Kur’an’da Modern İlimler Neden Tam Açıklanmadı?

Ekim 14, 2006 at 23:30 p Yorum bırakın


SORU: Kur’an olmuş ve olacak herşeyden bahseder, diyorlar. Bu doğru
mudur? Doğru ise, günümüzdeki bir kısım fen ve teknik meseleleri de içine
alır mı?


CEVAP: Kur’an-ı Kerim’in yüce Rabbimizin insanoğlunun öğrenmesine müsaade ettiği ve
onun maddî ve manevî yönden ilerlemesine vesile kıldığı herşeyden öz olarak bahsetmesi
doğrudur. Ancak, Allahu Teâla’nın müsaade etmediği ve insanın da dünya ve ahiret
hayatına bir faidesi dokunmayan şeylerden söz etmesi, bu şeylerden geniş geniş tafsilatıyla
bahsetmesi asla sözkonusu olamaz. Zira, bu hikmet dolu kitaba abes isnad etmek olur ki, o
mukaddes kitap her türlü faidesizlik ve abesiyetlerden (boş şeylerden) çok uzaktır.
Bir kere, Kur’an-ı Kerim’in en birinci hedefi, bu kainat meşherindeki (sergileme, gösterme
yerindeki) kelime, satır, paragraf ve kitaplarla mahşer sahibini tanıttırmak; yani bu
kâinatın sahibi olan Allah’ı tanıttırmak. İman ve ibadet yolunu açmak, Allah’a iman ve
ibadet etmeyi öğretmek. Ferdî ve içtimaî hayatı düzenlemek. Yani, ekonomiyi, sosyal
hayatı düzenlemek ve böylece, dünya saadetinin ahirette dahi devam edecek bir yolunu
açmaktır
.

* Bu itibarla, Kur’an, yüce hedef olan Allah’ı tanımak ve ona ibadet etmek, dünya
ve ahiret saadetini kazanma yoluna dair her şeyden bahseder. Ele aldığı şeyleri o
istikamette vesile olarak kullanır ve ehemmiyetine göre söz eder.

İnsandan, onunehemmiyeti kadar, yıldızlardan, derecelerine göre, elektrikten, kıymeti nisbetindebahseder. Böyle olmayıp da, sadece yirminci asrın tâbi olduğu bir kısım medeniyet
harikalarından bahsetseydi, pek çok şeyin bahis mevzuu edilme hakkı yok olacak ve bir
kısım sabit hakikatler, gelecek keşifler ve bilhassa insan, ihmale uğrayacaktı. Bu ise,
Kur’an’ın ruh ve asıl maksadına büsbütün zıt bir durumdur.

Evet, bazılarımız, “Kur’an-ı Kerim, keşiflerden, yani uçaktan, televizyondan, elektrikten
açıkça bahsetseydi, herkes, Kur’an-ı Kerim’in Allah’ın kitabı olduğunu anlar ve iman
ederdi
” diyor. Halbuki, Allah istese herkesi Müslüman yaratır, şeytana fırsat vermez,
böylece de bütün insanları cennete koyardı
. Ama o zaman, dünya imtihan yeri olmaktan
çıkardı. İyilerle kötüler ayrılmaz, herkes iyi olacağından, insanlar melekleşirdi.

Oysa Allah;

meleklerden sonra insanı yarattı ve kendisine bazı vazifeler verdi. Dünya hayatında,
kısmen serbest bıraktı
.

Bu, imtihan sırrıdır ki, iyi insanı meleklerin üstüne çıkarır.”
Şöyle düşünebiliriz: Bir öğretmen çalışanı da, çalışmayanı da sınıf geçirirse, öğrenciler
imtihanlara hazırlanır mıydı? Hazırlanmayacağı için de, hiçbir şey öğrenemezdi. Bu
sebeple Allah (c.c), bazı şeyleri açıkça bildirmedi. İnsanlara, peygamberler vasıtasıyla
indirdiği kitaplarla, yol göstermekle yetindi. İnsanların çalışmasını emretti. İnsanlar,
çalışıp buluşlar yaptılar, keşiflerde bulundular, ilerlediler.

Ayrıca, Kur’an-ı Kerim, bütün fenlerden açıkça bahsetseydi, hem binlerce sahifelik ciltlere
sığmaz, okunma şansını kaybeder, hem de eski insanlar bundan birşey anlayamazlardı.

Düşünelim ki, Kur’an-ı Kerim nazil olduğu (Allah tarafından, Cebrail vasıtasıyla
Peygamberimize indirildiği) yıllarda Araplar bedevi idi. Çoğunlukla çöllerde yaşıyorlardı.
Hayvanlardan en çok deveyi, bitkilerden de hurmayı tanıyorladı. Kur’an-ı Kerim o zamanın
insanlarına bun lardan misaller verdi. Böylece daha iyi anlaşılmasını sağladı.
O devirde uçaklardan, televizyondan, elektrikten ve benzeri icatlardan açık seçik
bahsetseydi, devrin insanlarının akılları almayacaktı
.

Zaten inkâr için fırsat kollayanlar:
Böyle şey olmaz” diyeceklerdi. “İnsan bir alete binip uçamaz, denizlerin altında gezemez,
çok uzakta konuşan birinin sesini duyamaz, resmini göremez, (radyo, televizyon)” deyip,
inkâra sapacaklardı
.

Elbette, Kur’an-ı Kerim, bir fen kitabı değildir. Ama her türlü fene
işaretler vardır
. Ne zaman ne olacağını bilen Cenab-ı Allah (c.c), kitabını her asrın
insanının istifade edebileceği şekilde indirmiştir. Keşifler yapıldıkça, Kur’an-ı Kerimin
Allah kelâmı olduğu daha iyi anlaşılmakta, hemen hemen bütün icat ve keşiflere- işaretler
bulunduğu, insaflı ilim adamlarınca (yerli ve yabancı) tasdik edilmektedir.

Örnek
meşhur deniz araştırmacısı Fransız Kaptan Kusto, niçin Müslüman olduğunu şöyle
anlatıyor:
Akdeniz’in kendisine has sıcaklığı, tuzluluğu ve yoğunluğu var. Akdeniz, Cebelitarık
Boğazı’nda, Atlas Okyanusu’yla birleşiyor. Ama Atlas Okyanusu’nun tuzluluğu, yoğunluğu,
sıcaklığı ayrı. İçlerinde barındırdığı canlı türleri de öyle. Halbuki, milyonlarca yıldır
birbirleriyle karışan bu iki deniz, her bakımdan birbirinin aynı olmalıydı.
Araştırmalarımda, bunun böyle olmadığını gördüm. İki denizi sanki gizli bir perde
ayırıyordu. Bu gizli perde, iki denizin karışmasını önlüyordu. Bu olayı başka denizlerde de
gördüm
.” Kendisine, bunun böyle olduğunun Kur’an-ı Kerim’de 1400 yıl önce belirtildiği

söylendi ve ayetler gösterildi. Konuyla ilgili iki ayet, mealen şöyledir:
Allah, birbirine kavuşmak üzere iki denizi salıvermiştir. Ama yine de, onlar aralarındaki
engeli aşıp birbirlerine karışmazlar.
” (218)

O Allah’tır ki, iki denizi birbi-rene katıp salarda, biri tatlı ve susuzluğu gidericidir, diğeri tuzlu ve acıdır. Çünkü, aralarında onlarıkarıştırmayan bir perde vardır. “(219)

Meşhur deniz bilgini ve araştırmacısı Kusto, bu deliller karşısında âdeta büyülenmiştir,

Modern ilmin 14 asır geriden takip ettiği Kur’an-ı Kerim, ben de şahitlik ederim ki,
Allah’ın kelamıdır
” diyerek, Müslüman olmuştur.

Kur’an-ı Kerim, bütün ilim ve fenlenaçıkça izah etseydi, insanlar tembelleşirdi. Bu, imtihanda soru soran öğretmenin, sorunun
cevabını da vermesi gibi bir şey olurdu.

Evet, Kur’an-ı Kerim, bütün ilimlerin anahtarını vermiştir. Peygamberlere, Allah’ın ihsan
ettiği mucizeler, ilme yol göstermiş, keşif ve buluşlara ışık tutmuştur. Öte tarafını,
insanların çalışmasına, gayretine bırakmakla en iyisini yapmıştır.
(218) Furkan: 53.
(219) Rahman: 19-20.

Emine Şenlikoglu GEnçliğin imanını Sorularla nmasıl Çaldılar?

https://isoru.wordpress.com

Entry filed under: Ayetler, Bilim, Kur'an Mücizesi, Kuran, Kuran'da Çelişki Yoktur, İlim. Tags: .

Allah Kainat’ı NEden Daha Önce Yaratmadı? Niyet Nedir? Niyeti nasıl yapmalıyız? Kötü niyetten Ceza Alacakmıyız?

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Trackback this post  |  Subscribe to the comments via RSS Feed


Kitap indir

Gençliğin imanını sorularla çaldılar Pdf formatında indirmek için resmin üzerine tıklayınız. Kitap hakkında daha fazla bilgi edinmek yada farklı formatta indirmek için buraya tıklayınız.

Blog Stats

  • 1,913,626 hits

GençMücahid.Net


%d blogcu bunu beğendi: