Kürtajın dini hükmü nedir?

Temmuz 10, 2008 at 23:30 p Yorum bırakın


Rahimdeki sağlıksız çocuğun alınması meselesine gelince; cevap kendiliğinden ortada…Ahmet Kurucan cevabı çok merak edilen soruya cevap verdi.

Rahimdeki sağlıksız çocuk

Geçen hafta son olarak günümüzdeki tıbbî bilgiler ışığında döllenme olduğu andan itibaren cenin kürtaja tabi tutulamaz görüşü daha doğru ve buna bağlı olarak 120 gün etrafındaki hükümler dönemin bilgilerine dayandığı için bugün geçersiz değil midir diye sormuş ve evet cevabını vermiştik. Neden?

Önce şu 120 gün meselesinin dayanağını ele alalım. Efendimiz (sas) bir hadislerinde; “Sizden birinin yaratılışı, annesinin karnında kırk günde cem olur. Sonra bu kadar müddette “alaka; rahim duvarına asılı nesne” olur. Sonra bu kadar müddette “mudga; bir çiğnemlik et” olur. Sonra Allah bir meleği dört kelimeyle gönderir: (Bu melek) rızkını, ecelini, amelini, şaki veya said olacağını yazar, sonra ona ruh üflenir.” (Buhari, Bedü’l halk, 6) buyuruyor. Hadiste bahsedilen bu üç safha toplam 120 gün ediyor. Bazı fakihler buradan hareketle 120. güne yani ruh üfleninceye kadar ceninin rahim duvarına asılı kan pıhtısı, çiğnemlik et olup hayatiyet/canlılık kazanmadığına zann etmiş ve kürtaj yapılabilir hükmünü vermişlerdir. Onlara böyle düşündüren ikinci önemli husus dönemin tıbbî bilgileridir.

Halbuki günümüzde tıp dünyası tam aksini isbat etmiş durumdadır. Döllenme olduğu andan itibaren cenin anne rahminde canlılık kazanmaktadır. Dolayısıyla aslında düşük yapma, kürtaj vb. hükümlere hiçbir şekilde temel olmayacak hadisten hareketle verilen bu hükmün, kanaatin, görüşün de geçerliliği ortadan kalkmıştır.

İmdi bu bilgiler ışığında rahimdeki sağlıksız çocuğun alınması meselesine gelince; cevap kendiliğinden ortada. İlk günden itibaren yaşama hakkını Yaratanından alan o nefse, sakat doğacak, yük olacak, aile denge ve huzurunu etkileyecek, yaşam tarzını bozacak, toplumsal açıdan sosyal istikrarı engelleyecek, sağlık harcamalarına yapılacak masrafla milli servet heba edilecek vb. gerekçelerle kürtaj yapılabilir deme, cinayet anlamını taşır. Bunun bugün toplumumuzun içinde bedensel ve zihinsel özürlü olarak hayatını devam ettiren insanların öldürülmesi ile hiçbir farkı yoktur.

Bu yaklaşımın bir tek istisnası olabilir; o da tıbbın hamilelik, harici bir müdahale ile hemen sonlandırılmadığı takdirde anne hayatı tehlike altındadır, dediği kavşaktır. Zaten bu durumda ceninin sağlıklı olması ile sağlıksız olması arasında anneyi tercih hükmü açısından fark yoktur.

Ne olacak o zaman? Bile bile bedenen veya zihnen sağlıksız bir çocuğa mı sahip olacağım? İşte İslam insanını diğerlerinden ayırt eden nokta burası; evet. Allah sizin ve çocuğunuzun kaderini öyle takdir buyurdu ise; yapılacak şey Yunus diliyle “Gelse Celalinden cefa/Yahut Cemalinden vefa/İkisi de cana safa/Kahrın da hoş, lütfun da hoş” deyip katlanmaktır.

Üçüncü şahıslar için bunu söylemenin çok kolay, ama birebir yaşayanlar adına çok zor olduğunun idrakindeyim. Aklıma gelen “ölüsü olan bir gün, delisi olan her gün ağlar” deyimi. Buna “hastası olan da her gün ağlar” diye ilavede bulunabilirsiniz. Ama Allah’a, ahirete, kadere inanan insan için çıkmaz sokak burası. Başka çare yok. İsterseniz musibet ve meserret, sağlık ve hastalık, zenginlik ve fakirlik her şeyin imtihan unsuru olduğunu yeniden hatırlatalım.

Son 7-8 yılda “ultrason neticesine göre çocuğum sakat doğacak, beyin gelişimi dolayısıyla geri zekalı olacak” vb. nedenlerle yanıma gelip “aldırabilir miyiz” sorusu ile karşılaştığım en az 10 hadise oldu. Tahmin ettiğiniz gibi hepsine cevabım “hayır” idi. Tavsiyem; bir; ceninin anne karnında ameliyatı dahil tıbbî her türlü müdahaleyi yaptırmak, iki; Allah’a dua. Her şey O’nun elinde ve O’nun her şeye gücü yeter demek oldu. İsmen hatırladığım bu vakaların hepsinde de çocuklar sağlıklı doğdu. Bu aşamada benim aklıma gelen ihtimaller şunlar; ya sağlıksız hükmünü veren uzmanlar hata etti, abarttı, ihtimalleri vukuat yerine koydu; veya Allah dualara icabet etti. Her tesbit böyledir, her vak’a böyle sonuçlanır demiyorum; sadece yaşadığım 10 veya daha fazla vak’anın neticesini sizlerle paylaşıyorum.

Son söz “O’nun ol dediği şey hemen olur; olmamasını dilediği şey de olmaz.”

AHMET KURUCAN/ZAMAN

Entry filed under: Uncategorized. Tags: .

Sünetullah ne demektir? Başörtüsünün hükmü nedir? Başı açık gezmek insanı nasıl bir tehlikeye götürür?

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Trackback this post  |  Subscribe to the comments via RSS Feed


Kitap indir

Gençliğin imanını sorularla çaldılar Pdf formatında indirmek için resmin üzerine tıklayınız. Kitap hakkında daha fazla bilgi edinmek yada farklı formatta indirmek için buraya tıklayınız.

Blog Stats

  • 1,888,852 hits

GençMücahid.Net


%d blogcu bunu beğendi: