Nedenler, niçinler, nedendir bitmez

Mayıs 13, 2008 at 23:30 p Yorum bırakın


Bir şeyi inkâr için, “yok” diyebilmek yetmez.
Eskiden Müslümanlar’ı yoketmek için, öldürmek kâfi idi. Fakat, durum şimdi tamamen
değişti, kafirler şöyle diyorlar: “Müslüman’ı öldürmeye lüzum yok, inancını öldürürsek
fikri bizim olur, fikri bizim olunca da hem bir Müslüman eksilir, hem de biz, bir tane adam
kazanmış oluruz.” Fikri (inancı) öldürme metotları, tuzakları gayet basit: SORULAR…


İslâm’ı bilmeyen gençlerin beynine balyoz gibi inen sorular. Cevabı veremeyen gencin
param parça olan zihni ve sonra kocaman bir isyan: “BEN ARTIK İNANMIYORUM.” Sen,
daha önceden de inanmıyordun, inandığını zannediyordun. İnanmak için, inandığın şeyi
tanıman ve çok iyi bilmen lazımdı. Halbuki sen, futbolu, rezalet filmlerini çok iyi
biliyordun. Moda, kumar,içki, kadın, kız, politika, falan artistin hayatı, filan şarkıcının
hayatı derken, sevmen gerekeni sevemedin, tanıyamadın. Onun için de aklın kafirler lehine
kiralandı. Sen, onlarla meşgulken, sana bir de soru tuzağı kurdular.
“Niçin yaşıyoruz? Dünyaya bir kere geldik, niçin eğlenmeyelim? Niçin zenginler mutlu?
Niçin?.. Niçin? vs.” Sen, senden çalındın.,Araştırmadın, çünkü çok meşguldün. Akşama
çok güzel bir film vardı, yarın imtihanın vardı ona çalışacaktın, ertesi gün yaş günün vardı,
daha öbür günü tiyatroya gidecektin, derken, geldi cumartesi, pazar. Bu günlerde de maç
ve gezilerin vardı ve böylece hafta bitti. Sen ise sana sorulan soruların cevabını
düşünemedin bile… Zaten işine de öyle geliyordu. Korkuyordun, “Ararsam, soruların
cevabını bulurum, bulursam, inanırım, böylece de artık eğlenemem” diyordun.” Boşver
aldırma, huzurum kaçmasın” diyerek kendi kendinden korkup, benliğinden
uzaklaşıyordun.
Ama yanıldın. İnanmayınca hepten mahvoldun. Yıkıldın, kişiliğini kaybettin, ruhun
sıkılıyordu. Ruha da inanmıyordun ki, derdinin devası için uğraşasın. Sen bir robot
olmuştun. Felsefe öğretmenin sana ne diyorsa, okuduğun materyalist kitaplar sana ne
diyorsa, sen onlara inandın. Mutlu oldun mu? Hayır… Asla olmadın… Ve sen, kendi
iradenle değil, başkalarının iradesiyle yaşıyordun. Halbuki, adım adım bir menzile doğru
gidiyordun, o kadar meşguldün ki… Bu gidişin fark edilemeyecek duruma gelmişti. Seni
yaratan Rabb’ine düşman olmuştun. Adım adım ona doğru gittiğini unuttun ve kokuşmuş
bir et yığını haline geldin. İlk yıkılışın sana sorulan sorularla başladı. Soruya cevap
veremeyince, sen de başladın başkalarına aynı soruları zincir yaparak sormaya.
Sen… Köy ağası Hasan Efendi! Sen de çok meşguldün. Sanki senin de zamanın bitmişti. Bu
akşam kahvehanede köylülerle toplantın vardı. Köyün merasından, otlaklarından,
hududundan konuşacaktın…

Emine Şenlikoglu

Entry filed under: Düşünce, Uncategorized, İdea. Tags: .

Eski kitaplarda peygamberimiz Hz. Muhammede (a.s.m) işaretler var mıdır? Nelere nazar değer?

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Trackback this post  |  Subscribe to the comments via RSS Feed


Kitap indir

Gençliğin imanını sorularla çaldılar Pdf formatında indirmek için resmin üzerine tıklayınız. Kitap hakkında daha fazla bilgi edinmek yada farklı formatta indirmek için buraya tıklayınız.

Blog Stats

  • 1,889,566 hits

GençMücahid.Net


%d blogcu bunu beğendi: