığımda Peygamberimizin ve Allah’ın birbirlerini nasıl sevdıklerını ve Merhamet duygusunu anlıyorum..

    Allah Herkesi Islah eylesın inşallah..Allah kabir azabından ,,Deccal dan ,,Özelliklede tabiiki şeytandan korusunç..

    Allah’a emanet olun..

    Cevapla
  • 5. Bülent  |  Haziran 4, 2007, 23:30 p

    Her daim Rabilalemin in her şeye kadir olduğunu bilmek ve anlamak sanırım kafamızdaki bir çok soruya cevap olacaktır.Bunu anlamak içinde çokça sohbetlere katılmak çokça kitap okumak en güzel yoldur.Allah yar ve yardımcınız olsun.

    Cevapla
  • 6. muzaffer  |  Haziran 6, 2007, 23:30 p

    şenlikogluna sonuna kadar katılıyorum allah ondan ve bütün şuurlu müslümanlardan razı olsun kendine cümlemizi uygun hale getirsin

    Cevapla
  • 7. muzaffer  |  Haziran 6, 2007, 23:30 p

    allah razı oldugu kularından etsin o yüce önder&liderimiz muhammed aleyhiselam efedimize cümlemizi komşu eylesin amin

    Cevapla
  • 8. zeyd  |  Haziran 7, 2007, 23:30 p

    insanlar, allah(c.c)’ın isteklerini,ibadetlerini: zaman alıcı,sıkıcı,zor…gibi düşüncelere kapılıp kendilerini Dünya’nın zevk ve eğlencelerine bırakırlar.böyle yaparak daha mutlu,daha huzurlu olduklarına inanırlar.Ama niye bir kere olsun da ibadetlere yaklaşmazlar.halbuki:zor,ve sıkıcı buldukları ibadetler ne kadar da güzel.insanları nasılda huzurlu ediyor.nasılda ölümü sevdiriyor.ibadetlerden uzak insanlar ölüm kelimesini duyduklarında tüyleri ürperiyorken müslüman kişi,nasılda rahat.asıl huzurun,asıl mutluluğun islam olduğunu nasıl olurda görmezler.(Allah’ım sen onlara yardım et ya RAbbim.onlara doğru yolu bulmalarında yardımcı ol.hepimizi şeytan dan uzak tut Allahım.amin)
    Allah’a emanet olun…
    (OVA)

    Cevapla
  • 9. ümmühan  |  Haziran 21, 2007, 23:30 p

    arkadaşlar herkez ölümden korkar ama korkunun ecele bir faydası yok değilmi sonuçta hepimiz bu dünyadan göçüp gideceğiz

    Cevapla
  • 10. nes  |  Haziran 29, 2007, 23:30 p

    BEN İNANIYORUM Kİ BİZLER NE KADAR GÜNAHKAR OLURSAK OLALIM İÇTEN VE İNANARAK TÖVBE ETTİKTEN SONRA ALLAH ONU BİR YERE KOYAR TABİ TEKRARLAMAZSAK VE ALLAH’A İNANMAYANLAR ASLINDA HEPSİ İNANIYOR AMA KABULLENEMİYORLAR.İNANMAK İÇİN EN BASİTİ İNSAN VUCUDUNU ÇALIŞMA SİSTEMİNİ DÜŞÜNÜN.KALP KAPAĞI BİLE BİRİ AÇILIP BİRİ KAPANIYOR BU BİLE YETERLİ DEĞİLMİ?

    Cevapla
  • 11. ilknurgökçe  |  Temmuz 20, 2007, 23:30 p

    selamun aleykumm arkadaşlar sayfanızı okudum ve cok etkilendim.benim bi sorunum varr!elhamdürillah müslümanım ama bu güzel dini tam manası ile yasyamıorum giyimim kusamım uygun deil ailem tesettürlü olmasına ragmen ben tek acıgım Allah(c.c.)hazretleri nasip ederse kapanması cokkk istiyorum ama birtürlü nasip olmuyor.su nefsimi yenemiorum..öğütlerinizi ve en içten dualrınızı samimiyetle bekliorum.Allah razı olsun hepinizden..göökçeeeee…

    Cevapla
  • 12. mustafa elmas  |  Temmuz 26, 2007, 23:30 p

    mükemmel

    Cevapla
  • 13. orhan  |  Temmuz 31, 2007, 23:30 p

    selamun aleyküm arkadaşlar ilknur kardeş allah yardımcın olsun inşallah nefsini yener ve kapanırsın düşünsene önümüzde ne kadar nimet var yediklerimiz içtiklerimiz bunların hepsi allahın nimeti değilmi vücudunu bir incelesene gözlerine bak ve kapa hiçbirşey yok karanlık yürüyemeyison bile insan kipriklerini koparsa 3 saat içinde kör olurmuş ne kadar büyük bir nimet kulak her kesi duyabiliyosun ve dilinle karşılık veriyorsun nasıl bir nimet ellerimiz ayaklarımız aynı şekilde allahın bize verdiği nimetleri saysak değil benim ömrüm insanlığın ömrü yetmez belkide bunca nimetleri bize veren allah sanden kapanmanı istiyorsa bunu yapmak gerekmezmi ona kulluğu en güzel şekilde yapmamız gerekmezmi onun bize verdiği nimetlere karşı nekadar şükr etsek az değilmi hem türban insanın yüzünüde güzelleştirir allah yardımcın olsun

    Cevapla
  • 14. orhan  |  Temmuz 31, 2007, 23:30 p

    kabir azabı hakdır vardır ne kadar insana ürküdücü gelsede vardır aslında hayatını allaha ibadetle geçirmiş bir insanın bundan ürkmesine gerek yok düntada nasıl bir hayat yaşadıysak o kabir ya cenneten bir bahçe yada cehennem çukurundan bir çukur olacak orası bir sınav yeridir dünyada zaten bir sınav salonu değilmi burada sınava hazırlanıyoruz orada cevapları vereceğiz rabbin kim diye sorulduğunda rabbim allah diyebilmektedir size birşey anlatayım ^^hz.ömer vefat edip defnedildiği zaman münker ve nekir işte sorgu melekleri gelir ve sorar rabbin kim diye hz.ömer meleklere siz nereden geliyosun demiş melekler 7kat semadan geliyoruz demiş hz.ömer siz 7kat yukarıdan geliyorsunuz allahı unutmadınızda ben 2karış toprağın altına girdim rabbimimi unutacam demiş.ALLAH BİZLEREDE RABBİN KİM DİYE SORULDUĞUNDA RABBİM ALLAH DEMEK NASİP ETSİN.

    Cevapla
  • 15. Ayyüzlü  |  Ağustos 2, 2007, 23:30 p

    Allah sizlerden razı olsun Böyle çalışmalara çoook gereksinim var Allah yar ve yardımcınız olsun hepimizi kabir azabından korusun

    Cevapla
  • 16. dudu karaman  |  Mayıs 5, 2008, 23:30 p

    bu hayat gelip geçici ve çok anlamsız,allahıma hamt olsun sağlıklıyım,bu bana yeter.

    Cevapla
  • 17. nurgul  |  Mayıs 28, 2008, 23:30 p

    oldukten sonra kabir azabinda neler cekecez neler yasiyacaz gomuldukten sonra once ne olacak lutfen cevap verin bilmeye ihtiyacim var

    Cevapla
  • 18. nurgul  |  Mayıs 28, 2008, 23:30 p

    insanin ruhumu yoksa bedenimi azab cekecek beden curuyup gidecek

    Cevapla
  • 19. ?  |  Temmuz 27, 2008, 23:30 p

    böyle şeylerle uğraşıcağınıza allahımızın bize verdiği güzel dünyanın keyfini çıkarın

    Cevapla
  • 20. fatih  |  Ağustos 16, 2008, 23:30 p

    dünya boş bir tarla ne ekersen onu biçersin kabirde tek dost iyi amel kabirdeki ejderhanın tırnağı 3 günlük yol bu bildiklerimiz bilmediğimiz çoook şeyvar

    Cevapla
  • 21. cracker jackz  |  Ağustos 16, 2008, 23:30 p

    allah ahirette pişman olmayanlardan eylesin

    Cevapla
  • 22. ali  |  Aralık 11, 2009, 23:30 p

    ALLAH razi olsun sizlerden ne güzel insanlar varmi$ burda ALLAH hepinizi ve tüm müslümanlari kabir azabindan korusun INSALLAH yüce RABBIMIZ dualarimizi kabul eder insallah ve bizi kabir azabindan kötülüklerden seytanin serrinden korur INSALLAH🙂

    Cevapla
  • 23. Kul  |  Haziran 4, 2010, 23:30 p

    Yüce allahım sen teksin 1 sin ,sana tüm kalbimle sesleniyorum benim işlemiş olduğum günahları,işlemekte olduğum günahları,işleyeceğim günahlarımı af eyle ,senin yolunda şüphesiz ilerleyeceğim,ve babam öldü benim onu çok seviyordum ne olur beni ona kavuştur ne olur allahım onu çok özledim kimseye anlatamıyorum içim parçalanıyor çok özledim babamı ne olur allahım sana yalvarıyorum ben çağrı kuşkuş,babamda yılmaz kuşkuş ne olur beni ona kavuştur ya rabbim😦

    Cevapla
  • 24. esma  |  Haziran 7, 2010, 23:30 p

    ALLAH herkesi kabir azabından korusun YARABBİ SEN HERKESE SAGLIK WER İÇİN DE DE BİZE MUTLULUK WE GÜZEL YAŞAM SUN İÇİN DE DE BİZE😦

    Cevapla

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Trackback this post  |  Subscribe to the comments via RSS Feed


Kitap indir

Gençliğin imanını sorularla çaldılar Pdf formatında indirmek için resmin üzerine tıklayınız. Kitap hakkında daha fazla bilgi edinmek yada farklı formatta indirmek için buraya tıklayınız.

Blog Stats

  • 1,888,852 hits

GençMücahid.Net


%d blogcu bunu beğendi: